WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/978 E.  ,  2023/4308 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/122 Esas, 2021/203 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılardan Ruşen Akaryakıt Ltd. Şti. arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre davacının taahhüdünü yerine getirmeyen bayiye karşı fesih hakkını kullanabileceği gibi cezai şart da talep edebileceğini, diğer davalıların ise garantör olduğunu, davalının taahhüt ettiği beyaz ürün alımını gerçekleştirmediğini ileri sürerek şimdilik 03.10.2007 ve 03.10.2009 tarihleri arasındaki dönemde müvekkilinin mahrum kaldığı satış nedeniyle uğradığı zarar bakımından cezai şart alacağı olarak 20.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden dava tarihinden itibaren bankaların uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile talebini 498.976,00 USD daha artırmıştır.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; bayilik sözleşmesi imzalanırken ön şart olarak alınan taahhütnamenin irade özgürlüğüne aykırı olduğunu, istasyonun bulunduğu yerde yol çalışmaları yapıldığını, yol yapımından önce istasyonun yola cephesi bulunmasına rağmen yapılan çift şeritli yol sonrasında istasyona girme imkanı kalmayıp atıl hâle geldiğini, taahhütnamenin altında satış yapılmasının kendi kusurlarından kaynaklanmayıp öngörülemeyen bu sebepten kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre davacının 04.10.2008- 03.10.2009 tarih aralığında 87.270,60 USD tutarında cezai şart alacağının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 USD'nin dava tarihinden (08.03.2010) 67.270,60 USD'nin ıslah tarihinden (28.05.2012) itibaren 3095 sayılı Temerrüt Faizi ve Kanuni Faiz Hakkında Kanun'un 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli USD mevduata işletilecek en yüksek oranda faiz işletilerek davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 10.11.2022 tarih, 2021/6541 E. ve 2022/8022 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında, "...davacı tarafça ikinci dönemin başladığı tarih olan 04.10.2008 tarihinden sonra ihtirazı kayıt konulmadan mal verilmeye devam edilmiş olduğundan artık ilk yıla ilişkin cezai şart istenemeyeceğinin kabulü gerekir..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermiş ise de, davalıların yargılamanın hiçbir aşamasında müvekkili şirketin ihtirazi kayıt koymadan ifayı kabul ettiği itirazında bulunmadıklarını, kaldı ki bulunmuş olsalar dahi bu itiraza itibar etmenin mümkün olamayacağını, dava açıldığı tarihte ilk 2 dönem geçmiş olup bu dönemlere ilişkin de zaten dava açılarak talepte bulunulduğunu, böylece karşı tarafa cezai şart talebinin ulaştığını, bayilik sözleşmesinin 3, 4, ve 5 inci dönemlerinde ise ifa hiç yerine getirilmediğinden (bayi ürün almadığından) dosya kapsamında mevcut Yargıtay ilamında yer alan “çekince koymadan ifayı kabul etme ve sözleşmeden doğan edimlerin ifa edilmesine devam edilmesi koşulu”nun hiç oluşmadığını, dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunda da açıkça görüleceği üzere 3, 4 ve 5 inci dönemlerde hiç alım yapılmadığını, dolayısı ile ifa hiç yapılmadığından ifanın ihtirazi kayıt konmadan kabul edilmesi gibi bir durum için hukuki ve fiili imkansızlığın ortaya çıktığını, bu nedenle yerel Mahkemece red edilen kısım yönünden bu hususun göz önüne alınmamasının hatalı olduğunu, huzurdaki davanın, hukuki mahiyeti itibariyle ihtirazi kayıt (çekince) ve/veya ihtarname olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu sebeple devam eden 3, 4 ve 5 inci yıllara ilişkin taleplerin reddinin yerinde olmadığını, dava konusu olayda, davalının 03.10.2007 – 03.10.2009 yılları arasında eksik ürün aldığını tespiti ihtimalinde, davacının uğramış olduğu kâr mahrumiyetinin davalı tarafından cezai şart kapsamında karşılanması gerektiğini belirterek karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Mahkeme kararının reddedilen kısımlar yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, akaryakıt bayilik sözleşmesinde ve sözleşme eki asgari alım taahhüdünde öngörülen yıllık asgari ürün alımı taahhüdüne aykırı davranıldığı iddiasına dayalı cezai şart alacağından kaynaklanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.