WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/963 E.  ,  2024/3467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1043 Esas, 2022/1125 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/676 E., 2019/563 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 26.04.2017 tarihinde akdedilen sözleşme mucibince Lely Astronaut 4A süt sağım robotunun müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 102.000,00 euro+KDV bedel karşılığında satılması hususunda bir sözleşme imzalandığını ve bu makinanın davalıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, neticeten bu bedelin taraflarca varılan mutabakata göre 100.000,00 euro+KDV=108.000,00 euro olarak belirlendiğini, davalı şirketin makina bedelini ödemek için çeşitli finansman kaynakları ararken her arayışında eski faturayı iptal ettirip yerine yeni fatura kestirerek finansal kiralama şirketlerine, bankalara kredi için müracaat etmesine karşılık neticede bu finansman kaynaklarından netice alamaması üzerine müvekkili şirket ile borcun ödenmesi hususunda (yenileme ve erteleme anlamına gelmemek kaydıyla) borç yapılandırma sözleşmesi imzaladığını, kısmi peşin ödeme yaparak kalanı için vadeli senetler verdiğini ve ifa uğruna üstlendiği bu edimlerini de ödemediğini, ödemekten kaçmaya çalıştığının yine dosyada bulunan deliller ile sabit olduğunu, davalı aleyhine fatura alacağına yönelik Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğünün 2018/8101 E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak davalının itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verildiğini iddia ederek davalının Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğünün 2018/8101 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından bahse konu faturaların kesildiği faturalara dayalı olarak satılan makine için yapılan sözleşmenin ayıplı olması, servis hizmeti verilememesi nedeniyle 28.12.2018 tarihinde sözleşmenin noter kanalı ile feshedildiğini, iş bu makine için davacıya toplam 652.000,00 TL bedelli 19 adet bono verildiğini, bu bonoların müvekkiline iade edilmediğini, davacı tarafın yine bu makine için aldığı teminat çekini de ihtiyati haciz kararı alarak takibe koyduğunu, ancak Lüleburgaz İcra Hukuk Mahkemesine yaptıkları itiraz neticesinde 2018/306 E. sayılı dosyada takibin iptaline karar verildiğini, davacı tarafın hem faturadan hem teminat çekinden icra takibi başlattığını, ayrıca 19 adet senedi de elinde bulundurduğunu, malın ayıplı olduğunun delil tespiti ile tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeminli mali müşavir bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 05.09.2019 tarihli ek raporda, 27.06.2018 tarihinde düzenlenen ek sözleşme ile davacıya teslim edilen 7 adet bono karşılığı olan 244.000,00 TL'nin icra kanalı ile tahsil edilerek ticari defterlere işlendiğinin, her bir bono bedelinin tahsil anındaki kur üzerinden yapılan hesaplama ile borcun 38.134,88 eurosunun ödenmiş olduğunun bildirildiği, davacı vekili tarafından 18.10.2019 tarihinde sunulan dilekçe ile 18.09.2019 ve 17.10.2019 tarihlerinde de bonolara dayalı olarak davalının ödemelerde bulunduğunu bildirdiği, dosyada mevcut bonolar ile karşılaştırıldığında dilekçe tarihi itibari ile vadesi gelen bonoların ödendiği, ödeme tarihleri itibari ile rayiç değer üzerinden toplam 54.220,09 euronun ödenmiş sayıldığı anlaşılmakla bakiye 53.779,91 euro asıl alacak yönünden takibin devamına, yargılama aşamasında ödenen 54.220,09 euro yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesine yer olmadığına karar verilen bedel yönünden bedellerin davanın açılmasından sonra ödenmeleri nedeniyle davacı tarafın haklılığı dikkate alındığında yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına, işlemiş faiz yönünden ise faturaya dayalı icra takibinde, davacı davalıyı temerrüde düşürmediği takdirde takip öncesi işlemiş faiz gerçekleşmeyeceğinden ve dosya kapsamında takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir kayıt da bulunmadığından asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, fatura alacağının sözleşmeden kaynaklanması ve sözleşmede kararlaştırılan bedelin de taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı düşünüldüğünde alacağın likit olduğu, yani miktarın davalı tarafından bilinebilir olduğu açık olduğundan asıl alacağın (108.000,00 euro) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davalının Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğünün 2018/8101 E. sayılı dosyasında asıl alacağa yönelik yaptığı itirazının 53.779,91 euro yönünden iptaline, 54.220,09 euro bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davacının faize yönelik itirazının iptali talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, asıl alacağın (108.000,00 euro) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine teslim edilen ürünün TDS LAZER (meme görüntüleme lazer-ekran) parçasının eksik olması ve servis hizmeti verilmemesi sebebiyle ayıp iddiasına dayalı savunması ve ek sözleşme ile ödemelerin TL bazında düzenlenen senetlerle belirlenen şekilde ödenmesi gerektiğini, davacının bir kısım yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle teslimin geçerli olmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davaya konu makinanın montajının yapılmaması nedeniyle makina bedelinin talep edilemeyeceğini belirttiği, davacı satım sözleşmesine konu sağım makinasını davalıya teslim etmiş olup salt montajının yapılmamasının satım bedelinin talep edilmesine engel olmadığı, öte yandan davalının dosya kapsamındaki delillerle taraflar arasında düzenlenen sözleşmede montaj için davalı tarafından yapılması gerekli olan teknik ve fiziki şartlar yerine getirilmesine rağmen davacının montaj edimini yerine getirmediği hususunu ispatlayamadığı, davalının vadesi sözleşme ile belirlenmiş semen borcunu ifa etmeden davacının teslim sonrası müteakip edimlerini yerine getirmediğini ileri sürmesinin taraflar arasındaki sözleşme şartlarına ve borçlar hukukunun temel düzenlemelerine uygun kabul edilmediği, davalıya teslim edilen makinede hukuki anlamda bir ayıp bulunmadığı, satım sözleşmesine konu malın tesliminin eksik olmadığı, ayıplı ifa hususunun davalı tarafça ispat edilmediği, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, protokol gereği ödenmesi gereken 90.976,00 TL'lik ilk ödemenin yapılmamış olması karşısında davacının artık asıl sözleşmede belirtilen şekilde alacağını 108.000,00 euro üzerinden talep edebileceği, temel borç ilişkisine, sözleşme ve faturaya dayanan eldeki takip dosyasının bulunmasının, bu sözleşmenin ifası uğruna verilen kambiyo senedinin de tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takibine konu edilmesine engel olmadığı, İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamına uygun, denetime elverişli bilirkişi raporu ve davacı vekilinin ödemelere ilişkin beyanı uyarınca yapılan kısmi ödemelerin, asıl alacaktan mahsup edilerek kalan miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup bu haliyle verilen hükmün davacı tarafından istinaf konusu edilmemiş olması, İlk Derece Mahkemesi kararının sadece davalı tarafça istinaf konusu edilmesi karşısında davalı lehine olan bu durumun davalı aleyhine kaldırma gerekçesi yapılmaması gerektiği, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itiraz eden borçlunun kötü niyetli olması gerekli olmayıp fatura alacağından kaynaklanan likit alacak yönünden icra inkar tazimatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak hüküm fıkrasının takip tarihinden sonra işletilecek faize ilişkin kısmında faizin türünün belirtilmeyerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması ve icra inkar tazminatına ilişkin hüküm fıkrasının yabancı paranın icra takip tarihi itibarıyla geçerli TL karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu durum yeniden araştırma ve yargılamayı gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak takibin yabancı para alacağına 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca faiz ile devamına ve icra inkar tazminatına yabancı paranın icra takip tarihi itibarıyla geçerli TL karşılığı üzerinden hükmedilmesine karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğünün 2018/8101 E. sayılı dosyasında asıl alacağa yönelik yaptığı itirazının 53.779,91 euro yönünden iptaline, 54.220,09 euro bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davacının faize yönelik itirazının iptali talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereği değişen oranlarda Devlet Bankalarının euro cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, asıl alacağın (108.000,00 euro) takip tarihindeki kur üzerinden belirlenen 794.880,00 TL karşılığının %20'si oranında 158.976,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmeye göre montajın yapılması gerektiğini, montajın bedele dahil olduğunu, montaj yapılmadan fatura kesilemeyeceğini, davacının faturayı sözleşmeye aykırı kestiğini, davalının bu faturayı defterlerine işlemediğini, devir teslimin montaj yapılınca gerçekleşeceğini, montaj yapılmadan robotun satış bedelinin talep edilemeyeceğini, dava konusunun makine olmayıp robot olduğunu, montaj olmadan normal bir makine gibi çalışmayacağını, davacı şirket montajı yapsaydı bedelin ödeneceğini, dava konusu olayda montajın satış sonrası edim olarak kabul edilmeyeceğini, davacının kurulum yaptım demediğini, kaldı ki servis hizmetini feshettim dediğini, davacının montajı yapmadığını, demek ki şifrelerin Hollanda'dan gelmediğini, davacının montaj yükümlülüğü olduğunu 18.10.2019 tarihli beyanında açıkladığını, montaj yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu yükümlüğü yerine getirdiğini davacının ispat etmesi gerektiğini, davacının 18.10.2019 tarihli beyanında, "montajın müvekkil şirket yükümlülüğünde olduğu konusunda hiçbir behis yoktur. Ama kendi siparişine özel ürettirdiği makinanın sözleşmeye uygun olarak getirildiği tarihte montajını yaptırmayan bizzat davalının kendisidir” dediğini, bu şekilde montajın, kurulumun devir teslim şartı olduğunu bizzat kabul ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.