11. Hukuk Dairesi 2023/958 E. , 2024/4516 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1685 Esas, 2022/1780 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/351 Esas, 2022/655 Karar
Taraflar arasındaki müdürün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, dava dışı ...'nin kurucusu olduğunu, aynı zamanda %70 payla şirket ortağı olup kalan hisselerden %25 pay müvekkilinin eşine ait olduğunu, davalının ise sadece %5 payı mevcut olup, şirket müdürü olarak seçildiğini, şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, müvekkilinin şirket taşınmazların tapuda satışı için davalıya vekâlet verdiğini, ancak şirketin aktif olarak iş ve işlemlerde bulunmamasına ve hiçbir borcu olmamasına rağmen, şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerine yüksek miktarlarla üç ayrı haciz şerhi konulduğunu öğrendiğini, müvekkilinin, davalı tarafından kendisine verilen vekaletname kullanılmak suretiyle tapuda müvekkili adına kayıtlı Ankara ilinde bulunan 9 ayrı taşınmazın 20 günlük kısa süre içerisinde piyasa değerlerinin çok altında bedellerle tapuda devrinin gerçekleştirildiğini öğrendiğini, bu satışlardan müvekkilinin haberdar olmadığını, işlemlerin danışıklı yapıldığını, taşınmazların 20 günlük kısa süre içerisinde gerçek değerlerinin altı katından daha az bir bedelle tapuda devrinin gerçekleştirildiğini, davalıyı 09.05.2022 tarihli azilnamesi ile azlettiklerini belirterek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesi gereğince davalının yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına, genel kurul yapılana ve dava sonuçlanıncaya kadar davalının şirkete ait taşınmazın satışının gerçekleştirilmesine ve şirket adına borçlandırıcı işlem tesis etmesine dair yetkisinin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, yapılan işlemlerin ilgili şirketin diğer otağı olan davacının onayı ve bilgisi doğrultusunda gerçekleştiğini, davacı tarafından verilen vekâletnameye binaen işlemlerin yapıldığını, ayrıca burada şirket adına hareket etmediğini, söz konusu taşınmazların bedellerinin davacıya ödendiğini, bu şekilde bir çok taşınmaz satış işlemi yaptığını, ayrıca resmiyette müvekkili %5 hissedar gözükse de aralarındaki harici anlaşmaya göre, pay oranının %15 olduğunu, bu kapsamda 2016 senesinden beri alacak talebinde bulunmuşsa da davacının müvekkilini oyaladığını, şirketin borçlarından dolayı taşınmazlara haciz konmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, zira her şeyin davacının talimatı ve onayı doğrultusunda yapıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tedbir yönünden 20.05.2022 tarihli ara karar ile, davada verilecek karar ile ulaşılacak sonuca ihtiyati tedbir kararı ile ulaşılamayacağı, aynı zamanda ibraz edilen delillere göre bu aşamada yaklaşık ispat şartının da gerçekleşmediği göz önünde bulundurularak ihtiyati tedbir talebinin reddine, esas yönünden ise 30.06.2022 tarihli nihai kararı ile; %70 pay sahibi olan davacının pay çoğunluğunu elinde bulunduruyor olması nazara alınarak genel kurul yoluyla davalıyı müdürlükten azil imkânı varken eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalının şirkete ait taşınmazın satışını gerçekleştirmesinin, şirketi gerçek dışı borçlandırması durumu mevcut olup, bu halde şirketin ciddi ve telafisi imkansız zarara uğratacağını, davalının, müvekkiline ait Mersin ilinde bulunan 37 taşınmazı, Gaziantep ilinde bulunan 2 taşınmazı aynı şekilde sattığını, müvekkilinin Türkiye'ye yapmış olduğu ziyaretinde bahse konu şirketin aktif olarak iş ve işlemlerde bulunmamasına ve hiçbir borcu olmamasına rağmen şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerine yüksek miktarlarla üç ayrı haciz konulduğunu öğrendiğini, davalının şirkete ait taşınmazın da satışını gerçekleştirmesinin, şirketin gerçek dışı borçlandırılması durumunun mevcut olduğunu, davalının, Erdemli 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/82 esas sayılı dava dosyası ile fazlaya dair hakları saklı tutularak açılan tazminat davasından sonra mal kaçırmak gayesi ile ve muvazaalı olarak kendisi adına kayıtlı taşınmazların tapuda devrini gerçekleştirdiğini, bu nedenle ihtiyati tedbir verilmesi gerektiğini belirterek tedbirin reddine ve nihai karara ilişkin kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, limited şirket genel kurulunda müdürün azli ve yetkilerinin kısıtlanması yönünde gerekli çoğunluğa ve gücü sahip ortağın, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası anlamında azil davası açmakta hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerektiği, somut olayda da, davacı pay sahibinin %70 oranında hissesinin bulunduğu ihtilafsız olup, genel kurula çağrı ve azil konusunda yeterli güce sahip olduğu, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığından davacı şirket vekilinin gerek esas gerekse de tedbir yönünden yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Schahin Saadullah Saleh Saleh vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayrıntılı olarak ve hukuki gerekçelerle tanzim edilmiş istinaf dilekçelerini yeterli olarak incelemeden ve hukuki dayanaklarla karşılamadan karar tesis edildiğini belirterek ayrıca istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket müdürü ve ortağı olan davalının şirket müdürlüğünden azli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Schahin Saadullah Saleh Saleh vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!