11. Hukuk Dairesi 2023/953 E. , 2024/4378 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1231 Esas, 2022/1986 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/35 E., 2022/304 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile Ünlü Metalürji.. Ltd. Şti. arasındaki kredi sözleşmesinden doğacak borçları temin etmek üzere Muzaffer Ünlü adına kayıtlı taşınmaz üzerine 2. dereceden 300.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, aynı taşınmazda davalı bankanın ise 1. dereceden 600.000,00 TL bedelli ipotek hakkının bulunduğunu, davalı bankanın Abidinpaşa Şubesi tarafından düzenlenen 22.10.2014 tarihli taahhütnamede; “Ünlü Metalürji Tekn. Müh. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin şubeden kullandığı kredilerin teminatı olarak tesis edilen Adana Çukurova Kurttepe Mahallesi 5908 ada 14 parsel C blok zemin kat 2 No.lu bağımsız bölüm üzerine 1. dereceden 600.000,00 TL bedelli ipoteğin 190.000,00 TL’nin firmanın risklerine mahsuben TR15 **** **** ****1764 numaralı hesaba aktarılması durumunda ipoteğin fek edileceği” belirtildiğini, davalı bankanın bu taahhüdüne güvenen davacı banka tarafından 24.10.2014 tarihinde borçlu şirketin belirtilen hesabına 190.000,00 TL gönderildiğini, davalı bankanın taahhüdüne aykırı olarak lehine olan ipoteği terkin ettirmediği ileri sürülerek taşınmaz üzerindeki davalı adına tescilli ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın ..... şubesi ile Ünlü Metalürji... Ltd. Şti. arasındaki kredi sözleşmesi uyarınca firmaya kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin teminatı olarak davaya konu ipotek tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ipoteğe dayalı takip başlatıldığını, borçlu şirketin taşınmaz üzerindeki ipoteğin peşin ödeme karşılığında fekki için başvurularda bulunacağını belirtmesi üzerine davaya dayanak yapılan taahhütname düzenlendiğini, bu taahhütün ödemenin kim tarafından yapılacağının bilinmemesi nedeniyle “İlgili Makama” şeklinde düzenlendiğini, davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş bir taahhütnamenin bulunmadığını, davacı bankanın, davalı bankanın ilgili şubesi ile irtibata geçmeden ve taahhüdün teyidini almadan firmanın hesabına 190.000,00 TL aktardığını, yatırılan bu tutarın firma tarafından internet bankacılığı yoluyla başka bir hesaba EFT yapıldığını, davalı bankanın alacağına mahsuben bir ödeme yapılmadığını, firmanın ipotekle temin edilen borcunun halen devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin (Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda verilen) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine Ünlü Metalürji.. Ltd. Şti.’nin kredi borçlarının teminatı olarak davalı banka lehine 1. dereceden 600.000,00 TL bedelli ve davacı banka lehine 2. dereceden 300.000,00 TL bedelli ipotek hakkı tesis edildiği, Vakıflar Bankası Adana Abidinpaşa Şubesi tarafından düzenlenen 22.10.2014 tarih 3686 sayılı İlgili Makama başlıklı yazıda; “Ünlü Metalürji Tekn. Müh. Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin şubeden kullandığı kredilerin teminatı olarak tesis edilen Adana Çukurova Kurttepe Mahallesi 5908 ada 14 parsel C blok zemin kat 2 No.lu bağımsız bölüm üzerine 1. dereceden 600.000,00 TL bedelli ipoteğin 190.000,00 TL’nin firmanın risklerine mahsuben TR15 **** **** ****1764 numaralı hesaba aktarılması durumunda ipoteğin fek edileceği” taahhüt edildiği, davalı bankanın; bu yazıyı düzenlerken bu taahhüdün hangi tarihe kadar geçerli olduğunu, ödemenin nasıl yapılması gerektiği konularında ayrıntıya girmemekle basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlüğüne aykırı davrandığı, davacı banka tarafından 24.10.2014 tarihinde saat 11:00 firmanın hesabına 190.000,00 TL EFT yapılmış olmakla birlikte bu paranın 130.000,00 TL'lik kısmının firma tarafından internet bankacılığı yoluyla başka bir bankadaki kendi hesabına aktarıldığı, kalan miktarın ise banka tarafından firmanın kredi borçlarına mahsup edildiği, şu halde davalı bankanın ipotek teminatı kapsamındaki alacağının ödenmediğinin sabit olduğu, belirtildiği gibi davalı bankanın taahhütnameyi düzenlerken bazı hususları açık bir şekilde belirtmeyerek basiretli iş adamı gibi davranmamış ise de ödemeyi yapan bankanın ödemeyi yapmadan önce mutlaka taahhütnameyi düzenleyen bankayla irtibata geçip gerekli teyidi sağladıktan sonra para aktarımını yapması gerektiği, zira taahhütte, ödemenin firma riskine istinaden yapılması gerektiğinin belirtildiği, bunun ise ancak ilgili şubeyle bağlantı yapmak suretiyle sağlanabileceği, sonuç itibariyle davacı bankanın davalı banka ile hiçbir teyit ve mutabakat sağlamadan firma hesabına EFT yapmasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 18 inci maddesi hükmü anlamında daha ağır kusurlu bir davranış olduğu, davacı bankanın davalı bankayla irtibata geçmeden ödeme yapması ve sonuçta firmanın ipotek teminatı altındaki borcunun devam ediyor olması dikkate alındığında ipotek fekki isteminin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, sübut delillerin görmezden gelinerek kanaate ve temenniye dayanır bir gerekçe gösterildiğini, yerel mahkemenin ödemenin firma riskine istinaden yapılması gerektiğinin belirtildiği üzerinde vurgulama yapmışsa da müvekkili tarafından ipotek karşılığı ödeme yapılırken 3686 nolu taahhüdünüz: 5908 ada, 14 parsel, zemin kat 2 bağımsız bölüm malik ....Kurttepe Mah. Çukurova açıklaması ile gönderim yapıldığını, söz konusu vurgulamaya hali hazırda atıf yapılmış durumda olunduğunu, bildirilen para miktarının gönderiminin belge ile kanıtlanmasına rağmen ayrıca irtibata geçilmesi gerektiğine dair ise taahhütte herhangi bir kayıt ve şartın bulunmadığını, karşı tarafın hesap nosu bildirirken kendi kontrolünde olan bir hesap bildirmesinin mümkün olduğunu, müvekkilinin karşı tarafça bildirilen İBAN nosunun kime ait olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, dava safahatında alınan bilirkişi raporuna karşı sunmuş oldukları itirazların değerlendirilmediğini, yetersiz ve hatalı rapora dayanarak hüküm tesis edildiğini, dava görülürken alınan bilirkişi raporunun çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili banka tarafından karşı taraf tarafından hazırlanan ve istenen taahhüt gereklerinin aynen yerine getirildiğini, buna karşın yerel mahkemenin "çünkü taahhüttte, ödemenin firma riskine istinaden yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu ise ancak, ilgili şubeyle bağlantı yapmak suretiyle sağlanabilir." ifadeleri ile mahkemenin kendi gerekçeleri ile çatışmış durumda olduğunu, dosya içerisinde mevcut taahhüt metninin karşı taraf bankaca düzenlendiğini, IBAN nosunun da yine karşı taraf bankaca taraflarına verildiğini, karşı tarafın paranın yatırılmasını istediği hesap bilgisinin borçlunun değil de kendi personelinin kontrolünde olan bir hesap olarak bildirse idi hesaptan paranın çekilmesini engellemiş olabileceğini, buna karşın karşı tarafın ağır kusurlu davranışına dayanarak MK madde hükümlerine ve hakkaniyet ilkelerine tamamen aykırı hareket etmiş durumda olduğunu, somut olayda davanın her iki tarafının da tacir olmasına ve aynı hukuk süjelerine tabi olmasına karşın, yerel mahkemenin tarafları eşit şekilde değerlendirmediğini, yerel mahkemenin sübut bulan ve somut delillerle kanıtlanması gereken ticari bir işte niyet okumalarını istemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında basiretli iş adamlarının nasıl olması gerektiği hakkında uzun bir açıklamaya girişmiş olmasına karşın, basiretli iş adamı olması gereken ve özellikle bankacılık faaliyeti yürüten kurumların nasıl davranacağına dair usul ve esasların yasal mevzuat çerçevesinde ele alınması gerektiğini, yerel mahkeme kararının yerleşmiş içtihatlara göre de hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davalı banka lehine dava dışı müşterinin bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere 600.000,00 TL limitli ipotek tesis edilmiş olup, davalı banka, İlgili Makama hitaben düzenlediği 22.10.2014 tarihli yazıyla, yazı içeriğinde belirtilen hesaba müşterinin risklerine mahsuben 190.000,00 TL yatırılması halinde lehine tesis edilen ipoteği fek edeceğini taahhüt etmiş, davacı banka tarafından bu taahhüde istinaden 24.10.2014 tarihinde taahhütnamede belirtilen hesaba "3686 numaralı taahhüdünüz" açıklamasıyla 190.000,00 TL tutarda para havale edilmiştir.
2. Davacı banka tarafından taahhüdün gereği yerine getirilmesine rağmen davalı banka, havale edilen 190.000,00 TL'nin 130.000,00 TL'lik tutarının aynı gün müşteri tarafından hesaptan çekildiği, riskin devam ettiği gerekçesiyle ipoteği fek etmemiştir. Ancak bir güven kuruluşu olan davalı banka taahhütleriyle bağlı olup davacının taahhüdün gereğini yerine getirdiği hususunda şüphe bulunmamaktadır. Davacının taahhüt gereği havale ettiği paranın bir kısmının risklere mahsup edilmeksizin müşteri tarafından hesaptan çekilmesi davalı banka ile müşterisi arasındaki ilişkiye ait bir husus olup davacıya karşı ileri sürülemez.
3. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince davacının, davalı bankaca verilen taahhüdün gereğini yerine getirdiği gözetilerek ipoteğin fekkine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!