WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/947 E.  ,  2024/4447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1085 Esas, 2022/1911 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/221 E., 2021/288 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına olan Akbank'a ait, .... Şubeli, 30.01.2020 tarihli, Z1021437 seri numaralı, 130.000,00 TL tutarlı çeke ilişkin olarak Gaziantep İcra Dairesinin 2020/23853 E. sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 02.03.2020 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, itirazlara yönelik beş günlük yasal süresi dolduğunu, takibe konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının haksız takip başlattığını, açıklanan bu nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve alacağın varlığını geciktirmeye yönelik bir dava olduğunu, gerekli bilirkişi incelemesi ile takibin haklılığının ortaya çıkacağını, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre davaya konu çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığından bahisle iş bu menfi tespit davasının açıldığı, buna göre davacının imzalarının bulunduğu kurumlardan imza asılları celp edildiği ve davacının imza örneklerinin mahkeme huzurunda alındığı, çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bilirkişi heyetinden rapor alındığı, 20.03.2021 tarihli raporda bir takım teknikler kullanılarak imza analizi yapıldığı, çek aslındaki ... adına atfen atılı bulunan imzanın aynı şahsa ait mevcut mukayese imzalarına kıyasen bulunan imzanın ilk bakışta biçimsel olarak benzerlik algılansa da hız ve işleklik derecesi başta olmak üzere imzada grama yapısı içinde ebat, istif, eğim, doğrultu, seyir ve baskı derecesi gibi grafolojjik tanı unsurları itibari farklılıklar saptandığı, dolayısıyla davacı imzasının taklit mahiyetinde oluşturulduğu kanaatine varıldığı, gerek kaligrafik, gerekse karakteristik tersim özellikleri birlikte değerlendirildiğinde uygunluk veya benzerlik saptanmadığı, davacının eli ürü olmadığının belirtildiği, tüm bu hususlar doğrultusunda davalı banka tarafından takibe konulan çekteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığı, taklit imza mahiyetinde oluşturulduğu, bunun da bilirkişi raporu ile doğrulandığı, raporun detaylı gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacının Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2020/23853 E. sayılı takip dosyası ve bunun dayanağı olan 1021437 seri nolu 130.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı aleyhine müvekkil banka tarafından Gaziantep İcra Müdürlüğü’nün 2020/23853 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, takip dayanağı senedin müvekkili bankaya takibe konu edilmiş haliyle, Yentur şirketi tarafından imzalanarak verildiğini, davacının imzaya itirazlarının haksız ve gerçek dışı olduğunu, Mahkemenin imzaya itiraz konusunda eksik inceleme sonucunda karar verdiğini, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, Mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik ve hatalı rapora göre hüküm tesis edildiğini, 26.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda çek aslındaki ... adına atfen atılı bulunan imzanın aynı şahsa ait mevcut mukayese imzalarına kıyasen bulunan imzanın ilk bakışta biçimsel olarak benzerlik algılansa da hız ve işleklik derecesi başta olmak üzere imzada grama yapısı içinde ebat, istif, eğim, doğrultu, seyir ve baskı derecesi gibi grafolojjik tanı unsurları itibari farklılıklar saptandığı şeklinde değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunda açıkça görüleceği üzere kesin kanaat içermediğini, kendi içerisinde çelişkili olduğunu, bilirkişi raporunda yeterince ve etraflıca inceleme yapılmadığını, borçlunun yakın tarihteki imzaları toplanarak değerlendirilmediğini, özellikle keşide tarihine yakın evraklar olmadan, imza incelemesine esas alınan belgelerin büyük kısmının fotokopi olması nedeni ile sağlıklı, denetimine elverişli inceleme yapılmadığını, Adli Tıp Kurumu veya uzman bilirkişilerden oluşan bir heyet marifetiyle imza incelemesi yaptırılarak hiçbir şüphe ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde rapor tanzim edildikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğini, davacı borçlu ile müvekkil banka arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili banka iyiniyetli hamil konumunda olduğundan davacı borçlunun imzaya itirazlarını kabul etmediklerini, davacının imzaya itirazlarının doğruluğu ortaya çıksa bile müvekkili bankanın ciro silsilesine bakıldığında bunu bilebilecek konumda olmadığını, bu sebeple müvekkili bankanın haksızlığından ya da kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, davacı borçlunun icra mahkemesinde imzaya itiraz etmediğini, kötüniyetli olarak davayı açtığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve karar dayanak alınan adli tıp uzmanı üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli ve kesin kanaat bildirir nitelikte olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının icra takibine konu ettiği çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve bu doğrultuda menfi tespit kararı verilmesinin gerekliliği noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 211 ve 281 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dava, davalı bankanın davacının keşidecisi olduğu ve kendisine dava dışı şirket tarafından ciro yoluyla teslim edilen çeke dayalı olarak davacı ve dava dışı şirket aleyhinde başlattığı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, davacının takibe dayanak çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit istemine ilişkin olup; Mahkemece adli belge inceleme ve adli tıp alanında uzman öğretim üyelerinden oluşan heyet eliyle dava konusu çek üzerinde inceleme yaptırılmış, alınan raporda, çek üzerindeki imzayla mukayese imzaları arasında ilk bakışta benzerlik algılansa da davacı imzasının taklit mahiyetinde oluşturulduğu kanaatinin hasıl olduğu mütalaa edilmiş, Mahkemece davalı yanca sunulan rapora karşı itiraz yerinde görülmeyip anılan rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince de karar yerinde görülmekle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde aynı maddenin (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmaması halinde bilirkişi incelemesine karar verileceği, bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaların ilgili yerlerden getirtileceği, bilirkişinin bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapacağı belirtilmiş; aynı Kanun'un 281 inci maddesinde ise, tarafların bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı kanaatine yer verilmişse de ilk bakışta davacının imzasına benzer olduğu ifadesine de yer verilmiş olması çelişki oluşturmuş, anılan rapora karşı davalı vekili süresinde sunduğu beyan dilekçesinde bu hususa dikkat çekerek çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir.

Şu halde Mahkemece, bilirkişi raporunda yer alan çelişkili ifadeler ve davalı yanın da rapora karşı itirazları gözetilip, davaya konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu eliyle usulüne uygun grafolojik ve grafometrik tekniklerle inceleme yaptırılarak yaptırılacak incelemeyle şüpheye yer vermeyecek şekilde hasıl olacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde çelişkili ifadeler barındıran ve itiraza uğrayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş olması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi