11. Hukuk Dairesi 2023/941 E. , 2024/4525 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1050 Esas, 2022/1963 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/422 E., 2021/238 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 52.231,48 USD tutarlı fatura karşılığı Suudi Arabistan menşeli Aalm Eleshaa Trading Est. firmasına halı sattığını, bu satımda davalının taşımayı üstlendiğini, müvekkilinin malı davalıya teslim ettiğini, davalının düzenlediği konişmentoyu müvekkiline verdiğini, söz konusu malların davalı aracılığıyla taşındığını, malın konişmento ibrazı karşılığı alıcı firmaya teslim edeceğine ilişkin sözleşmenin taraflar arasında kurulduğunu, davalının konişmentoyu düzenlemesiyle birlikte kanun gereği konişmentoda tarif edildiği şekilde aldığını beyan ettiği eşyayı konişmento ve atıfta bulunduğu sözleşmedeki şartlar uyarınca senedin iade edilmesi karşılığında teslim edeceğini taahhüt ettiğini, davalının malı alıcıya teslim ettiğini, ancak mal bedeli konişmentosuz teslim edildiği için alıcının müvekkiline ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle zarara uğradığını, davalının ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek mal bedeli 52.213,48 USD'nin 13.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadele mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davaya konu taşımada yalnızca taşıma işlemleri komisyoncusu olarak görev yaptığını, müvekkilinin taşıyan ile taşıtanı bir araya getirdiğini, davacıya ait malların eksiksiz boşaltma limanına ulaştırıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yetki itirazının süresinde olmadığı, taşınan emtianın zayiliğine dair bir karinenin bulunmadığı, geminin yükünü ne zaman ve taşıyanın yükü ne zaman ve kime teslim ettiğinin bilinmediği, davacının ihtarnamesine davalının cevap vermediği gözetildiğinde zaman aşımı süresinin başlaması için alacağın muaccel hale gelmediği, başlamayan zamanaşımı süresinin dolmayacağı, dava konusu yükün konişmento sunulmadan teslim edildiği, işbu suretteki teslimin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1230 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmüne aykırılık taşıdığı, diğer taraftan yükün konişmentosuz teslim edilebileceğin yönelik aynı Kanun’un 1232 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne de aykırılığın bulunduğu, ancak yükleten ve gönderilenin rızası ile bu nevi teslimin sağlanabileceği, rızanın mevcudiyetini gösterir herhangi bir belge bulunmadığı, yükün konişmentosuz devredilmesinin tarafların taşıyan ve taşıtan olduğu navlun sözleşmesine de aykırılık teşkil edeceği, davalı taşıyanın sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan yükü konişmentonun ibrazı olmaksızın devretmesi sebebiyle akidi davacı taşıtanın tüm zararlarını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 112 vd. maddeleri hükümleri uyarınca tazmin borcu altında olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 52.213,48 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduat faizine uyguladığı en yüksek faiz oranı uygulanarak işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme ile Hong Kong Mahkemelerinin yetkili kılındığını, yetki itirazının dikkate alınmadığını, Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunmasının ilk itiraz olmayıp dava şartları arasında sayıldığını, bir yıllık sürede açılmayan davanın zamanaşımına uğradığını, sözlü yargılama günü ihtar edilmeden verilen kararın savunma hakkını kısıtladığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın usullere uygun yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerinin incelenmediğini, genel geçer ifadelerle karar verildiğini, konişmentonun arka yüzündeki 25. maddede Hong Kong Mahkemelerinin yetkili kılındığını, Hong Kong Hukukunun uygulanacağının düzenlendiğini, Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunmasının ilk itiraz olmayıp dava şartları arasında sayıldığını, bir yıllık sürede açılmayan davanın zamanaşımına uğradığını, mazeretlerini bildirdikleri halde sözlü yargılama günü ihtar edilmeden verilen kararın savunma hakkını kısıtladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, konişmento orjinali alınmadan taşınan malın alıcıya teslim edildiği, satıcının mal bedelini tahsil edemediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 1178, 1188, 1228, 1230, 1232, 1236 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Davacı, dava dilekçesinde taşınan emtianın konişmento olmadan alıcısına teslim edildiğini, satılan malın bedelini alamadığından zarar gördüğünü ileri sürmüş, yargılamanın ilerleyen aşamalarında ise davalının taşıdığı emtianın nereye götürülüp kime teslim edildiğinin bilinemediğini belirtmiştir. Davalı ise emtianın kime teslim edildiğine dair bir beyanda bulunmamış, buna ilişkin bir belge ibraz etmemiştir.
6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesinin birinci fıkrasında eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkının bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceği, ikinci fıkrasında ise bu sürenin taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesinin birinci fıkrasında konişmentodan veya onun düzenlemesinden doğan tüm alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı belirtildikten sonra, aynı Kanunun 1188 inci maddesinin ikinci fıkrasında bu bir yıllık sürenin alacağın muaccel olmasıyla başlayacağının hüküm altına alındığı, alacağın muaccel hale gelmediği, dolayısıyla başlamayan zamanaşımı süresinin dolamayacağı gerekçesiyle zamanaşımı defi reddedilmişse de gerekçede belirtilen madde 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesinde değil, 1246 ncı maddesinde düzenlendiği gibi bu maddede 1188 inci madde hükmü saklı tutulmuştur.
Bu bakımdan Mahkemece davalının taşıdığı malın akıbeti hakkında tarafların beyanlarının alınması, 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesinde öngörülen hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 1246 ncı maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!