11. Hukuk Dairesi 2023/926 E. , 2024/4794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1652 Esas, 2022/1340 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/457 E., 2020/186 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1927 yılından beri temizlik, kişisel bakım ve kozmetik ürünler alanında Türkiye’de faaliyet gösteren en önde gelen şirketlerden biri olduğunu, Türkiye’de ve dünyanın pekçok ülkesinde tanınmış hale gelmiş “DURU” markasının bulunduğunu, bu markanın ilk defa 1969 yılında tescil edildiğini, bu markanın Özel/02145 no ile tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, müvekkilinin “DURU” markasının tanınmışlığının emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile de sabit bulunduğunu, davalının davaya konu marka başvurusunda geçen “DURUBABY EXCLUSIVE” ibaresinin, müvekkilinin tescilli ve tanınmış “DURU” markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu nedenle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının markasının bu seri markalar arasına sızma ve “DURU” markasının tanınmışlığından haksız yararlanma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2019-M-9839 sayılı kararının iptalini ve 2019/10030 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunduğu, davacının "DURU" ibareli markasının “kozmetik, kişisel bakım ve temizlik ürünleri” sektöründe yoğun tanıtım faaliyetleri ile istikrarlı bir şekilde uzun yıllardır kullanıldığı ve tanıtıldığı, "DURU" markasının davacı firma ile özdeş hale geldiği, emsal yargı içtihatları ve davacı markasının tanınmışlık düzeyi ile yüksek reklam gücü dikkate alındığında, davalı şahsa ait markanın tescile konu ettiği "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." bakımından, davacının tanınmış markalarından haksız yararlanma ihtimalinin bulunduğu, davacının yoğun çaba, emek ve tanıtım yaparak ilgili tüketici nezdinde olumlu bir imaj oluşturduğu "DURU" markasını iyi bilen, bu markalı emtialardan yararlanan tüketici kitlesinin, davaya konu yukarıda belirtilen "durubaby" esas unsurlu 35 inci sınıftaki hizmetler ile karşılaştığında, "DURU" markasının zihninde oluşturduğu olumlu imaj nedeniyle, "durubaby" markası ile "DURU" markası arasında bağlantı kuracağı, "DURU" markasının olumlu imajı nedeniyle davalıya ait "durubaby" ibareli hizmetlere yöneleceği, bu suretle davalı şahsın, davacının "DURU" ibareli tanınmış markasından haksız yararlanacağı, bu nedenle, somut olayda, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019-M-9839 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; her marka için 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki risklerin mutlaka oluşacağı kanaatine doğrudan varılamayacağını, davacı tarafça bu risklerin ispatının gerekli bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvuru konusu ettiği “DURUBABY EXCLUSIVE” ibareli marka ile davacının "DURU" ibareli markaları arasında görsel işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunduğu, davacının "DURU" ibareli markasının “kozmetik, kişisel bakım ve temizlik ürünleri” sektöründe yoğun tanıtım faaliyetleri ile istikrarlı bir şekilde uzun yıllardır kullanıldığı ve tanıtıldığı, "DURU" markasının davacı firma ile özdeş hale geldiği, emsal yargı içtihatları ile tanınmışlığının belirlendiği, davalının tescil başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacının tanınmış markalarından haksız yararlanma ihtimalini doğuracağı, "DURU" markasını iyi bilen, bu markalı emtiadan yararlanan tüketici kitlesinin, davaya konu "durubaby" esas unsurlu marka ile karşılaştığında, "DURU" markasının zihninde oluşturduğu olumlu imaj nedeniyle, "durubaby" markası ile "DURU" markası arasında bağlantı kuracağı, "DURU" markasının olumlu imajı nedeniyle davalıya ait "durubaby" ibareli hizmetlere yöneleceği, bu suretle davalı şahsın, davacının "DURU" ibareli tanınmış markasından haksız yararlanacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının oluştuğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.01.2014 tarihli, 2013/11180 E., 2014/790 K., ve 17.12.2012 tarihli 2011/14670 E., 2012/20955 K., sayılı kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı markasının "kozmetik, kişisel bakım ve temizlik ürünleri" yönünden tanınmış marka olduğu kabulü karşısında, bu kapsamda kalmayan 35 inci sınıf yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında aranan risklerin ne şekilde oluşacağı değerlendirilmeksizin davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki aranan koşulların oluştuğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu, nitekim dosya kapsamında davacı tarafça bu iddianın ispatına elverişli delil sunulmadığından aksi yöndeki kabulün 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olduğunu ve ayrıca istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!