WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/924 E.  ,  2024/4470 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1649 Esas, 2022/1391Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/73 E., 2020/263 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat
davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dünya çapında tanınan “POLO” markalarının sahibi olduğunu, uzun yıllardır başta A.B.D. olmak üzere dünya genelinde yüzden fazla ülkede markasını koruma altına aldığını, bu sayede müvekkili markasının tanınmış marka statüsüne eriştiğini, hem “polo” sözcüğünün hem de markalarında yer alan “şekil” unsurunun tanınır olduğuna dair mahkeme kararlarının bulunduğunu, davalının işyeri adreslerinde, "www.cantadunyasi06.com", "www.erdal dericilik.com", "www.losangelespoloclub.com" adlı internet sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında, davacının 143110 ve 2014/102602 sayılı markalarının birebir aynısını, davacı markalarının tescilli olduğu 18 inci sınıfta yer alan ürünlerden “deri ürünleri” üzerinde izinsiz olarak kullandığının tespit edildiğini, bu haksız kullanımların tespiti adına ilgili işyerinden 1 adet çanta satın alındığını ve ayrıca Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/4 D.iş sayılı dosyası aracılığıyla da ilgili iş yerinde tespit gerçekleştirildiğini, yapılan tespit işlemleri sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, tespit edilen ürünlerin iltibasa neden olabilecek düzeyde müvekkili markaları ile benzerlik gösterdiği kanaatinin bildirildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, basiretli bir tacir sıfatıyla hareket etmediğini, müvekkili markalarının ününü bilmemesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, markaya tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin toplatılmasına, haksız rekabetin menine, şimdilik 50.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tescilli bir hakkın kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin tescilli 2014/19451, 2013/54210, 2015/62352, 2016/28655 sayılı markalarının hiçbir itiraz ile karşılaşmaksızın 18 inci sınıfta tescilli olduğunu, yine 2018/421661 sayılı markanın da itirazlara rağmen tescil edildiğini, tespit dosyası kapsamında müvekkili şirketin çantalarda kullandığı tüm markaların ve özellikle “los Angeles polo club” markasının tescilli olduğunu, kaldı ki bu kullanımların, davacı markaları ile benzer olmadığını, değişik iş dosyasında alınan raporun sonuç bölümünde, markaların tescilli olması, tescil tarihinde yürürlükte olan mevzuat kapsamında marka ihlali ve haksız rekabetten söz edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiğini, markaların karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, davacının 143110 sayılı markasının “polo by ralph lauren” şeklinde olduğunu, anılan markanın bütün itibariyle müvekkili markaları ile benzer olmadığını, "polo" ibaresinin markalar kapsamında ortak olmasının tek başına iltibasa neden olmayacağını, davacının tanınmış markasının “polo” değil “ralph lauren” ibaresi olduğunu, davacının dayanak markalarının müvekkilinin tescilli markalarından sonraki tarihlerde tescil edildiklerini, davacının markasının tanınmışlığının giyim sektöründe olduğunu, tanınmışlık karar tarihinin, müvekkilinin tescilli markalarından sonraki tarihli bulunduğunu, davacının 18 inci sınıf emtialarda herhangi bir kullanımının bulunmadığını, davacının sunduğu deliller incelendiğinde, markanın çantalarda kullanıldığının ispatlanamadığını, davacı tarafın sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların, davacı adına tescilli önceki tarihli markalardan doğan hakları ihlal eder mahiyette olduğu, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri uyarınca davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının mezkur kullanımlarının tescilli bir hakka dayalı olmasının 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi kapsamında sicildeki önceki hak sahibi davacıya karşı bir savunma def’i olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığından bahsedilemeyeceği, davacı lehine 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (-b) bendi uyarınca 8.773,42 TL maddi tazminata hükmedilmesinin gerektiği, tüm dosya kapsamına göre davacı lehine 10.000,00.TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının tescilli markalarına karşı gerçekleştirilen tecavüzünün önlenmesine ve durdurulmasına, davalının "Polo" ibaresini taşıyan tüm ürünlerin ve tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarelerin her türlü ürün, tanıtım aracından çıkartılmasına, imkansız olması halinde imhasına, davalının davacının marka hakkını ihlali nedeniyle ortaya çıkan haksız rekabetin menine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının davacı haklarına tecavüz teşkil eden eylemleri nedeniyle 8.773,42 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin davanın sonuçlanmasının beklenmesinde zorunluluk olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un Ocak 2017'de yürürlüğe girdiğini, müvekkili markalarının ise bu tarihten önce tescil edildiklerini, bu itibarla 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin somut olaya uygulanamayacağını, 556 sayılı KHK kapsamında tescil olunan ve korunan ve işbu dava tarihinde halen koruma altında olan markalarını ticari faaliyetinde kullanmış olmasının marka ihlali ve haksız fiil olarak değerlendirilemeyeceğini, mahkeme kararında davacının hangi markalarından doğan haklarının ihlal edildiğinin tek tek markaların tescil numaraları bildirilmeden kararda genel ifade kullanılması usule aykırı olduğunu, ayrıca yine müvekkilinin tescilli markaları göz ardı edilerek tüm polo ibaresini taşıyan ürünlerle ilgili karar verilmesinin hatalı bulunduğunu, bu şekilde genel ifadelerle karar tesisinin, kararın infazında tereddüt yaratacağını, taraf markalarının benzer olmadığını ve karıştırılmayacaklarını, davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabet davalarında zamanaşımını düzenleyen 60 ıncı maddesi hükmünün gözden kaçırıldığını, manevi tazminat koşulları oluşmadığı gibi takdir olunan manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karara verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava tarihi itibariyle 6769 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu ve bu itibarla somut uyuşmazlığın anılan Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesinin gerektiği, aksi yöndeki davalı itirazlarının ve davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ilişkin davanın sonucunun beklenmesine yönelik istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, davalının "POLO" ibaresini çanta ürünleri üzerinde kullanmasının, davacının "POLO" ibareli marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, her ne kadar davalı adına tescilli "POLO" ibareli markalar bulunmakta ise de 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi karşısında davalının bu markalara bir savunma defi olarak dayanmasının mümkün olmadığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğraması koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, maddi ve manevi tazminat koşulları oluştuğu gibi takdir edilen manevi tazminatın da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, tecavüz devam ettiği sürece zaman aşımı süresinin başlaması söz konusu olmayacağından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının da yerinde bulunmadığı, yine hükmün infazında tereddüt yaratacak bir durumun da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 7, 9, 29, 151 ve 155 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.