WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/922 E.  ,  2024/4336 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1791 Esas, 2022/1778 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/361 E., 2020/44 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, giderilmesi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'de online çiçek ve hediye sektöründe lider olduğunu, 2000 senesinden bu yana faaliyette bulunduğunu, TÜRKPATENT nezdinde tescilli "çiçek sepeti" ve "çiçeksepeti" ibareli bir çok markanın ve ozel/2218 sayı ile "çiçek sepeti" sözcük tanınmış markasının tek hak sahibi konumunda olduğunu, davalının yetkilisi ve sorumlusu olduğu tespit edilen www.binbirdemet.com alan adlı internet sitesinin, Google .... aracılığı ile davacının tescilli "çiçek sepeti", "çiçeksepeti", "çiçeksepeti.com" ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer "cicek sepeti", "ciceksepeti", "ciceksepeti.com" ibarelerinin izinsiz ve hukuka aykırı olarak anahtar sözcük olarak reklam verilmesi yoluyla kullanıldığını, davacının ve markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde fayda sağlanıldığını, bu durumun davacının itibarını zedelediğini, tüketicilerin aldatılması sonucunu doğurduğunu beyanla Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Google Adwords aracılığı ile yapılan aramalarda "www.binbirdemet.com" sitesinin aramalardaki ilk sırada çıkması nedeni ile 6769 SMK'nın 29. maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149. madde hükmü uyarınca durdurulmasına, TTK'nın 54 ve devamı maddeler uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin oluşan zararının telafisi anlamında 6769 sayılı SMK'nun 149. maddesi ve TTK mad. 56 uyarınca müvekkili lehine 20.000,00 TL manevi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün trajı yüksek en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin 2015 yılında "binbirdemet.com" adlı internet sitesini açmış olduğunu, bu web sitesi üzerinden müşterilerinin siparişleri doğrultusunda çiçek satışı yaptığını, ticari faaliyetlerini dürüst ve hukuka uygun bir biçimde yerine getirdiğini, 12 Mayıs 2018 tarihinde davacı tarafından müvekkillerine bir e-posta gönderildiğini, söz konusu e postayı alan müvekkillerinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu uyuşmazlığın giderildiği düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve ihtar bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun; anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine erişimin engellenmesi yönündeki tedbir kararının öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun teknik değerlendirme kısmında ayrıntılarıyla açıklandığı üzere “Çiçek Sepeti” ibaresinin Negatif Anahtar Kelimeler (Geniş Eşleme ve Tam Eşleme) içinde yer aldığının tespit edildiği, Negatif anahtar kelimelerin o kelimelerin bulunduğu aramalarda ilgili siteden reklam sonucunun çıkmamasını sağladığını, bu durumda "Çiçek Sepeti" ibaresi verildiğinde davacının markası ile ilgili sonuçlarda davalının herhangi bir reklamı çıkmayacağının anlaşıldığını, ayrıca çiçek sepeti ibaresinin genelliği göz önüne alındığında bu sonuç çıksa dahi konunun tartışmaya açık olduğu da belirtilmesi gerektiğini, çünkü çiçek ve sepet ifadelerinin sözlükteki anlamlarının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığını ve kimsenin bunu kullanamayacağının, kabul edilemeyecek bir iddia olduğunu, böylece davalının, davacının marka hakkına tecavüz eden eylemleri olduğunu kanıtlayacak yeterli delil elde edilemediği ve marka hukuku kapsamında marka ihlali ve haksız rekabet oluşturan herhangi bir fiili tespit bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hüküm kurmak için yetersiz olduğunu, dava açmadan önce Beşiktaş Noterliği'nin 14.05.2018 tarih ve 08536 yevmiye numaralı e-tespit tutanağında tespit edilen kullanımlar ile çelişki yarattığını, yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, bu delillerinin bilirkişilerce hiç incelenmediğini, tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin bilirkişi incelemesi sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negatif eşleme listesine ne zaman eklenmiş olduğunun, önem taşıdığını, e-tespit tarihinden sonra ihlali örtbas etmek için yapılmış olmasının muhtemel olduğunu, bu durumda marka ihlalinin gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceğini, 09.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ile yalnızca 12.05.2018-13.07.2018 tarihleri arasında negatif eklenen kelimelerin tespit edildiğini, liste içerisinde tek yer alan “çiçek sepeti” markasının ise hangi tarihte negatif olarak eklendiğinin tespit edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yalnızca “Teraryum Sukulent” kampanyası üzerinde inceleme yapıldığını ve yapılan bu inceleme ile 12.05.2018-13.07.2018 tarih aralığı için elde edilen neticenin tüm kampanyalar için geçerli gibi lanse edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin "çiçeksepeti" markasının T/2218 sayı ile tanınmış marka olup ayırt edici nitelikte olduğunu, mahkemenin bu markayı genel bir ibare olarak nitelendirmesinin müvekkilinin markalarına aykırı nitelikte olduğunu, müvekkilinin markasının kendiliğinden ayırt edici hale geldiğinin mahkeme kararları ile sabit olduğunu, TDK sözlüğünde "çiçek sepeti" şeklinde arama yapıldığında sonuç bulunmadığını, müvekkilinin markası kapsamındaki mallar ve hizmetler yönünden yapılacak değerlendirmede, müvekkilinin markasının tanımlayıcı ya da vasıf bildirici olarak kabul edilemeyeceğini, benzer şekilde açılan bir davaya karşı dava şeklinde "çiçek sepeti" ibaresinin tanımlayıcı olduğu iddiasıyla açılan davada, İstanbul 1. FSHHM'nin 2013/209 E-2015/232 K. sayılı kararında müvekkilinin markasının kullanımla ayırt edicilik kazandığının ifade edildiğini ve hükümsüzlük koşulları oluşmadığından karşı davanın reddine karar verildiğini, beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça delil olarak dosyaya Beşiktaş Noterliği'nin 14.05.2018 tarih ve 08536 yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ve marka tescil kayıtları ile, davadan önce davalıya keşide edilen ihtarnameye dayandığı, dosyaya sunulan e-tespit tutanağı içeriğinden "ciceksepeti.com" ibaresi ile arama yapıldığı, 1.020.000 sonuç bulunduğu, "Anneleri mutlu etmenin yolu/Binbirdemet Çiçek/binbirdemet.com " internet sitesinin "Reklam" ibaresi ile çıktığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının iki adet Google Adwords reklam hesabının kontrol edildiği, Negatif Anahtar Kelimelerin Tam Eşleme Ekran Görüntüsünün (12 Mayıs-13 Temmuz 2018) tarihleri seçilerek Negatif Anahtar Kelimeler sekmesine girildiğinde, "çiçek sepeti" ibaresinin olduğunun görüldüğü, diğer adwords hesabı ekran görüntüsünde, Negatif Anahtar Kelimelerin Geniş Eşleme Ekran Görüntüsünün (12 Mayıs-13 Temmuz 2018) tarihleri seçilerek Negatif Anahtar Kelimeler sekmesine girildiğinde, 28.11.2018 tarihli cevap dilekçesi içerisinde, davacı tarafça mail olarak gönderildiği belirtilen mail içerisinde bulunan 10 adet anahtar kelimenin olduğunun görüldüğünü tespit ederek ekran görüntülerinin rapor içerisinde sunulduğunun anlaşıldığı, davalı tarafça davacının ihtarından sonra, davadan önce davacı tarafın bildirdiği kelimelerin, negatif anahtar kelimeler sekmesine alındığına yönelik savunmasının ispatlandığı, davalının dava tarihi itibarıyla, davacının markalarını anahtar kelime olarak kullandığının, markaya tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin ispatlanamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu, dosyaya sunulan e-tespit tutanağındaki sonuç, Google Adwords sisteminin algoritmaları ve çalışma sistemi düşünüldüğünde, tek başına davacının markasına reklam verildiği, anahtar kelime olarak kullanıldığını göstermediğini, zira tutanaktan yapılan aramada 1.020.000 sonuç çıktığının anlaşıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu yeterli inceleme içerdiğinden ek rapor yada yeniden rapor alınmaması da yerinde olduğu, ancak, davacının çiçeksepeti markasının tanınmış marka olduğu ve çiçek sepeti ibareli markalarının tescilli ve koruma altında olduğu, davalı tarafça hükümsüzlük davası açılmadığı da gözetildiğinde, mahkeme kararındaki; "Ayrıca çiçek sepeti ibaresinin genelliği göz önüne alındığında bu sonuç çıksa dahi konunun tartışmaya açık olduğu da belirtilmelidir. Çünkü çiçek ve sepet ifadelerinin sözlükteki anlamlarının dahi davacı şirketin marka hakkı kapsamında kaldığı ve kimsenin bunu kullanamayacağı, kabul edilemeyecek bir iddiadır." şeklindeki gerekçe, somut uyuşmazlık ile ilgili olmadığı gibi, davalı tarafça cevap dilekçelerinde ileri sürülmemiş ve yargılama sırasında da tartışılmadığı, bu durumda mahkemece yargılama konusu olmayan hususlara gerekçede yer verilmesi HMK 297/1-c maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak, yukarıda aktarılan gerekçenin karardan çıkartılarak düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, tarafların kazanılmış hakları korunarak hüküm aynen tekrar edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, giderilmesi, manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.