11. Hukuk Dairesi 2023/92 E. , 2024/3793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1234 Esas, 2022/1542 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/188 E., 2018/461 K.
Taraflar arasındaki davalının eser üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığının tespiti ile manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında tanındığını, söz ve müziği kendisine ait olan “...” adlı 45’lik plağı 1974 yılında piyasaya sürdüğünü, belirtilen tarihlerden günümüze kadar plak kaset, CD ortamlarında yurt içinde ve dışında piyasaya bu isim ve bilgilerle sunulduğunu, davalının dava dışı... Ürünleri A.Ş'ye ulaşarak... 41. yıl reklamlarında kullanılan “...” adlı eserin beste ve sözlerinin Türkiye'deki kullanımlarının kendilerince temsil ve takip edildiği hususunu e-posta yazışmasıyla belirtmesine rağmen Türkiye’deki kullanımlarının temsilcisi olduklarını iddia ettikleri "Weily Weily” adlı eserin adının duyulmadığını, bu nedenle yok hükmünde olduğunu, davalının öncelikle bu eserin temsil haklarının kendisinde bulunduğunu, hak sahiplerinin kim olduğu ile hak sahiplerinden hakların devralındığının ispat edilmesi gerektiğini, MSG arşivinde eserin eser sahibi olarak müvekkilinin adı ile tescil edildiğini, davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 11 inci madde gereğince eser sehibinin haklarına sahip olduğunu, icracı sanatçı olarak anılan Kanun'un 80 ve devamı maddeleri gereğince icracı sanatçı haklarına da sahip olduğunu, davalının eylemlerinin haksız olduğunu, davacının ticari itibarının sarsıldığını, kazanç kaybına sebep olduğunu ve müzikal kariyerine de zarar verdiğini, davalının eserin bestecisini ... olarak belirtmesine rağmen dayanak gösterilen plak kapağı fotokopisi üzerinde bestecinin ...ve ... olarak görüldüğünü, ...'ın bir eser, Weily Weily’nin başka bir eser olduğunu, Sütaş firması tarafından eserin tercih edilme sebebinin Weily Weily olmasından değil ... olmasından kaynaklandığını, davalının eser sahibi olmadığının tespiti ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu eserin orijinal adının “Weily Weily”, beste ve sözlerinin ise ...a ait olduğunu, eserin ilk olarak 1970 yılında ... icrası ile piyasaya sunulduğunu, alenileştiğini, 1970 yılına ait kapak plağı bulunmadığını, 1971 yılında yapılan kayda ait plak görüntüsünün mevcut olduğunu, eserin Ortadoğu ve Arap ülkelerinde popüler olduğunu, müvekkilinin iş ortağı JMR Production & Publishing S.A.R.L. ile imzalanan "Alt edisyon sözleşmesi" uyarınca Türkiye’de müvekkilince temsil edildiğini, kayıtlarda eserin Türkçe söz yazarı olarak ...’ın da hak sahipleri arasında görüldüğünü, ancak eserin icrası ile Türkçe sözlerle ilgili hak sahipliği iddialarının bulunmadığını, müvekkilinin hak sahipliğinin sadece orijinal sözler ve beste bakımından olduğunu, eserin ... adaptesi dışında iki kez daha adapte edildiğini ve bu adaptelerin ... ile eş zamanlı yayınlandığını, eser sahibi olarak ... isminin de belirtilmiş olmasının maddi hatadan kaynaklandığını, MESAM Teknik Bilim Kurulunun eserin aksi sabit olana dek sözlerinin ...'a, bestesinin ...’a ait olduğuna; ..., ...’ın ise eserin adaptörü olduğuna karar verdiğini, MSG Teknik Bilim Kurulunun ise iki eserin büyük ölçüde aynılık gösterdiğini tespit ettiğini, hak sahipliğinin ispatı için yargı kararı gerektiğini, MESAM Teknik Bilim Kurulu kararında eserin daha önce anonim olarak kayıtlı olduğunu, davacının MESAM üyesi olduğu dönemde veri tabanında sadece söz yazarı olarak geçtiğini, eserin ilk olarak Weily Weily ismiyle alenileştiğini, eserlerin notaları yazılarak karşılaştırmalı olarak dinlenildiğini ve işleme farkı olmakla birlikte aynı olduğu tespitlerinin bulunduğunu, eserin davacıdan 4 yıl önce ... tarafindan icra edildiğini ve popüler olduğunu, müvekkilinin eserle ilgili yanlış kayıtları düzeltmekte ve eseri gerçek hak sahibi adına kaydettirmekte hukukî menfaatinin bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin eylemlerinin davacı bakımından manevi zarar doğurduğunun söylenemeyeceğini, eserin davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahî, manevi hak ihlalinden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davalının "Weily Weily" isimli eserin söz kısmı üzerinde edisyon hakkı sahibi olduğuna, aynı bestenin kullanıldığı ”...” isimli eserin bestesi üzerinde davalının edisyon hakkı sahibi olduğunun ispatlanamadığına, Sütaş'ın 41. yılı için hazırlanan reklam filmindeki şarkı sözlerinin 5846 sayılı Kanun'un 11 inci maddeki karine de dikkate alınarak davacının "...” adlı eserin sözlerinden türetildiğinin tespitine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eserin bestesi üzerinde davalının hak sahipliğinin olmaması kısmını istinafa konu etmediklerini, ancak ilamın devamında müvekkil lehine hükmedilen 20.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesindeki tespitlerde hak sahipliği konusunda çelişki bulunduğunu, aleyhlerine hükmedilen manevi tazminatın reddine karar verilmesini, yargılama aşamalarındaki beyanları tekrar ile, davacı MESAM üyesi iken ... adlı eserin sözlerinin ...'a ait olmasına rağmen bestesinin anonim olacak şekilde kaydedildiğini, meslek birliklerinde beyan esasının geçerli olduğunu, bilirkişi raporunun bütünlüğü ve anlamı bozularak hükme esas alındığını, bestenin üzerine Türkçe sözler yazılması için asıl eser sahibinden izin alınması gerektiğini, ancak tam tersine davacının eserin bestesini haksız ve hukuka aykırı olarak sahiplendiğini, ülkemizde 70'li yıllarda yabancı eserlere Türkçe sözler yazmak suretiyle çok fazla eserin piyasaya sürüldüğünü, bunların büyük bir çoğunluğunun asıl eser sahiplerinden izin alınmadan uyarlanan eserler olduğunu, bu durumun müzik piyasasında çokça bilinen bir durum olduğunu, ancak belirtilen durumun bu kadar yaygın olmasının eserin üzerine Türkçe söz yazmak için asıl eser sahibinden izin alınması gerektiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, tam tersine o yıllarda telif haklarının hiçe sayıldığını, toplumun böyle bir bilinçten tamamen yoksun olduğunu, etkin bir korumanın ne yazık ki olmadığını gösterdiğini, karar henüz kesinleşmeden kararın basınla paylaşılmasının ek bir mağduriyet yarattığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SACEM kayıtlarına göre WEILY WEILY adlı eserin yabancı sözlerinin dava dışı ...'a, bestesinin ise ...ile birlikte ...........,'a ait olduğu, yabancı eserin 1970'den beri farklı müzisyenler tarafından icra edildiği, 1971'den itibaren de ...tarafından icrası ile aleniyet kazandığı, ... adlı eserin Türkçe sözlerinin davacı ...'a ait olduğu, bu Türkçe sözler ile Türkiye'deki bilinen icracısının 1974 yılından beri davacı ... olduğu, MESAM kayıtlarına göre dijital ortamda eser kayıtları değerlendirildiğinde 'Weily Weily" adlı eser ile '...' adlı eserin büyük ölçüde aynılık gösterdiğinin tespit edildiği, hak sahipliği belgeleri ve dokümanlar ışığında eser üzerindeki hak sahipliğinin ispatı için mutlaka bir yargı kararına muhtaç olunduğunun değerlendirildiği, daha sonraki bir tarihteki kayıtlara göre de "..." isimli eserin söz yazarı ve bestecisinin ... olduğunun bildirildiği, eserin Türkiye'de aynı beste ile farklı zamanlarda farklı Türkçe sözler ile de icra edildiği, dava dışı... şirketinin 41. yıl reklamlarında eserin bestesinin reklam içeriğine uygun yazılan Türkçe sözlerle icra edildiği, bu sözlerin davacının ... adlı eserinin sözleri ile benzerlik arz ettiği, SÜTAŞ şirketinin reklamlarında kullanılan eserin tercih edilme sebebinin "Weily Weily'" değil "..." olduğu, reklamda "Weily Weily" ve ... adlı eserde yer alan bestenin kullanıldığı, SÜTAŞ reklamındaki şarkı sözlerinin ... adlı eserin sözlerine benzetilmeye çalışıldığı ve mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; manevi tazminat oranının düşük olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının “...” adlı eserin hak sahibi olduğu iddiasına dayalı olarak davalının hak sahibi olmadığı ile davalı tarafından eserin haksız bir biçimde ifa edilmesi ve ticari mesleki itibarını zedeler mahiyette kullanılması dolayısı ile kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan bahisle manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!