11. Hukuk Dairesi 2023/916 E. , 2024/4533 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/284 Esas, 2022/2254 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/179 E., 2020/351 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin denizlik profili ve denizlik ön baza profili olan 11 adet tasarımının tescili için 2013/06173 başvuru numarasıyla 06.09.2013 tarihli tescil başvurusunun bültende yayınlandığını, bu ürünlerin davalının fabrikasında üretilerek, ... Plastik İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Yapı Elemanları Mermer San. Tic. A.Ş.’ye satıldığını, davalıya 18.11.2013 ve 31.12.2013 tarihli ihtarnamelerini gönderdiklerini, tasarım başvurusundan haberdar edilmesi nedeniyle, başvurunun yayımlanmış olmasına da bakılmayacağını, ancak hukuka aykırı tutumun halen sürdürüldüğünü, sunulan fotoğraflardan ve yapılacak keşiften davalının müvekkilinin tasarımlarının tıpkısını ürettiğini, ticari amaçla uygulayarak satışını yaptığının anlaşılacağını ileri sürerek, müvekkiline ait tasarımdan doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesini, şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tasarım başvurusuna itiraz ettiklerini, bu nedenle itirazın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davaya konu endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici nitelik taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/543 E., 2017/285 K. sayılı dosyasının tetkikinde ... Metal San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ... Alüminyum San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’na karşı açtığı davada davanın kabulü ile dava konusu Kurumun 2014/T-535 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile 2013/06173-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verildiğinin, kararın 25.09.2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, davacı vekilinin (11) numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmediğini, bu nedenle bu tasarım yönünden tecavüz davalarının kabul edilmesi gerektiğini beyan ve iddia ettiği, 01.10.2014 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının (3) numaralı bendi ile dava dilekçesinde sarih olmadığının tespit edilmesinden dolayı davacı vekiline “...hangi tasarıma tecavüz iddialarının bulunduğunu...” açıklamak üzere 2 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin 15.10.2014 havale tarihli yazılı beyanı ile “Davalı taraf müvekkilimin 2013/06173 numaralı çoklu tasarımlarından 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 numaralı tasarıma tecavüz etmektedir” şeklinde davaya konu ettiği tasarımlarını açıkça bildirdiği, yargılamaya buna göre devam edildiği, davacı vekilinin tecavüze konu ettiği tasarımlar arasında (11) numaralı tasarımın bulunmadığı, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/543 E., 2017/285 K. sayılı dosyası ile hükümsüzlüklerine karar verilmiş tasarımlara tecavüz iddiası ile açılmış işbu davanın, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili sonuçları da nazara alınarak reddine dair hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde tasarımlar arasında ayrım yapılmadan tecavüz edildiğinin belirtildiğini, 2013/06173-11 numaralı tasarımın halen müvekkili adına tescilli olduğunu, davada hukuki yararlarının bulunduğunu, davalının halen 11 numaralı tasarımı kullandığını, tecavüzün devam ettiğini, dava dilekçesinde 11 numaralı “denizlik ön baza profilinden” bahsedildiğini, 1-10 numaralı tasarımlar iptal edilmişse de 11 numaralı tasarımın iptal edilmediğini, dava dilekçesinin sonuç ve talep bölümünde de 11 numaralı tasarımın ayrılmadan 2013/06173 numaralı tasarım tesciline tecavüzün durdurulması ve önlenmesi ile zararın tazminat ile giderilmesini istediklerini, 11 numaralı denizlik ön paza profil tasarımlarının görsellerinin eklenerek ihtarnameye eklendiğini, davalının 11 numaralı tasarımın iptalini talep etmediği ortaya çıkınca 11 numaralı tasarımın davaya dahil olmadığını ileri sürdüğü, talebin açık olduğunu, 11 numaralı tasarım ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılarak yargılamanın devamı ile hükümsüzlük kararı 25.09.2019 tarihinde kesinleştiğinden, bu tarihe kadarki eylemlerin tespit edilerek taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/543 E., 2017/285 K. sayılı kararının incelenmesinde, davacı adına tescil edilen 2013/06173-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 sayılı tasarımların “monte edilecekleri bölümlerin içinde kalacak olmaları nedeniyle” nihai kullanımda görülemeyeceğinden davanın kabulüne, 2014/T-535 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline, tasarımların hükümsüzlüğüne karar verildiği, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olduğu, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağından, davacı vekilinin hükümsüzlük kararının kesinleşme tarihine kadarki ihlal fiillerinin tespiti gerektiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, Mahkemenin 01.10.2014 tarihli duruşmasının 3 numaralı ara kararında “davacı vekiline hangi tasarıma tecavüz iddialarının bulunduğunu, tazminat isteminin dayanaklarını ve hesaplama yöntemini açıklamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine” karar verildiği, davacı vekilinin de 15.10.2014 havale tarihli dilekçesinde; “Davalı taraf müvekkilimin 2013/06173 numaralı çoklu tasarımlarından 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 numaralı tasarıma tecavüz etmektedir” şeklinde davaya konu ettiği tasarımlarını açıkladığı, yargılamaya bu tasarımlar yönünden devam edildiği, 11 numaralı tasarımın dava konusu olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusunun müvekkili adına tescilli 2013/06173 başvuru numaralı 11 adet (1-11 arası, 11 dahil) endüstriyel tasarıma ilişkin tecavüzün durdurulması ve tazminat olduğunu, 2013/06173 numaralı tasarımın halen müvekkili adına tescilinin devam ettiğini, dava dilekçesinde tasarımlar bakımından herhangi bir ayrım yapılmadığını, doğrudan 2013/06173 numaralı tasarıma yönelik tecavüz fiilinin dava konusu edildiğini, davalının müvekkili adına tescilli 11 numaralı söz konusu tasarımı halen kullandığını, dava dilekçesinde 2013/06173 başvuru ve tescil numaralı tasarımın bir bütün olarak ele alındığını, dava dilekçesinde de ilk 10 (1-10 arası) tasarım için denizlik profili, 11 numaralı tasarım için denizlik ön baza profili olarak belirtme ve tanımlamalarda bulunduklarını, sadece 11 numaralı tasarım halen tescilli kalmışsa dahi davanın dayanağının 2013/06173 başvuru ve tescil numaralı tasarım olduğunu, halen dayanak vasfının devam ettiğini, dava dilekçesinin 2 numaralı açıklama bölümünde “müvekkil tarafından tasarlanan endüstriyel tasarım tescilli tasarımlar ile ve/veya birebir benzeri denizlik profili ve denizlik ön baza profile ilişkin tasarımların şahsi ihtiyaçtan başka bir sebeple bilerek veya bilmeyerek elde bulundurulması, ticari alana konu edilmesi ile üretimi, müvekkilin maddi ve manevi haklarının ihlali anlamına gelmektedir.” beyanıyla ilk 10 sıra denizlik ve 11. sıra denizlik ön baza profilinin dava konusunu oluşturduğu ve davalının ihlallerinin hem denizlik hem de denizlik ön baza profiline dair olduğunun, sonuç ve talep bölümünde de, 2013/06173 numaralı tasarımda yer alan 11 adet tasarımların tümüne havi tecavüzün durdurulması ve önlenmesi ile zararın tazminat ile giderilmesinin istendiğini, delil bölümünde 2013/06173 başvuru numaralı tasarımı delil olarak bildirdiklerini, 11. sıranın hariç tutulmadığını, 11 sıra tasarımın tescilli görüntülerinin ihtarnameye dahil edildiğini, 11 numaralı tasarımın dava konusu olduğunun her iki tarafça da benimsendiğini, davalının 11 numaralı tasarımın hükümsüzlüğünü istemediği ortaya çıkınca gerçeğe aykırı beyanlarla 11 numaralı denizlik ön baza profili tasarımımızın dava konusuna dahil olmadığını iddia ettiğini, dava dilekçesinde talep sonucu açık ve net bir şekilde ortada iken, dava dilekçesinin açıklattırılamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 45 inci maddesi ile 48 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!