WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/907 E.  ,  2024/4420 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1690 Esas, 2022/1447 Karar
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/146 E., 2020/174 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/34745 sayılı “DİJİTAL KORUMA” ibareli marka başvurusunun dava konusu YİDK kararıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa başvurunun ayırt ediciliğinin tescili talep edilen mal ve hizmetler açısından değerlendirilmesi gerektiğini, bazı mal ya da hizmetler için ayırt edici bulunan bir işaretin, başka mal ya da hizmetler için bu niteliğe sahip olmayabileceğini, markanın tek tek kelime unsurlarının değil bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, buna göre dava konusu “DİJİTAL KORUMA” ibaresinin, teknolojik gelişmenin çok hızlı yaşandığı günümüzde tüketicilere yönelik kampanyanın slogan markası olduğunu, aldatıcı ve yanıltıcı olmayan, duygu sömürüsüne yeltenmeyen, hitap ettiği müşteri çevresini istismar etmeyen marka sloganları hakkında tescil kararı verilebileceğini ve bu durumun marka hukukuna aykırılık teşkil etmediğini, müvekkilinin marka başvurusunun da bu özelliklere sahip olduğunu, dava konusu ibarenin bütün Türkiye’de yaygın reklam kampanyaları ve kullanım ile başlı başına ayırt edicilik kazandığını, dava konusu ibarenin tanımlayıcı da bulunmadığını ileri sürerek 2019-M-6641 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; “DİJİTAL KORUMA” ibaresinin ilgili tüketiciler tarafından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, başvurunun bir bütün olarak markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, anılan ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği iddialarının da dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun tescile konu edildiği; motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil), taşıtlar için hırsız alarmları, deniz taşıtları, hava taşıtları, motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil), taşıtlar için hırsız alarmları, deniz taşıtları, hava taşıtları mal ve hizmetleri bakımından ayırt edici bulunmadığı, aynı zamanda 09-02, 03 / 36-01, 02, 03, 04 / 38-01, 02, 03 / 42-02 / 45-01, 02 / 35-05 [09-02, 09-03)” mal ve hizmetleri için de tanımlayıcı olduğu, dava konusu ibarenin anılan ve hizmetler bakımından kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı iddiasıının ispatlanamadığı, sayılan mal ve hizmetler dışında kalanlar yönünden ise ayırt edici olduğu gibi tanımlayıcı da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu ibarenin tanımlayıcı olduğu kabul edilen mal ve hizmet gruplarının hiç birisinin içerisinde "dijital" veya "koruma" ibarelerinin yer almadığını, dolayısıyla dava konusu "dijital koruma" sloganının tanımlayıcı bulunmadığını, dava konusu ibarenin tescili istenen tüm ve mal hizmetler bakımından ayırt edici olduğunu, anılan ibarenin slogan markası olup esnafların bu kampanya çerçevesinde dijital çağa ayak uydurmalarını sağlamayı amaçladığını ve aynı zamanda sosyal yönü de olan bir markayı ve kampanyayı ifade ettiğini, dava konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını belirterek ilk derece mahkemesinin kısmen red kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; “dijital koruma” ibaresinin ilgili tüketiciler tarafından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, başvurunun bir bütün olarak, markanın asli işlevi olan, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, davacının kullanım sonucu ayırt edicilik iddiasının da ispatlanmadığını, mahkemece alınan 27.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili Kurum kararının isabetli şekilde değerlendirildiğini buna rağmen hükme esas alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "Dijital Koruma" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereğince somut ayırt ediciliği bulunmadığından marka olarak tescil edilemeyeceği, ayrıca mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dava konusu ibarenin aynı Kanun'un 5 nci maddesinin ikinci fıkrası anlamında kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğinin de ispatlanamadığı, buna göre dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanımlayıcı olduğu tespit edilen mal ve hizmet gruplarının hiçbirisinin içerisinde “dijital” ya da “koruma” ibarelerinin yer almadığını, dolayısıyla “dijital koruma“ sloganının tanımlayıcı olmaktan uzak olduğunu, ayırt etme gücü olan ”digital koruma” sloganının kullanımla daha da ayırt edicilik kazanacağını, slogan olan marka başvurusunun somut ve soyut ayırt ediciliğinin bulunduğunu, marka olma özelliğine sahip olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının marka başvurusunun mutlak nedenlerle reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 5 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.