WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/9 E.  ,  2024/1568 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/765 Esas, 2022/1891 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/379 E., 2020/227 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucusu ... ...'ın "MARMARİS BÜFE" adı altında 1964 yılından beri faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğünü, maruf ve tanınır bir hale getirilerek ayırt edicilik unsurunun kazandırıldığını, kullanım hakkının tescilden önceye dayandığını, davalı firmanın ise kötü niyetli şekilde "MARMARİS BÜFE" markasından çıkar sağlamaya çalıştığını, davalı şirketin selefi olan Etiler İnci Büfe Gıda San. ve Dış Ticaret A.Ş.'ne karşı davalar açıldığını, 2004/21101 sayılı "MARMARİS BÜFE" VE 2006/08046 sayılı "MARMARİS BÜFE" markalarının ... ... tarafından tescil edildiğini, müvekkili davacı firmaya devredildiğini, 2010/22017 sayılı "Etiler Marmaris Büfe" ve 2012/90998 sayılı "MARMARİSBÜFE" markalarının davalı firma adına tescilli olduğunu, ancak bu davalı markalarının müvekkili davacı firma markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, ayrıca davalı firmanın www.etilermarmaris.com.tr resmi web sitesi üzerinden müvekkili şirkete ait “Marmaris Büfe” markasının sağladığı marka haklarına tecavüz etmeye başladığını, davalıya ait sitenin hakkımızda kısmında “1964” yılına atıf yapılarak, müvekkilinin uzun yıllara dayanan itibarından, müşteri çevresinden ve kurumsal geçmişinden yararlanmaya çalışıldığını, tüketiciyi yanıltıcı tanıtım ve ticari etki yaratacak şekilde reklamlarının söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının hükümsüzlüğüne, 2010/22017 numaralı “Etiler Marmaris Büfe” markasından “büfe” ve “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına ve markanın hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin tespitine ve tecavüzün menine, kararın gazetede ilanına, masrafın davalıdan alınmasına, "www.etilermarmaris.com" sitesinden Marmaris Büfe'nin geçmişi ile ilgili tanıtımların ve “1964” ibaresinin kaldırılmasına, resmi sosyal medya hesaplarından “marmaris büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, Google arama motorunda davalının ticari çıkar amacı taşıyan yanıltıcı reklam ve tanıtımlarının tespitine, tecavüzlerinin menine, "marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibaresinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, tabela, tente vb. yerlerde “marmaris” ve “büfe” ibarelerinin birlikte kullanılmasının önlenmesine, “büfe” ibarelerinin kaldırılmasına, tecavüzün tespitine ve menine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırarak 415.519,73 TL’ye çıkartmış, manevi tazminat talebi de dahil olmak üzere 420.519,73 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumeti bulunmadığını, aynı konuda 2015/147 E. sayılı davanın halen derdest olması nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının davasını 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame etmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili davalı firmanın marka devir senedi ve yine aynı tarihli "Marka Devir Sözleşmesine Ek" protokol akdettiğini, markaların benzer olmadığını, davacı tarafın haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmeye hak kazanmadığını, müvekkili davalı firmanın "MARMARİSBÜFE" ibareli seri markaların sahibi olduğunu, esasen davacı tarafın, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davacı firmaya ihtarname çekilmişse de netice alınamadığını, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden bu eylemleri nedeniyle ne kadar gelir elde ettiğinin ayrıca tespitinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminatın belirlenmesi gerektiği, davacı ve davalı şirketlerin iş hacimleri, ticari faaliyetlerinin kapasitesi, davalının elde ettiği gelirin miktarı, tecavüzün devam ettiği süre dikkate alınarak 250.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetle ilgili kusur derecesi, kastının yoğunluğu, tecavüzün şekli dikkate alındığında davacının talep ettiği 5.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü-kısmen reddine, davalı adına tescilli 2012/90998 numaralı "MARMARİSBÜFE" markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2010/22017 numaralı "Etiler Marmaris Büfe" markasının 43. sınıfta tescilli olduğu "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının "www.etilermarmaris.com.tr" alan adlı web sitesinde "MARMARİSBÜFE" markasını kullanmak ve web sitesinin arşiv kayıtlarında gerçeğe aykırı olarak davacı şirketin geçmişine atıfta bulunarak ve 1964 yılında faaliyete başladıklarına dair bilgi verilerek marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının web sitesinden ve arşiv kayıtlarından ve tüm sosyal medya hesaplarından ve tanıtımlarından "MARMARİS BÜFE" markası ile "MARMARİS BÜFE" geçmişi ve tanıtımı ile ilgili olan "... MARMARİS BÜFE" ibaresinin ve bilgilerinin ve "1964" ibaresinin kaldırılmasına ve çıkartılmasına, 250.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin hüküm özetinin ilanına, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda tazminat miktarı net bir biçimde belirlenmiş olmasına rağmen, mahkemenin tazminat miktarını hiçbir gerekçe göstermeden ikiye bölünmesine karar vererek teknik bir konuda hakkaniyete aykırı bir durumun ortaya çıkmasına neden olduğunu, ayrıca brüt kar üzerinden hesaplama yapılmasının gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendi adına kayıtlı markasını kullandığını, "MARMARİS BÜFE" ibaresi ön planda olacak şekilde kullanıldığına dair dosya içerisinde delilin mevcut olmadığını, bu sebeple müvekkilinin kendi adına tescilli markasına dayalı olarak ticari faaliyetine devam etmesinin davacı lehine tazminata hükmedilmesi için yeterli bir gerekçe olmadığını, 2015/147 E. sayılı dosyasında da karar verilmiş olup bu kararın henüz kesinleşmediğini, bu hususta derdestlik itirazında bulunulduğunu fakat hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, mahkeme tarafından hükmedilen tazminatın hesaplaması konusunda gerekçe tesis edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Marmaris Büfe" ibaresinin uzun yıllardır davacı tarafça kullanılması nedeniyle ayırt edicilik kazandığı, davacının bu ibare üzerinde önceye dayalı hakkının bulunduğu, ayrıca davalının davacının markasından daha önceki tarihli olan 2006/34244 tescil numaralı "Marmaris Büfe" ibareli markasının mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığı, taraf markalarının 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ve bununla ilişkili sınıflar yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, ayrıca yargılama sırasında alınan 02.03.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ve ekindeki görseller gözetildiğinde davalının internet sitesinde Marmaris Büfe markasını kullanarak ve web sitesindeki arşiv kayıtlarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu özellikle davacının geçmişine atıf yaparak 1964 yılında faaliyete başladıkları yönünde bilgi verildiği hususları dikkate alındığında markaya tecavüzün ve haksız rekabetin de sübuta erdiği, 2015/147 E. sayılı dosya ile dava dosyası arasında ihlal dönemleri itibariyle farklılık bulunduğu, ayrıca hükümsüzlüğü istenilen markaların farklı markalar olduğu, derdestlik itirazlarının yerinde olmadığı, maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine göre hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, manevi tazminat miktarının da fahiş olmadığı, bilirkişi tarafından tespit edilen miktarın sadece markaya tecavüzden kaynaklandığının söylenemeyeceğini, somut olayda markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemleri nedeniyle davalının tam olarak ne kadar gelir elde ettiğinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, ihlal süresi, tarafların iş hacimleri, ticari faaliyetlerin kapasitesi ve davalının elde ettiği gelir unsurları dikkate alındığında maddi tazminat yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında usule aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş ve ayrıca faiz talebinde bulunarak kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, markanın hükümsüzlüğü, "Etiler Marmaris Büfe" markasında "Büfe" ve "Marmaris Büfe" ibarelerinin kaldırılması, internet sitesinden Marmaris Büfe'nin geçmişi ile ilgili tanıtımların ve 1964 ibaresinin kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının eylemlerinin haksız rekabet ve markaya tecavüz yaratıp yaratmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 42 nci maddesi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.