11. Hukuk Dairesi 2023/882 E. , 2024/4156 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/448 Esas, 2022/2206 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/27 E., 2020/239 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye’de ve yurtdışına ihracat olarak çocuk giyim ve aksesuar üretim, dağıtım ve pazarlama alanında bilinen tanınmış markaların sahibi olduğunu, dava konusu "CUCUNA" ibareli markanın davalı adına Türk Patent Kurumu nezdinde 07.07.2011 tarih ve 2011/57146 başvuru ve tescil no ile 03 / 24 / 25 / 28 / 35 / şeklinde davalı adına belirtilen emtia ve hizmetler için tescil edildiğini, ancak huzurdaki dava konusu CUCUNA ibareli mezkûr marka davalı tarafından tescil edildiği emtia ve hizmetlerin hiçbiri için 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) markayı kullanma olarak kabul ettiği şekilde bugüne kadar kullanılmamış olup, davalı yan tarafından tescil tarihinden beri kullanılmamasına rağmen, davalı yan adına kayıtlı olması nedeniyle müvekkili şirketin marka hukukuna ilişkin haklarının haksız olarak kısıtlandığını, bu nedenle davalı adına kayıtlı bulunan ve davalı yanca yaklaşık 7 yıldır bugüne kadar hiç kullanılmayan “CUCUNA” markasının tescilinin belirtilen sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu belirterek davalı adına kayıtlı "cucuna" ibareli markanın, tescil edildiği 03/24/25/28/35. sınıfa bağlı tüm emtia ve hizmetler yönünden kanunun ilgili maddelerine istinaden hükümsüz sayılmasına, iptaline ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hak sahibi olduğu mevcut logoyu ve markasını 07.07.2011 başvuru tarihiyle 03/24/25/28/35. sınıfları kapsayacak şekilde 2011/57146 başvuru no ve 197 tescil yayın bülten numarası ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin söz konusu markayı süreç içerisinde kullandığını veya kiraya verdiğini, halen de kullanımın devam ettiğini, müvekkilinin hak sahibi olduğu markanın adına tescilli ve tanınmış marka olduğunu, çok uzun bir süredir müvekkilinin varlığına ait olarak gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında tanınmış marka olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait 2011 57146 tescil numaralı "CUCUNA" markasının tescilli olduğu sınıflarda tescil tarihi olan 07.08.2012 tarihinden dava tarihi olan 15.01.2018 tarihine kadar ciddi ve etkin bir şekilde kullandığının ispatlanamadığı, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı ve 9 uncu maddelerinde sayılan kullanmama nedeniyle iptal koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2011 57146 tescil numaralı "CUCUNA+Şekil" markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu markayı süreç içerisinde kullandıklarını veya kiraya verdiklerini, bilirkişi raporunda "Cucuna" markasının vergi levhasında yer almadığı ifade edilmiş ise de müvekkilinin vergi levhasında marka adının yer alması gibi zorunluğu bulunmadığını, vergi levhasında söz konusu markayı kullanımına teşkil edecek bir ibarenin yer almasının da zorunlu olmadığını, bu husus her ne kadar yargılamanın her safahatinde belirtilmiş olsa da kurulan hükümde dikkate alınmadığını, müvekkilinin ticari defter tutma gibi bir zorunluluğu olmadığını, yargılama safhasında "Cucuna" markasının ürün satışına ilişkin kesilen sevk irsaliyeli faturaların dosya kapsamında sabit olduğu, bildirdikleri tanıkların dinlenmediğini, davacının markaya ve müvekkilinin haklarına tecavüz ettiğini, bu konuda davacı tarafa ihtarname çektiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının söz konusu markayı ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıya ait markanın kullanmama sebebine dayalı iptali ile sicilden terkini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 26 ncı ve 9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!