WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/881 E.  ,  2024/4454 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1679 Esas, 2022/1455 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/58 E., 2020/323 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 2018/02152 sayılı çoklu tasarım başvurusunun yapıldığını, davalı şirketin adına tescilli tasarımlara dayalı olarak müvekkili tasarımına itiraz ettiğini, diğer davalı Kurumun bu itirazı kabul ederek müvekkilinin 2018/02152/1,2,3 nolu tasarımlarının tescilinin iptaline karar verdiğini, her şeyden önce söz konusu YİDK kararının gerekçesiz olduğunu, gerekçesiz kararların ise evveliyatla iptal edilmesi gerektiğini, öte yandan kararın kendi içinde çelişkili olduğunu, zira kararda itiraza mesnet 2010/02988/10, 8 no.lu tasarımların, hem müvekkili tasarımlarından farklı olduğunun hem de benzer olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin öncelikle kendi tasarımlarını kamuya sunduğunu ve kullandığını ispat etmesi gerektiğini, aksi halde kamuya sunulmayan ve kullanılmayan tasarımın üzerinden kıyasla müvekkili tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını iddia etmenin açıkça kanuna aykırı olduğunu, davalı şirketin tasarımını kamuya sunup sunmadığı incelenmeksizin verilen YİDK kararının eksik incelemeye dayalı bulunduğunu, müvekkilinin başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde yapılan kamuya sunmaların dikkate alınmasında zorunluluk olduğunu, müvekkili tasarımının teknik açıdan ve görsellikleri itibariyle davalı şirket tasarımından ciddi farklılıklar içerdiğini, benzerliklere kanaat getirilse bile bu benzerliklerin teknik zorunluluktan kaynaklandığını, davalının müvekkili tasarımına itirazda bulunmasının tencere üretiminde bulunan şirektin hareket kabiliyetini daraltıcı nitelikte olduğunu, davalı tasarımın tencere gövdesi, kapağı ve kulplarla birlikte tescilinin hukuki bir hata niteliği taşıdığını, müvekkilinin BIM ve davalı iştiraki olan ...’a ürün verdiğini, davalı itirazının kötüniyetli olduğunu, müvekkili tasarımlarının yeni ve ayırt edici bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018/T-1100 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tasarımlarının kamuya sunulmadığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, huzurdaki dava konusu tasarımların başvuru tarihinden çok önce müvekkili tasarımlarının kamuya sunulduğunu, kaldı ki müvekkili tasarımlarının 2010 yılında tescil edildiğini, davacının kötü niyetli olarak müvekkilinin tanınırlığından ve ticari hayattaki bilinirliğinden yararlanmak amacıyla 2018 yılında tasarımları tescil ettirmeye çalıştığını, davacı tasarımlarının, müvekkili tasarımları ile aynı veya onlara iltibas yaratacak şekilde benzediğini, her üç tasarımın da yeni ve ayırt edici olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu davacının 2018/02152-1-2-3 sayılı tasarımlarının, davalıya ait 2010/02988/8-10 no.lu tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, TÜRKPATENT YİDK’in 2018-T-1100 sayılı kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesiz, çelişkili, aşikâr eksiklikler ihtiva eden YİDK kararını iptal etmemesinin kabul edilemez olduğunu, davalı ... tarafından, müvekkili tasarımlarının “benzer” nitelikte olduğu kabul edilen davalı şirket tasarımlarının kamuya sunulmadığını, davalı şirketin söz konusu tasarımlarını, kamuya sunduğunu/ kullandığını ispat edemediğini, Mahkemenin tasarımın kullanılmasında bir zorunluluk bulunmadığına dair kararının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tasarımlarının, teknik açıdan ve görsellikleri itibariyle de davalı şirket tasarımlarından ciddi farklılıklar içerdiğini, Mahkemenin tasarım farklılıklarını incelemeksizin, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itirazlarını dikkate almaksızın hukuka aykırı olarak tanzim edilen bilirkişi raporunu esas alarak hüküm tesis ettiğini, Mahkemenin ve bilirkişinin tasarımların benzerliklerine dair yaptığı değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını, tasarımların gövdelerinin, kanal çizgilerinin, kanal aralıklarının ve görüntülerinin oldukça farklı bulunduğunu, müvekkili tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde oluşan genel izlenim kapsamında davalı şirket tasarımlarından farklı ve ayırt edilebilir nitelikte olduğunu, Mahkeme kararında ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise “bilgilenmiş kullanıcı" yönünden hiçbir şekilde değerlendirilme yapılmadığını, tasarıma konu ürünlerde seçenek özgürlüğünün de oldukça dar bulunduğunu, aksi yöndeki bilirkişi raporunun yerinde olmadığını, davalı şirketin kötü niyetli tutumunun yargılama esnasında hiç incelenmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıklarının, tasarım uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, zira söz konusu raporda tasarımcının seçenek özgürlüğü ve teknik zorunluluklar değerlendirildiği gibi taraf tasarımlarının benzer ve farklı yönleri de belirtilmek suretiyle sonuca ulaşıldığı, her ne kadar davacı tarafça YİDK kararının çelişkili olduğu ileri sürülmüş ise de söz konusu YİDK kararındaki, dava konusu tasarımların itiraza mesnet tasarımlardan genel izlenim itibariyle farklı olduğu şeklindeki açıklamanın maddi hataya dayalı olduğunun açık bulunduğu, öte yandan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin birinci fıkrasında yayımın da kamuya sunma olarak kabul edilmesi karşısında davacının, redde mesnet tasarımların kamuya sunulmadığına ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve bunlara ek olarak YİDK kararınındaki çelişkinin maddi hata olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının endüstriyel tasarım başvurusunun davalının adına tescilli tasarımları karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı yönündeki YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 57 nci ve 77 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.