11. Hukuk Dairesi 2023/878 E. , 2024/2900 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1630 Esas, 2022/2059 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun esastan reddine, davalı başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.04.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkilinin ... Element İletişim Danışmanlık Turizm ve Tic. Ltd. Şti. adı altında yarı yarıya ortak olduklarını, aralarında şirketin faaliyetlerinden kaynaklanan anlaşmazlıklar bulunduğunu, davalının 2008 yılından itibaren şirket evrak ve belgelerine el koyduğunu, müvekkilinin şirketi ile irtibatını kestiğini, şirket faaliyetlerini kendi bünyesinde yürütmeye başladığını, daha sonra şirketin müvekkilinden alacağı olduğundan bahisle müvekkiline ihtarnameler keşide ettiğini, şirket hisselerinin tamamını müvekkilinden hiçbir bedel ödemeden devralmaya çalıştığını, yapılan görüşmelerde amacına ulaşamayınca şirket uhdesinde bulunan ve davalının zor ve hile kullanarak ele geçirdiği müvekkiline ait imzalı boş kağıdın üstünü daktilo ile doldurarak bono haline dönüştürdüğünü ve 202.090,41-USD=315.543,96 TL alacak talebi ile icra takibi başlattığını, bunun üzerine müvekkilinin suç duyurusunda bulunduğunu soruşturmanın halen devam ettiğini, yine icra takibinden sonra takibin iptali için İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/1190 esas sayılı dosyasından dava açıldığını, bu davada Adli Tıp Kurumunca yapılan imza incelemesinde bono haline dönüştürülen A4 kağıdı altındaki imzanın müvekkiline ait olduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkiline hitaben noterlik kanalı ile keşide ettiği ihtarnameler ve içerikleri incelendiğinde müvekkilinin hiçbir şekilde davalıya bir bono tanzim ederek vermediğinin anlaşılacağını, davanın kabulü ile İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2010/13864 esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline, takibe konu yapılan sahte bononun iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı-borçlunun dava konusu beyan ve iddialarının daha önce gerek ticaret ve icra hukuk mahkemesinin ve gerekse savcılık makamının incelemesinden geçtiğini ve neticede bu dosyalarda ret ve takipsizlik kararları verildiğini, davacının asılsız, soyut, usul ve yasaya aykırı beyan ve iddialarının hukuki himaye görmediğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki hukuk, ceza ve vergi davaları, dosya kapsamında dinlenen tanıklar ve tüm dosya kapsamı uyarınca, bonodaki imzanın davacı eli ürünü olduğu, açığa bono düzenlemenin mümkün bulunduğu, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia edenin, bu savını yazılı belge veya diğer kesin delillerle ispat etmek zorunda bulunduğu, davacı tarafça imzanın kötüye kullanıldığının kesin delillerle ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu bonoyu cebir ve şiddet kullanarak kendisine imzalattığını, bononun sonradan doldurulduğunu, bono tarihinde yurt dışında bulunduğunun kanıtlandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verildiğini ancak ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına da karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf sebebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 2004 sayılı Kanun 72 inci maddesi.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 397 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!