11. Hukuk Dairesi 2023/874 E. , 2024/4127 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1452 Esas, 2022/2099 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/97 E., 2022/675 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, bono bedelinin 65.000,00 USD olarak düzenlenmesine rağmen önüne "1" rakamı getirilerek senedin 165.000,00 USD'ye dönüştürüldüğünü ve 85.000,00 USD üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin senette tahrifat yapıldığı iddiasıyla İcra Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, yapılan yargılama sonucunda, senette belirttikleri şekilde tahrifat yapıldığının ve senedin gerçek değerinin 65.000,00 USD olduğunun tespit edildiğini ve takibin kısmen iptaline karar verildiğini, İcra Hukuk Mahkemesi kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, savcılıkta verdiği ifadesinde müvekkilinden takip öncesi bono bedelinden daha fazla olan 80.000,00 USD'yi tahsil ettiğini beyan eden davalının buna rağmen takibe devam ettiğini, müvekkilinin bu nedenle icra dosyasına 176.630,00 TL ve 5.863,10 TL tahsil harcını ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve haciz tehdidi altında ödediği bedellerinin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 19.03.2010 tarihli sözleşme nedeniyle davacıdan 125.000,00 USD alacaklı olduğunu, müvekkilinin davacıya elden borç verdiğini, bu nedenle senedin 165.000,00 USD olarak düzenlendiğini, zaten senedin yazı kısmında bedelin "yüz alt beş bin USD" yazdığını, dolayısıyla yazılı bedele itibar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin (Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda verilen) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen raporla, davaya konu senedin rakamla miktar belirtir bölümünde yüzbinler basamağında yer alan " 1 " rakamının ve yazıyla miktar belirten kısmındaki "yüz" ibaresinin konum, ebat, satır hizası ve kalem baskı derecesi bakımından farklılıklar arz ettiklerinin ve bulundukları yere sonradan eklendiklerinin tespit edildiği, keza davalının da 30.05.2022 tarihli celsede, senette yer alan düzeltmelerin kendisi tarafından yapıldığını ikrar ettiği, bu nedenle bononun gerçek değerinin 65.000,00 USD olduğu, davalı tarafça bono nedeniyle 80.000,00 USD 'nin de takipten önce ödendiği beyan ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2013/11794 E. sayılı icra dosyasında takibe konu bonoya dayalı olarak davalıya borçlu olmadığının tespitine, 176.630,00 TL bedelin ödeme tarihi olan 17.04.2014 tarihinden itibaren ve 5.863,10 TL tahsil harcının ödeme tarihi olan 17.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından dava konusu bono ile ilgili herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın dosya kapsamında Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/704 E. sayılı ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/19639 Soruşturma No'lu dosyasından alınan bilirkişi raporlarında dava konusu bonoda yazı ile yazılan kısımların sonradan doldurulduğuna ilişkin bir tespit olmamasına ve “bono bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterilipte iki bedel arasındaki fark bulunursa yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur” görüşünü kabul etmesine rağmen sadece yorum yolu ile objektiflikten uzak bir şekilde bonoda “yazı ile yazılan” kısımların sonradan doldurulduğu şeklinde gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı ve dava dışı diğer borçlu ... 2010 yılında haricen adi ortaklık kurduğunu, bu ortaklık nedeniyle müvekkili, davacı borçluya ve dava dışı diğer borçlu....'a Saurerr 4040 HB 110 çerçeve 1996 model brode makinası almaları için 125.000,00 SD borç para vermişdiğini, bu borç nedeniyle taraflar arasında 19.03.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, ayrıca müvekkili tarafından davalıya başkaca ayrıca ortaklık kapsamında müvekkilinin defalarca kere hem banka yoluyla hem de elden borç para verdiğini, dosyaya ibraz edilen banka dekontlarından da görüleceği üzere taraflar arasında para alışverişinin olduğunu, müvekkilinin 19.03.2010 tarihli sözleşmede belirtilen rakam dışında da davacıya para verdiğini ve davacı adına işlem yaptığının sabit olduğunu, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/19639 Soruşturma No'lu dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı - borçlu yanın dosya kapsamında yer alan anlatımlarının gerçekleri yansıtmadığını, sebepsiz zenginleşme amacı bulunduğunu, yasal mesnedi bulunmayan ve hukuki dayanaktan yoksun işbu istirdat davasının reddi gerekirken davanın kabulüne ilişkin karar usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!