WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/868 E.  ,  2024/4283 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/115 Esas, 2022/2027 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/282 E., 2020/287 K.

Taraflar arasındaki hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin kamu yararına çalışan bir vakıf olduğunu, kurulduğu bu günden bu yana erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkların korunması için çalıştıklarını, müvekkilinin tema markasının sahibi olduğunu ve tanınmış hale getirdiğini, vakfın bu derece tanınmışlığı nedeniyle "tema" kelimesi söylendiğinde ilk akla gelenin Tema Vakfı olduğunu, müvekkilinin yakın zamanda davalının "tema eğitim kurumları" ve "temakids" markalarıyla eğitim faaliyetleri yaptığını, faaliyetlerinde "TEMA" adını özellikle öne çıkararak doğa eğitimleri reklamları yaptığım vakfa telefonla ulaşan gönüllülerden öğrenmiş olduğunu, konuyu incelediklerinde davalının vakıf ile aralarında bağ varmış izlenimi vermeye çalıştığının görüldüğünü, davalının vakfa ait tanınmış markaya, özellikle vakfın üstlendiği "doğa eğitimi" konularında kullandığını, davalı tarafindan yapılan marka başvurularına da Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde itiraz edilmiş olduğunu, bu itirazlar neticesinde "tema eğitim kurumları" markasının tescil edilmemiş olduğunun fakat "temakids” markasının ise tescil edilmiş olduğunun görüldüğünü müvekkilinin tanınmış marka olan özel/01469 markasının ve "TEMA" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, bu markaların tümünün temel unsurunun "TEMA" kelimesi olduğunu, aynca vakfın unvanında da "TEMA" adının geçtiğini, vakfa ait olan bu markanın tanınmış marka olduğunun kabul edilmiş olduğunu, müvekkil markası ile ayniyete yakın benzerlik taşıyan davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğünün talep edildiğini, bunun yanı sıra davalının kullanımının müvekkilinin faaliyet alanı olan eğitim, doğa, doğa eğitimi alanlarında olduğunu, davalı markasınında unsurunun tema kelimesi olduğunu, "kids" kelimesinin markaya özgünlük katmadığını, hatta tema markasının çocuk gibi bir izlenim oluşturduğunu, tema markasının bir zinciri gibi algılanabileceğini, müvekkilinin bugüne kadar Milli Eğitim ile yapılan ortak çalışmalar ile çocuklara defalarca doğa ile ilgili eğitim ve çalışmalar yaptırdığını, bu nedenlerle davalı ile aynı sınıfla örtüştüğünü, davalı tüketici nezdinde müvekkilinin yaratmış olduğu güvenirlilikten yararlandığını ileri sürerek davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2013 yılında eğitim işleri ile iştigal etmek üzere kurulduğunu, tercih edilir bir eğitim kurumu olmayı başardığını, www.tema.kl2.tr uzantılı resmi internet sayfaları incelendiğinde bu durum açıkça görüleceğini, davacının markasına öykünmek gibi bir niyetin olmadığını, davacının yalnızca T/01469 no.lu marka korumasının devam ettiğini, davacının tanınmışlığının TÜRKPATENT tarafından logolu özel tasarımlı ibare için geçerli kabul edildiğini, salt "TEMA" kelimesi için bu niteliğin, tanınmışlığının geçerli olmadığının açıkça belirtildiğini, bunun yanı sıra salt tanınmış olmanın koruma sağlaması için yeterli olmadığını, davacı vakıf senedine bakıldığında açıkça ve özetle davacı vakfın doğayı koruma amacı ile kurulmuş olduğunu, davalı müvekkilinin ise faaliyet alanı eğitim olan ticari bir şirket olduğunu, ana konusunun eğitim olduğunu, davacının eğitim konusunda tanınmışlık kazanmış nitelikte bir faaliyetinin de bulunmadığını, müvekkili şirketin 2013 yılında tescil edilmiş bir şirket olduğunu, o zamandan beri de "TEMA" ibaresini kullanmakta olduğunu, müvekkilinin 2014/67197 sayılı klasik yazılış dışındaki "TEMAKİDS" markasının davacının hem logolu özel tasarımlı "TEMA" ibaresinden hem de yine çok özel tasarımlı logolu tema meşe palamudu ibarelerinden farklı olduğunu, herhangi bir karıştırmaya sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını, davacının markasına zarar verme ve haksız kazanç sağlamasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "TEMA" ibareli markasının tanınmış marka olarak koruma altında olduğu, davacının markasını bilen ortalama tüketici davalının 41 inci sınıf hizmetlerin tamamında keza 43 üncü sınıf için ise "gündüz bakımı (kreş) hizmetleri açısından karıştırma ihtimali oldukça yüksek olduğu, davalının markasındaki "kids" ibaresi markada tali bir unsur olduğu, davacının "TEMA Meşe Palamudu + şekil" ibareli markasında "TEMA" ibaresi büyük puntolarla yazılmış olup, markada asıl unsur "TEMA" ibaresi ve şekil unsuru olup, benzerlik oranı düşük olsa da markanın asıl orjini "TEMA" ibaresi olduğundan her iki marka arasında bağlantı kurulması ihtimali bulunduğu, ilk alınan bilirkişi raporunun çoğunluk görüşünde de davacının internet sitesinde çocuklara ve gençlere yönelik çevre eğitimleri verdiği, davacının eğitim sektöründeki bu çalışmalarının davalı tarafından eğitim sektöründe kullanılması halinde davacı markasının sulandırılması, itibarsızlaştırılmasına sebebiyet vereceğinin tespit edildiği, ikinci bilirkişi raporunda oybirliği ile bildirildiği üzere her ne kadar sektörel olarak davalı marka kullanımının davacı marka itibarına zarar vermediği anlaşılmış ise de markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi ve haksız yarar sağlanabileceğinin değerlendirildiği, emtia sınıfları bakımından markanın hükümsüz kılınması gerektiği belirtildiği, bu kapsamda her iki raporda da, davalı marka kullanımlarının 41 inci sınıfın tamamı ve 43 üncü sınıfta "gündüz bakımı (kreş) hizmetleri" alt grubu kullanımlarında davacı tescilli tanınmış markasının sulandırılmasına ve haksız yarar sağlanmasına sebebiyet verebileceği, bu nedenlerle davalı tarafın 2014/67197 tescil numaralı markasının, 41 inci sınıfta tescil edilmiş olduğu hizmetlerin tamamında, 43 üncü sınıfta ise "gündüz bakımı (kreş) hizmetleri" hizmetlerinde hükümsüz kılınmasının şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 41 inci sınıfta tescil edilmiş olduğu hizmetlerin tamamında, 43 üncü sınıfta ise "gündüz bakımı (kreş) hizmetleri" sınıfında kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, tema kelimesinin yanına kids kelimesi konularak sanki müvekkilinin çocuklara hitap eden etkinlikler yapıyormuşcasına izlenim vermeye çalışıldığını ve bu markanın tescil edildiğini, 43 üncü sınıftaki geçici konaklama hizmetleri, yiyecek ve içecek sağlama hizmetleri, hayvanlar için geçici barınma sağlama hizmetleri yönünden davalının markasının etkilenmediği sonucuna ulaşıldığını, oysa tanınmış markanın tüm sınıflar bakımından koruma sağladığını, dolayısıyla kısmen red kararının hatalı olduğunu, üstelik reddedilen alanların müvekkili ile ilgisiz olmadığını, ülkemizde 800.000'i aşan müvekkilinin gönüllüsünün bulunduğunu, dolayısıyla herhangi bir gönüllünün 43 üncü sınıf kapsamında konaklama veya yiyecek servisi hizmeti gördüğü takdirde aklına müvekkilinin geleceğini, ayrıca müvekkilinin ekolojinin savunulmasına hizmet eden organik tarımı desteklediğini, bu konuda çalışmalar yaptığını, bu nedenlerle somut olayda müvekkilinin konaklama yiyecek içecek sağlama ve hayvan barınma hizmetleri dışında tutmanın mümkün olmadığını, davalının markasının bu sınıflar yönünden de hükümsüz kılınması gerektiğini, kaldı ki davalının internet sayfasında "TEMA" kelimesini öne çıkararak kullandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalar arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, birinci bilirkişi raporda benzerlik bulunmadığını, ikinci bilirkişi raporda çok düşük oranda benzerlik bulunduğu ve iltibas riskinin bulunmadığının tespit edildiğini, tanınmışlığın belirlenmesinde davacının yaptığı başvuruya ilişkin belgelerin de getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, sektör bilirkişilerinin açıklamalarına rağmen davanın kabul edildiğini, yine eğitim sektör bilirkişisinin açıklamalarının dikkate alınmadığını, dava konusu logolu tema markasının her iki raporda da tanınmış olduğunun belirtildiğini, ancak hangi sınıf ve mal için bu tanınmışlığın söz konusu olduğunun belirtilmediğini, ayrıca her iki raporda dava konusu sınıflarda tanınmışlığın olmadığı noktasında ortak görüş bildirildiğini, markalar arasındaki benzerlik düşük seviyede olup, hem de sınıfların farklı olduğunu, buna göre hükümsüzlük verilmesinin doğru olmadığını, delillerin kapsamlı olarak incelenmediğini, taraflı incelendiği ve olmayan olguların var gibi bir algı oluşturulduğunu, bilirkişilerin davacının 2019 yılı internet sayfasını incelediklerini oysa dava tarihi ve davalının tescil tarihindeki durumunun tespit edilmesi gerektiğini, raporlarda benzerlik ve iltibas değerlendirilmesinin çelişkiler içerdiğini, hangi markanın/ibarenin tanınmış olduğu olgusunun yanlış değerlendirildiğini, davacının tanınmışlık aldığı markayı değil ona ayrıca ek yaptığı yaprak logolu markayı kullandığını, davacının tanınmışlığını dayandırdığı markayı kullanmadığını, yine raporda ortalama tüketici değerlendirilmesinin de yanlış yapıldığını, eğitim sektöründeki tüketicinin daha dikkatli olacağını, sessiz kalma yolu ile hak kaybı savunmalarının dikkate alınmadığını, somut olayda sessiz kalma yolu ile hak kaybının meydana geldiğini, davalının markasının 2013 ve 2014 yılı itibariyle kullandığını, aradan bunca geçen zaman sonunda hükümsüzlük kararı verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarından ana unsurun "tema" kelimesi olup, diğer unsurlar bakımından logo, renk ve yazı karakterleri markaların birbirinden farklılaştırmış ise de ana unsurun tema kelimesi olması nedeniyle marka görsellerinin benzerlikten birbirine yakınlaşmakta olduğu, davalının hükümsüzlüğü istenilen markasının 41 inci sınıfta tescilli olup, davacının 2011/114742 tescil numaralı markasının "Eğitim ve Öğretim Hizmetleri. Sempozyum, Konferans, Kongre ve Seminer düzenleme, İdare Hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. yayınlama hizmetleri. Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri" alt grubunda tescilli olduğu, söz konusu davacıya ait bu marka ile davalı markası 41 inci sınıfta örtüştüğü, markalar arasında gerek görsellik açısından gerekse tescilli oldukları sınıflar bakımından benzerlik bulunduğu, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olup tema kelimesinin Tema Vakfı ile özdeşleşmiş olduğu ve tema kelimesinin isim olarak kullanıldığı durumlarda ilk akla gelenin Tema Vakfı olacağı hususları dikkate alındığında davacı ile davalı markası arasında bağlantı bulunduğu izleniminin edinileceği, davacının Türkiye çapında bilindiği ve özellikle çocuklar dahil gençleri hedef alan eğitimler verdiği, davalı tarafından ise İstanbul'da belirli bir bölgede eğitim ve kreş hizmeti verildiği, davacının ticari amaçlarla hareket etmiyor olsa bile davalının ticari amaçlar ile eğitim faaliyetinde bulunması olgusunu belirli bir çevrede de olsa davacının markasının ayırt edici karakterini zedeleyebileceği, doğa konusunda duyarlı tüketiciler nezdinde "tema kids" ibaresinin davacıyı çağrıştırabileceği, bu durumda ise davalının davacının markasının tanınmışlığından yararlanabileceği, dolayısıyla davalının marka kullanımlarının 41 inci sınıfın tamamı ve 43 üncü sınıftaki "gündüz bakımı(kreş) hizmetleri" alt grubu kullanımında davacının tescilli tanınmış markasının sulandırılmasına ve haksız yarar sağlanmasına sebebiyet verebileceği, ancak 43 üncü sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlama hizmetleri" bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.