11. Hukuk Dairesi 2023/858 E. , 2024/4021 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1537 Esas, 2022/1743 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/96 E., 2019/150 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men'i, ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35.sınıf da dahil olmak üzere "..." ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "... ..." ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "... ..." ibaresinin kullanıldığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını ve bu davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kararların Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından kesinleşmesi üzerine 2016 yılında kararın infaz edildiğini, ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "..." markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek, davalıların "... ..." ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "... ..." ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan,dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yakın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, tabelasında "..." ibaresinin yer almadığını, tabelada "Dükkan Sizin (... amca logosu içinde) B (horon tepen kadın figürü) Z (horon tepen erkek figürü) M ...-71 "her zaman yanınızda" ... GIDA" ibaresi bulunduğunu, davanın haksız olduğunu, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait ... dükkanında "... ... 71" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "..." ibaresinin mevcut olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan fotoğrafta da "..." ibaresinin aynı yazım şekliyle görüldüğü, keşif sırasında çekilen fotoğraflarda tabelada ve iş evrakında "İ" harfi yerine dans eden insan figürlerinin mevcut olduğu, bu durumun markalar arasındaki iltibas ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, zira işitsel ve anlamsal olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu sebeple markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne, ticaret sicilinin terkini hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ''...'' markasının kendi tanınmış markası olduğunu iddia ettiğini, ancak ''..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumunda dava dışı ... Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğunu ve davacının tanınmış markası olmadığını, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, davaya konu "... ..." ibaresinin önlenmesinin ve men edilmesinin talep edilmiş olması sebebiyle, taleple bağlılık gereği Mahkemece "..." ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının, ''... ... ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine'' şeklindeki talebinin yerinde olmadığının kabul edilmesi sebebiyle, bu talebin reddine ve dolayısıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken ''karar verilmesine yer olmadığı'' kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira talebin şarta bağlanamayacağını, esasa ilişkin olarak; davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde ... markasını kullandığına dair hiçbir delil bulunmadığını, Horon figürlü ''BZM'' ibaresinin bile ''BAKKALIM'' ifadesi olmadan kullanılmadığını, dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde ne ''...'' ne de ''BZM'' ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda "...davacıya ait olan "..." ibareli markanın davalı tarafında işletme tabelasında ve işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında "...MARKET VE ŞARKÜTERİ" ibaresinin yazılı olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu, işletme içerisinde bulunan ürün fiyat broşüründe ve plastik poşetlerde " B Z M ..." ibaresinin yazılı olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu..." tespit ve değerlendirmesinde bulunulduğunu, 09.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda da davacının markasının zayıf marka olması sebebi ile küçük değişikliklerin dahi karıştırma ihtimalini bertaraf edebileceği, davalının kullanımında "İ" harfi yerine dans eden insan figürlerinin kullanılmasının markayı farklılaştırdığı, tüketicilerin "..." ibaresini iyelik eki olarak algılayacakları, "... ..." şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağı tespit ve değerlendirmesinde bulunulduğunu, davacı tarafın dava tarihinden çok daha önce çektiği fotoğraflara göre hukuka uygun bir şekilde karar verilemeyeceğini, müvekkilinin kullanımının "B Z M ..." şeklinde olduğunu, "İ" harflerinin yerinde de dans eden insan figürleri bulunduğunu, bilirkişi raporunda da isabetli olarak tespit edildiği üzere davalı tarafından "..." ibaresinin iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığını, davacı markasının zayıf marka olduğunu, sonuçlarına katlanılması gerektiğini ileri sürerek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince dava dilekçesinde, ''Kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine,'' şeklinde talepte bulunulmuş olup, Mahkemece; ''davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı'' gerekçesiyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; ayrı bir dava şeklinde görülebilen ve somut dava yönünden objektif dava yığılması şeklinde değerlendirilmesi gereken söz konusu talebin, eldeki dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığı, zira Mahkemenin kararında da vurgulandığı gibi, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı, bu sebeple somut talebin reddine karar verilmesi gerekirken, ''karar verilmesine yer olmadığına'' karar verilmesinin hatalı olduğu, bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına ve davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresini iş yeri tabelasında, ürünler üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaları esas unsuru olan "..." ibaresini davacı şirketin tescilli markasının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tebela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve işbu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, hükmün kesinleşmesinden sonra imhasına, hükmün ilanına, davacının, ... ... ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ticaret unvanının terkini talebinden ibarettir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derce Mahkemesi tarafından davacı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiş olup davacı taraf istinaf yoluna başvurmamıştır. Bu durumda vekalet ücreti yönünden davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu hususu gözetilmeksizin davacı lehine birden fazla vekalet ücreti tayini isabetli olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 10/c, 10/d ve 10/e numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 15.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!