WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/849 E.  ,  2024/2779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/499 Esas, 2022/1584 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/471 E., 2021/1038 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.04.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı şirketin 01.06.2020 vade tarihli 243.000,00 USD bedelli bonoya dayalı olarak müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatığını, senedin müvekkillerine zorla imzalatıldığını, kefalet şartlarının oluşmadığını, müvekkillerinin davalıdan olan alacağının takas ve mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra takibi yapmakta kötü niyetli olan davalı şirketten kötü niyet tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davalı şirketin 01.06.2020 vade tarihli 151.500,00 USD bonoya dayalı olarak müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatığını, senedin müvekkillerine zorla imzalatıldığını, kefalet şartlarının oluşmadığını, müvekkillerinin davalıdan olan alacağının takas ve mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra takibi yapmakta kötü niyetli olan davalı şirketten kötü niyet tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senetlerin zorla imzalatılmadığını, 18.02.2020 tarihli protokol gereğince müvekkiline verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça asıl ve birleşen dava dosyalarında davaya konu edilen bonoların davalı şirket yetkililerince zor kullanılarak müvekkillerinden alındığı iddia edilmiş ise de, davacı tarafın işbu iddiasını ispata yönelik herhangi bir delil sunmadığı, aksine, davalı tarafça dosyaya sunulan 18.02.2020 tarihli protokolde davalı şirket yöneticiliği yapan davacı ...'nın görev yaptığı dönem içerisinde, şirket deposunda yapılan sayım sonucu çıkan açığın kapatılması karşılığı düzenlenip davalı şirkete verildiği, kayıtsız şartsız borç ikrarını haiz kambiyo senedi vasfındaki bono bedellerinin ödendiği iddia ve ispat edilmediği gibi rotokolde belirtilen 70.000,00 USD alacağın davacı ... tarafından İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2020/7028 E. sayılı takip dosyasında takibe konu edildiği, işbu takibe yapılan itiraza binaen takibin durduğu, takibe konu alacağın varlığı ve miktarı takip nedeniyle açılacak itirazın iptali davası neticesinde tespit edileceğinden, işbu miktar alacağın takas ve mahsubuna ilişkin şartların, takas ve mahsubu istenen alacağın muaccel olmaması nedeniyle oluşmadığı gerekçesi ile davacı tarafça ispat edilemeyen asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarında ispat yükünün alacağı olduğunu iddia eden davalı tarafta olduğunu ancak davalının alacağını ispat edemediğini, davaya konu senetler üzerinde “nakden” ibaresi bulunduğunu oysaki davalı şirket tarafından müvekkillerine herhangi bir para verilmediğini, kaldı ki müvekkilleri ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin de bulunmadığını, 18.02.2020 tarihli protokol içeriğinin doğru olduğunun davalı şirket tarafından ispat edilemediğini, söz konusu protokol ve senetlerin müvekkillerine zorla imzalattırıldığı yönündeki beyanları saklı kalmak kaydı ile; bir an için hiçbir zorlama, baskı ve tehdit olmadan taraflar arasında böyle bir protokolün imzalandığı ve bu protokole göre de davaya konu senetlerin verildiği varsayılsa bile, protokolde yazan hususların doğru olup olmadığının tereddüde mahal vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini, müvekkili ... yönünden hukuken geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını inceletmekten imtina ettiğini, davalı şirketin imza yetkisine sahip yetkililerinin yegane amacının müvekkillerine ait malvarlığını elde etmek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme gerekçelerine ek olarak, protokol düzeleme tarihi ile dava tarihi nazara alındığından aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen davadan önce suç duyurusunda bulunulmadığı, davacıların baskı altında imza ettirildiğini iddia ettikleri protokol uyarınca davacılardan Tülay'a verilen bonoya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, protokolün 5 nci maddesinde yer verilen ödeme şartına göre takas mahsup talebine itibar edilmemesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece delillerinin toplanmadığını, protokol içeriğinin doğru olmadığını, davalının defterlerini sunmaktan imtina etmesi sebebi ile müvekkillerinin iddiasının ispat edilmiş sayılması gerektiğini, senetlerde yer alan ''nakden'' ibaresinin doğru olmadığını, bunun davalı tarafından da kabul edildiğini, protokolün 5 nci maddesi gereğince mahsup yapılması gerektiğini, senetlerin baskı altında imzalandığını, davacılardan Belma yönünden kefalet şartlarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, senetten kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.