WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/84 E.  ,  2024/3672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1435 Esas, 2022/1165 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/463 E., 2018/166 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının tescil başvurusunda bulunduğu 2015/107417 sayılı “CEPARTI cebinize artı değer katar" ibareli markanın, müvekkili adına tescilli tanınmış CEP ibareli markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olacağını, YİDK nezdinde yaptıkları itirazın reddedildiğini, söz konusu ibarenin tescil edilmesi halinde tüketiciler nezdinde karışıklık yaratacağını, haksız avantaj sağlayarak müvekkilinin markalarının itibarını zedeleyeceğini, “cep” ibaresinin müvekkilinin kullanımından dolayı ayırt edici ve tanınmış hale geldiğini, davalının markasındaki “artı” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını, davalının başvurusunda “cep” ibaresinin ön plana çıkarıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde; başvuru konusu markanın davacının CEP ibareli markaları ile benzer olmadığını, davacının markaları ile iltibasa konu olamayacağını, markaların görsel, fonetik veya bütünsel açıdan tüketici nezdinde iltibas yaratmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile CEP kelimesinin cep telefonu emtiasını doğrudan doğruya tanımlayan, bu yolla sunulan hizmetleri ise yoğun biçimde çağrıştıran bir sözcük olduğu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığı, davalının CEPARTI ibareli markasının, gerek markanın bütünsel imajı ve tasarımı, gerekse CEBİNİZE DEĞER KATAR sloganı sebebiyle 09, 16, 35, 37 ve 38. sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden, davacının CEP esas unsurlu markalarından farklı ve yeni bir marka olduğu, benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının “CEP” markasının tanınmış marka olmadığı, davalının marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının zayıf marka olduğu yönündeki tespitin hatalı bulunduğunu, Mahkemenin başvuru konusu markanın müvekkilinin markalarının serisi olarak algılanma ihtimalini gözardı ettiğini, bilirkişi heyetince müvekkilinin markasının ayırtediciliğinin düşük olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, davalının markasında yer alan "artı" ibaresinin markayı ayırt edici hale getirmediğini, bu yönde emsal karar olduğunu, iltibas ve haksız rekabet yaratmaya çalıştığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının “CEP” markasının tanınmış marka olmadığı, davalının marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.