11. Hukuk Dairesi 2023/838 E. , 2024/4468 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesince 21. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/240 Esas, 2022/1317 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/329 E., 2020/536 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; hesap kat tarihinde müvekkilleri ve müvekkillerinin kefili olduğu şirket hakkında geçici mühlet kararı bulunduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl borçlu şirketin borçlarını ödeme kabiliyeti bulunduğunu, hakedişlerin zamanında ödenemeyecek olması sebebiyle bir takım sıkıntılar yaşama ihtimali doğduğunu, asıl alacağa işletilen faiz oranı ve miktarının fahiş olduğunu, müvekkillerinin müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredilerin KGF garantisi altında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/4215 sayılı icra takip dosyasında davacı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 3.488.819,77 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara bila tebliğ edildiği, davalı borçluların 17.04.2019 tarihinde takibe konu borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, itirazın 7 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı, itirazın davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre olan 27/06/2019 tarihinde açıldığı davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığı, davalıların işbu sözleşmeyi kefil olarak imzaladıkları, kefaletlerinin geçerli olduğu, asıl borçlunun konkordato talep etmesinin başlatılan takip ve açılan davaya etkisinin olmadığı, sözleşme hükümlerine göre yapılan hesaplama sonucunda takip tarihi itibariyle davalıların her iki hesapla ilgili olarak toplam sorumlu olduğu miktarın belirlendiği, bilirkişi raporlarının toplanan delillerin içeriğine uygun, denetime de elverişli olması nedeniyle yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların 2.887.120.19 TL asıl alacak, 40.395,42 TL faiz, 2.019,76 TL BSMV olmak üzere toplam 2.929.535,37 TL'ye yapmış olduğu itirazın iptaline, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 537.470,19 TL'sine yıllık %24,37, bakiyesine yıllık %27 temerrüt faizi ve BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, %20 icra inkar tazminatı olarak hesaplanan 577.424,04 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kök raporda yapılan usul ve yasaya uygun hesaplamalara göre karar verilmesi gerekirken faiz oranlarının tespitinde ve tarihlerde hataya düşüldüğünü, müvekkilinin alacağının eksik hesaplandığı ek raporların hükme esas alındığını, ek raporda faiz oranı, gecikme tarihi gibi parametrelerde hataya düşüldüğünü, ana para ve faiz alacağının eksik tespit edildiğini, ek rapor ile kök rapor arasında çelişki oluştuğunu, sözleşmede kredinin vadesinde ödenmemesi halinde aynı tür krediler için uygulanan faizin %50 fazlasının ve onun gider vergisinin ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, dosyaya sunulan belgelerle de o dönemde uygulanan kredi faiz oranının %45 olduğunun anlaşılacağını, buna göre bu oranın %50 fazlası olan %67,50 oranının uygulanması gerektiğini, hatalı oran üzerinden temerrüt faizi hesaplandığını, bu durumun ödemesini geciktirerek sözleşmeye aykırı davranan borçlunun ödüllendirilmesi sonucunu doğurduğunu, hesabın kat edildiği tarihe kadar %67,50 oranı üzerinden faiz hesaplanıp, daha sonra kredi borcu ile hesaplanan faiz toplanarak müvekkilinin kat tarihi itibarıyla asıl alacağının belirlenmesi gerektiğini, kat ihtarnamesi ile verilen sürenin sonundan itibaren faiz istenebileceğine ilişkin tespitin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece ileri sürülen vakıada tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelenin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!