11. Hukuk Dairesi 2023/834 E. , 2024/4356 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/259 Esas, 2022/1687 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1007 E., 2019/546 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalıya aydınlatma armatürleri ile çeşitli elektrik aksamları sattığını, bu ürünlerin bir kısmının montajını da yaptığını, taraflar arasında 2-3 yıl içinde yaklaşık 3.500.000,00 TL'lik ticaret yapıldığını, bu ticaret karşılığı ödemelerinin bir kısmını davalının gerçekleştirdiğini ancak takibe konu 222.178,11 TL'lik kısmının ödenmediğini, aradan 1 yıl geçmesine rağmen ödeme yapılmayınca, İstanbul Anadolu 8.İcra Dairesi'nin 2017/21436 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borcunu ödememek ve geciktirmek gayesiyle haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazlarının iptali ile icra takibinin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip talebinde belirtilen faturaların incelenmesinde 08.07.2016 tarihli 110.188,93 TL faturanın davalı tarafından vergi dairesine beyan edildiği, 03.08.2016 ve 01.09.2016 tarihli faturaların bildirilmediği, davacı tarafından ibraz edilen sevk irsaliyesinin 08.07.2016 tarihli faturaya ilişkin olup diğer faturalar yönünden sevk irsaliyesi ibraz edilmediği, davacı tarafından 08.07.2016 tarihli fatura içeriği mal ya da hizmetin davalıya teslim edildiği ispatlamış ise de davacı defterlerinde bu faturanın düzenlendiği tarihten sonra davalıdan toplam 354.177,00 TL ödeme aldığı kaydı bulunduğu, bu ödemelerin önceki faturalar için yapıldığını ispat yükü davacının üzerinde olup aksine bir delil ibraz edilmediği sürece bu ödemelerin ihtilaf konusu fatura için de yapılmış sayılacağı, aksi yönde delil bulunmadığından 08.07.2016 tarihli faturadan sonra yapılan ödemelerin bu faturaya konu borcu da kapsayacak şekilde yapıldığının kabulü gerektiği, davacı alacağının faturalar bakımından da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde beyanlarını tekrarla, davalı tarafın davada herhangi bir cevap dilekçesi vermediği gibi dosyaya hiçbir delil de sunmadığını, bilirkişi raporunda, müvekkili firmaya ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunun, fatura ve sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunun, Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan istenen BA ve BS formlarında faturaların bildirildiğinin ve müvekkilinin 222.178,11 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporuna rağmen verilen kararın hukuki dayanağı olmayan gerekçesine anlam verilmediğini, davalı vekilinin celsede edimin gereği gibi ifa edilmediği yönünde beyanda bulunduğunu yani ayıplı maldan bahsederek borçlarının olduğunu kabul ettiğini, hukuki hiçbir dayanağı olmayan bu karar nedeniyle müvekkil firmanin ciddi zarara uğradığını ve yargıya olan güveninin de sarsılma noktasına geldiğini belirterek kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının takibe konu etmiş olduğu alacak miktarından daha fazla tutardaki miktarın, davalı borçlu tarafından fatura tarihinden sonra ödenmiş olduğu, bu hususun davacının kendi defter ve kayıtlarında yer aldığı, ayrıca taraflara ait BA ve BS formlarında da gerçekleştirilen ticari ilişkiye dair beyanda bulunulan miktarların uyumlu olduğu, takibe konu edilen diğer faturaların ise davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve fatura konusu malların teslim edildiği hususlarının davacı tarafça ispat edilememiş olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!