11. Hukuk Dairesi 2023/828 E. , 2024/4318 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/419 Esas, 2022/1469 K.
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 13. Tüketici Mahkemesi
SAYISI :2020/90 E., 2020/605 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 15.12.2017 tarihinde imzalanan Bankacılık Hizmet Sözleşmesine istinaden, davacı adına, davalı bankanın Gölbaşı şubesinde 155724, 143475 ve 156092 nolu üç farklı vadeli mevduat hesabının açıldığını, bu dönemde davacının vadeli mevduat hesabına piyasa koşullarında faiz uygulandığını, her iki vadeli mevduat hesabına yürütülen soruşturma nedeniyle Ardahan Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/64 ve 2019/74 D.İş sayılı kararları ile 23.01.2019 tarihinde müvekkilinin hesabına blokaj konulduğunu, blokajların konulmasından sonra 09.01.2019 tarihinde 1.575.000,00 TL bakiye ile 33 gün vadeli ve %22,50 faiz oranı ile açılmış 156092 nolu vadeli mevduat hesabının vadesinin dolduğunu, 11.02.2019 tarihinde 32 gün olarak %8 faiz oranı ile yenilendiğini, bu tarihten sonra da vadeli mevduat hesabının vadesinin %6 faiz oranı ile yenilendiğini, 30.10.2019 ve 02.12.2019 tarihlerinde 32 gün vadeli olarak %4,50 faiz oranı ile yenilenmiş olduğunu, davacının 06.12.2019 tarihinde parasını çekerek vadeli mevduat hesabını kapattığını, 28.12.2018 günü davalı bankada, davacı adına 155724 nolu vadeli mevduat hesabı 32 gün vade ile % 23,50 faiz oranı ile açıldığını ve bu hesaba 2.029.128 TL nakit para yatırıldığını, blokajların konulmasından sonra, vadesinin dolduğu 29.01.2019 tarihinde 34 gün olarak %8 faiz oranı ile yenilendiğini, hesap vadelerinin dolduğunu, 04.03.2019 günü 34 gün olarak %88 faiz oranı ile yenilendiği hesap vadelerinin dolduğunu, 04.03.2019 ve 05.04.2019 tarihlerinde 32 gün olarak %8 faiz oranı ile daha sonraki tarihlerde % 6 ve %4,50 faiz oranı ile yenilendiğini, 02.12.2019 tarihinde davacının hesabı üzerindeki blokajın kaldırılmasından sonra hesabın 32 gün vade ile %10 faiz oranı ile yenilendiğini belirterek blokajın devam ettiği süre boyunca davacının vadeli mevduatına, hesapta bulunan para miktarı dikkate alındığında piyasa koşullarında faiz ödenmediğini, davacı ... Çarkcı'nın bilgisi ve onayı olmaksızın oldukça düşük bir orandan faiz işletildiğini, hesap hareketlerinde de görüldüğü üzere blokajdan önce ve sonra hesaba uygulanan ek faiz oranının blokaj süresince uygulanmadığının görüldüğünü, davacının vadeli mevduat hesabına düşük faiz uygulamasının hukuki veya sözleşmeye bir dayanağının bulunmadığını, 09.12.2006 tarihli ve 26371 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1) ile vadeli mevduata uygulanacak faizin belirleme ve uygulama esaslarının açıklığa kavuşturulduğunu, bu hükümlere göre, faiz oranlarının belirli bir yöntemle belirlenmek zorunda olduğunu, değişken faiz oranının ancak 3 aydan daha uzun vadeli mevduatlarda ve yine hesaplama yönteminin müşteriye yazılı bilgi verilmek suretiyle uygulanabileceğini, 29.01.2019- 23.12.2019 tarihleri arasında bankacılık piyasasında 2.000.000,00 TL (15574 nolu hesapta) ve 1.600.000,00 TL (156092 nolu hesapta) olmak üzere yaklaşık 3.600.000,00 TL üzerinde nakit para bulunan vadeli bir mevduat hesabına ne oranda faiz oranı uygulandığının tespit edilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince davacının alacağının hesaplanması ve netleştirilmesi gerektiğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL'nin tahsilini istemiş, 23.09.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile bilirkişi raporundaki Merkez Bankasınca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranları üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda 533.777,18 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın "mutlaka ticari dava" niteliğinde olması nedeni ile somut davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunu, belirsiz alacak davasının şartlarının oluşmadığını, banka tarafından gerçekleştirilen işlemlerin yasal mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, davacının zarar iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı ile davalı banka arasında 15.12.3017 tarihinde akdedilen Bankacılık Hizmet Sözleşmesi uyarınca hesaplar açıldığını, Ardahan Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/74 ve 2019/64 D.İş sayılı el koyma kararlarının davalı bankaya tebliğinden sonra 156092 nolu hesaba 16.01.2019 tarihli karar gereği bloke kayıtlarının işlendiği, blokaj süresince vadesi sona eren 155724 ve 156092 nolu hesaplar ile ilgili olarak davacının farklı yönde bir talebinin ve talimatının olmaması sonucunda aynı vade ve yenileme tarihlerinde geçerli olan faiz oranı uygulanarak yenilemeye devam edildiğini, davacının talebi üzerine 06.12.2019 tarihinde hesabın kapatıldığını, davacı tarafından bankaca ilan edilen faiz oranından yüksek faiz uygulanması talebinde bulunulmadığını, davalı banka tarafından da bu yönde bir taahhütte bulunulmadığını, bunun sonucu olarak da yenileme (vade bitim) tarihlerinde güncel faiz oranları üzerinden aynı vade süresi için işlem yapıldığını, davaya konu vadeli mevduatlara, davalı bankaca uygulanan faiz oranının davacının iddia ettiği gibi değişken faiz olmadığı, bu oranların davalı banka tarafından serbestçe belirlenen ve ilgili mevzuatlar gereği ilan edilen faiz oranları olduğunu, davacının dilekçesinde vade bitim tarihinden itibaren temerrüt faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit hesaplardan davalı bankanın sunmuş olduğu delillerde mevcut tarifeye göre, %21,40 genel faiz teklifine göre yapılmış hesaplamanın dikkate alınarak davacının mevduatı belli bir süre bloke edilmiş ise de davacı ile davalı banka arasındaki vadeli mevduat sözleşmesi yönünden tarafların edimlerini ifası yönünden mücbir sebep mevcut olmadığından, bloke döneminde tarafların belirlediği bir oran olmasa da belirlenebilir husus olduğundan davalı banka mevduatı elinde bulundurup bankacılık faaliyetlerinde kullanmış olduğundan, en azından bankanın açıklamış olduğu oran üzerinden her iki hesap için, 173.297,52 TL+246.634,08 TL olmak üzere toplam 419.931,60 TL'nin talep edilen dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmek üzere davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 419.931,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından uygulanan faiz oranından kaynaklandığı için zararın tam olarak hesaplanabilmesi için bankaca uygulanan faiz oranlarına ilişkin bilgi ve belgelerin eksiksiz olarak mahkemeye sunulması gerektiği, bankaya faiz oranlarını gösterir belgelerin celbinin istendiği fakat davalı tarafından sunulmadığını, bankaların belirledikleri faiz oranlarını halka duyurduklarını, fakat bankalar mudilerce yatırılan mevduat tutarı arttıkça ilan ettikleri faiz oranlarından daha fazla faiz verdiklerini, uyuşmazlık döneminde davalı bankanın ilan ettiği faiz oranlarına bakıldığında da miktarlara göre faiz oranlarının değiştiğini, mevduat miktarı arttıkça faiz oranının arttığını, özellikle 1.000.000,00 TL ve üzeri mevduat tutarına en yüksek faizi uyguladığını, müvekkilin davalı bankadaki mevduat miktarı 2.000.000,00 TL olduğunu, müvekkilin mevduat miktarı, bankanın en yüksek faiz oranını uyguladığı 1.000.000,00 TL'nin iki katı olduğunu, dolayısıyla bankaca bu tutardaki mevduata 1.000.000 TL'lik mevduat için ilan edilen faiz oranından çok daha fazla bir faiz uygulanması gerektiğini, aksi durumda müvekkilinin daha yüksek oranda faiz uygulayan başka bankaya mevduatını taşıyacağını, banka tarafından mahkemece istenilen uyuşmazlık dönemine ilişkin bankaca uygulanan en yüksek faiz oranları bilgisinin verilmemesi üzerine, bilirkişi tarafından bir yandan bankaca 1.000.000,00 TL için ilan edilen oran (%21,40), diğer yandan ise Merkez Bankasının istatistiklerinden hareketle uyuşmazlık döneminde Türk bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranları dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, mahkemece talep edilen bilgilerin davalı yanca verilmemesinin sonucu müvekkili aleyhine değerlendirilmemesi gerektiğini, bankanın tüzel kişi tacir olarak basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne sahip olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda vadenin yenilenmesi konusunda yapılan değerlendirmelerin yerel mahkemece dikkate alınmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile vadeli mevduat hesabında vade sonunda oluşan mevduat tutarının, müşterinin başka yönde bir talimatı olmaması halinde aynı vade ve yenileme tarihinde geçerli olan faiz oranı üzerinde yenilenmiş sayılacağını, davaya konu vadeli mevduat hesapları için de söz konusu hesapların vade bitim tarihlerinde davacı tarafından müvekkili tarafından ilan edilen faiz oranından yüksek faiz uygulanması talebinde bulunulmadığı gibi müvekkili tarafından da bu yönde bir taahhüt de verilmediğini, bunun sonucu olarak da yenileme (vade bitim) tarihlerinde güncel faiz oranları üzerinden aynı vade süresi için işlem yapıldığını, müvekkili tarafından hiçbir vade yenileme döneminde düşük faiz uygulanmadığını, aksine taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan vade yenileme tarihlerinde geçerli olan faiz oranlarının uygulandığını, bu hususun İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda da isabetli olarak tespit edildiğini, vadeli mevduatların vade bitim tarihinde yenilenmesinin otomatik olarak yapıldığını ve sistem tarafından tabela faizini kullanarak vade değiştirilmeden yenilendiğini, fark faizlerin ise banka ve mudi arasında yapılan görüşmeler sonucu manuel olarak verildiğinin detaylı olarak açıklandığını, müvekkili tarafından davacıya düşük faiz uygulandığı iddiasının gerçeklik taşımadığını, İlk Derece Mahkemesince somut olayın özelliklerine tamamen aykırı ve hiçbir geçerliliği olmayan faiz oranlarına göre yapılan hesaplamaların dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, yapılan hesaplamaya ilişkin faiz oranının müvekkilinin delilleri arasında olduğunun ifade edildiği, oysaki bilirkişi tarafından hesaplamaya esas alınan faiz oranları davacı tarafından ileri sürülen deliller arasında dosyaya sunulduğunu, davada davacıya ait vadeli mevduat hesapları şube aracılığı ile açıldığını, müvekkilinin yalnızca davacıya değil hiçbir müşterisine şube kanalıyla yapılan vadeli mevduat açılışlarında raporda yer alan faiz oranlarını uygulamadığını, mahkemece %21,40 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamalara itibar edilmesinin hukuka, somut olayın gerçekliklerine ve hakkaniyete aykırı olduğunu, nitekim bu yöndeki hesaplama ile davacı müvekkil bankanın diğer müşterilerinden daha yüksek bir faiz kazancına kavuşacağını ve dolayısıyla da sebepsiz zenginleşeceğini, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkına ve dolayısıyla hukuka aykırı olduğunu, öte yandan davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından faize hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!