11. Hukuk Dairesi 2023/77 E. , 2024/3365 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2019 Esas, 2022/2096 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/38 E., 2022/519 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilkten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketten satın aldığı 2020 model traktör için, 300.00,00 TL bedelle eski 2013 model traktörünü, 460.000,00 TL bedelli alacaklısı ... olan bonoyu ve 5.000,00 TL peşinat verdiğini, bono için kredi kullanılmak üzere, davalının kestiği proforma faturanın bankaya verildiğini, alınan yeni araçta çıkan arızalar sebebi ile davalının aracı bir kaç sefer alıp servise götürdüğünü, müvekkilinin aracı değiştirme talebi üzere yeni traktöre davalı tarafça el konularak müvekkilinin eski traktörünün kendisine verildiğini, davalının 2020 model traktörden dolayı müvekkilinden zarar talebinde bulunduğunu, 2020 model traktörün müvekkilinden alınmasından sonra 3 üncü kişilere satıldığını, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinden sonra müvekkili tarafından verilen bononun iade edildiğini, 2020 model traktörün arızalı olup bir kaç defa servise gitmesi ve elinden alınması sebebi ile müvekkilinin işleri aksayarak maddi zararının oluştuğunu, ayrıca aracın sıfır km fiyatının 1.150.000,00 TL olması ve nihayet davalı tarafından 900.000,00 TL bedelle satılmasından kaynaklı da maddi zararlarının olduğunu, traktörün müvekkilinin elinden alınmasından dolayı ortaya çıkan dedikodulardan müvekkilinin itibarının sarsıldığını ileri sürerek maddi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, 20.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki harici satım sözleşmesinde ve bonoda davacı şirket kaşesinin yer almadığını, davacı şirketin taraflar arasındaki ilişkide yer almadığını, dava dilekçesinde belirtilen proforma faturanın ancak icap sayılabileceğini, müvekili tarafından ... aleyhine açılan dava ile bu dava arasında irtibat bulunduğundan birleştirilmesi gerektiğini, 2020 model aracın ...'nın adresine teslim edildiğini, davacı tarafın kredi başvurusunun reddinin müvekkili şirketten saklanarak, 2020 model traktörde arıza olduğu gerekçesiyle müvekkili şirkete iade ile teslim edildiğini, ancak traktörde arıza olmadığını, arızanın yanlış kullanımdan kaynaklandığını, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesi noterde yapılmadığından geçersiz olduğundan tarafların ancak birbirlerine verdiklerini isteyebileceklerini, müvekkili şirketin de davalıya ait eski traktörü ve bonoyu iade ederek yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının maddi tazminat taleplerinin geçersiz satış sözleşmesi kapsamında talep edilemeyeceğini, dava konusu traktörün 2020 yılı Eylül ayında dava dışı bir şahsa satılıp teslim edildiğini, davacının birden fazla kez 3 üncü kişilere satıldığını iddia ettiği traktörün davaya konu traktör olmadığını, davacının manevi zararının oluştuğundan bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında dava konusu traktör için harici traktör satım sözleşmesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, dava konusu satış sözleşmesinin resmî şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca geçersiz olduğu, bu tür geçersiz sözleşmelerde tarafların sözleşme uyarınca birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteme hakkı olduğu, somut olayda davacı tarafından müspet zararının tazmini ile davalıdan manevi tazminat isteminde bulunulduğu, geçersiz olan sözleşme nedeniyle davalıdan müspet zararın tazmininin talep edilemeyeceği, dava konusu traktörün davacının elinden alınmasının davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hukuki nitelendirmenin mahkemenin görevinde olduğunu, dava dilekçesinde açıkça, davacı şirkete traktörün satışının yapıldığı, davacıya ait eski traktörün peşinat olarak alındığı, üzerine kalan miktar için senet alındığı ve bankaya kredi için başvuru yapılarak proforma fatura kesildiği, yeni traktörün davacıya teslim edildiği hususlarına yer verildiğini, satışın geçersiz olduğuna ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, zira davalı tarafın bizzat sözleşmenin yapıldığını ikrar ettiğini, dosyada mevcut Kayseri 13. Noterliği’nin 15.06.2020 tarihli ve 22779 no.lu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshi ile uğranılan zararların talebine ilişkin haksız talepte bulunduğunu, sözleşmenin gerçekleştiği davalı tarafın kabulünde iken, mahkemece sözleşmenin gerçekleşmediği tespiti ile karar verilmesinin taraflarca hazırlanma ve taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, dava dilekçesinde, davacının işlerinin ağır olması nedeniyle büyük traktör aldığını, traktör büyük olmasına ve beygirinin yüksek olmasına rağmen balya makinesini çalıştıran arka ekonomi dişlilerinin daha sonra sık sık arıza vermesi ve servis tarafından açılması üzerine eski iki sekment düşük traktöre ait ekonomi dişlileri olduğunun görüldüğünü, traktörde başkaca arızaların meydana gelmesi sebebiyle, müvekkilinin işlerinin sekteye uğrayarak zarar gördüğünü, maddi zararın, sezon başında alınan traktörün sürekli arıza vermesi ve sezon ortasında elinden alınması nedeniyle işlerin yarım kalması, davacının elinden alınan traktörün ikinci el olarak (araç fiyatlarının sürekli artması nedeniyle) dahi yüksek fiyata üçüncü kişiye satılması nedeniyle davacının uğradığı zarar olduğunu, davalı şirket tarafından traktörün müvekkiline teslim edildiğini, bedelinin, müvekkilinin eski traktörü+bono olarak alındığını, satışı vermeyenin davalı şirket olduğunu, yeni traktörü davacının elinden alan davalı şirketin fiilinin aynı zamanda haksız fiil olduğunu, zira bedeli ödendiği halde traktöre el konulmasının sözleşmeye aykırılık yanında haksız fiil kapsamında olduğunu, davacının maddi zararının karşılanması gerektiğini, traktörü elinden alındı dedikodusu yüzünden müvekkilinin ticari itibarının sarsıldığını, manevi tazminat talebinin bu yönden incelenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacının resmî şekil şartını taşımayan, geçersiz araç satım sözleşmesi uyarınca davalıdan traktör satın aldığını, bedel olarak bono ve eski traktör verdiğini, daha sonra tarafların birbirlerine verdiklerini geri aldıkları, trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin geçerliliğinin 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca resmî şekilde yapılmasına bağlı olduğu, burada sözü edilen resmî şeklin, sözleşmenin noterde re'sen düzenleme şeklinde yapılması olduğu, bu şekil şartının geçerlilik şartı olduğu, şekle uygun yapılmayan sözleşmelerin baştan itibaren geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmelerin taraflar için hak ve borç doğurmadıkları, tarafların sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebileceği, somut olayda taraflar arasındaki araç satışına ilişkin sözleşme resmî şekilde yapılmadığı için geçerli olmadığından, davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesi kararında emsal içtihatlara yer verilmişse de, her dosyanın birbirinden farklı olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesindeki “geçersiz sözleşme nedeniyle davacının taleplerinin mümkün olmadığından” ibaresinin yeterli bir gerekçe olmadığını, davalı tarafın müvekkil şirketin yetkilisi .... karşı açtığı karşı davadaki talepler birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında yapılmış bir sözleşme olduğu, tarafların her ikisinin de edimlerini ilk başlangıçta gerçekleştirmiş olduğu, davalı tarafın traktörü teslim etmiş olduğu, müvekkilinin ödemenin tamamını (senet, eski traktörünü teslim nakit ödeme vs.) gerçekleştirmiş olduğu, traktörün müvekkili tarafından kullanılmaya başlanıldığı, senet ile yapılan ödeme miktarı için bankaya kredi başvurusu yapıldığı, maddi hukukun geçerliliğinin şekli hukuka kurban edilemeyeceğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 ve 3 üncü maddelerinin göz ardı edilemeyeceğini, maddi zararın, sezon ortasında müvekkiline teslim edilen ve ödemesi alınan traktörün ekonomi dişlisinin düşük beygirli traktöre takılan dişlinin aynısı olması ve traktörün yüksek beygir gücüne sahip olmasından kaynaklı sürekli ekonomi dişlisini kırması, çift çeker arızası nedeniyle traktörün rampalarda kalıp yükünü çekmemesi nedeniyle ve bu suretle dört kez servise gitmesi, davalının serviste traktöre elkoyması ve neticede müvekkilin sezon ortasında traktörsüz kalması ve anlaştığı balyalama işlemlerini yapamamasından kaynaklı zarar olduğunu, noterden yapılmamış geçersiz, geçersiz ise ortada da zarar yoktur mantığı ile hakkaniyete aykırı karar verildiğini, taleplerin hukuki nitelendirmesinin mahkemeye ait olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, harici satım sözleşmesine dayalı araç satış sözleşmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!