WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/768 E.  ,  2024/4355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1803 Esas, 2022/1836 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/853 E., 2020/606 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda, davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 77.743,99 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ile .... Şubesi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca ticari kredi kullandığını, müvekillinin işbu kredinin tamamının tek seferde vadesinden önce kapatılması için 13.04.2015 tarihinde hesabına 2.055.00,00 TL yatırdığını, davalı bankanın 14.04.2015 tarihinde kredi erken kapama tahsilatı olarak müvekkilinin hesaplarından cezai şart, faiz ve anapara tahsilatı yapmış olduğu halde, yasal ve normal erken kapanış bakiyesinden çok fazla, haksız ve hukuksuz olarak, tahsilat yaparak işbu krediyi kapattığını, davalı bankadan yapılan fazla tahsilatın izahı ve iadesinin ısrarla istendiğini fakat davalı bankanın kredi kapanış tahsilatının ayrıntılı izahını yapmadan fazla tahsilat yapmadığını beyanla bütün taleplerinin reddettiğini, herhangi bir bedel iade etmediğini, bunun üzerine özel mütalaa alındığını, bilirkişinin haksız ve hukuksuz olarak fazla tahsilat tutarının 206.266,81 TL olduğunu tespit ettiğini, davalı bankanın 206.266,81 TL'yi bütün ısrarlı taleplerine rağmen müvekkiline iade etmediğini ileri sürerek kredi erken kapama tahsilatı olarak müvekkilinin hesaplarından fazla tahsil edilen 206.266,81 TL'nin tahsil edildiği tarih olan 14.04.2015 tarihinden itibaren, işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka aleyhine açılan işbu davanın, haksız, yersiz ve kötüniyetle açıldığını, taraflar arasında kredi genel sözleşmesi imzalandığını, karşılığında davacıya ticari nitelikli kredi kullandırıldığını, davacının müvekkili bankaya olan borcunu ödemede güçlüğe düştüğünü, davacının talebi ile 28.11.2014 tarihinde kredinin yeniden yapılandırdığını ancak yapılandırmanın ardından da davacının müvekkili bankaya olan kredi taksitlerini ödemediğini, son olarak Nisan 2015 tarihinde davacının müvekkili bankanın Sariyer Şubesindeki hesabına yatırdığı 2.055.000,00 TL'den davacının müvekkili bankaya olan borçlarından gecikmiş taksit bedellerinin tahsil edildiğini, kalanı da bakiye borcuna mahsup edilerek toplam 1.934.052,00 TL tahsilat yapıldığını, aksamalı kredinin kapatıldığını, taraflar arasında akdedilmiş olan genel kredi sözleşmesinin 6.2. maddesi uyarınca müvekkilinin davacıdan kredinin erken kapatılması nedeniyle oluşacak zararını talep edebileceğini, sözleşmenin davacı tarafla müzakere edildiğini, davacının tek taraflı olarak düzenletmiş olduğu mütalaayı kabul etmediklerini, mütalaada müvekkili banka tarafından yapılan tahsilatların hatalı olarak belirtildiğini, doğru bir hesaplama yapılmadığını, müvekkili bankanın, davacının hesabına yatırılan meblağdan geciken taksitleri, faizleri, ana para alacağını, erken kapama komisyonunu toplam 1.934.052,00 TL olarak tahsil ettikten sonra hesapta kalan 2.971,64 TL'yi de müşterisi olan davacıya iade ettiğini, davacı tarafından alınan mütaalada müvekkili bankanın tahsil ettiği rakamın daha fazla olarak gerçeklere aykırı şekilde tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda genel kredi sözleşmesinde erken kapama talebinin bankanın kabulüne bağlı olduğunun belirtilmesine rağmen davacının erken kapama talebi davalı banka tarafından kabul edilmiş ve erken kapama tarihine kadar işleyen faiz ile birlikte erken kapama tarihi olan 14.04.2015 tarihi itibariyle kredinin kapatılması karşılığında bankanın kendince belirlediği toplamda 2.052.008,58 TL davacıdan tahsil edildiği, bilirkişi raporunda yargı içtihatları gereği hesaplama yapıldığı, 07.03.2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 128.522,82 TL'nin 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olup bu sebeple istinaf yoluna başvurduklarını, her şeyden önce davalı bankanın, erken kapama konusunda müvekkilinin onayını almadığını, dosyada bu konuda hiçbir delil bulunmadığını, erken kapama miktarı, oranı, erken kapama konusunda herhangi bir açıklama yapmaksızın, bir bildirimde bulunmaksızın, müvekkilinin hesabına gelen paraya erken kapama komisyonu altında el koyduğunu, bunun hukuki olmadığı gibi, ticari etiğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kredi sözleşmesine göre davalı bankanın erken ödeme komisyonu almasının mümkün olmadığını, zira sözleşmede herhangi bir oran belirtilmediğini, davalı bankanın, hesabı kat edip kanuni takibe atmadığı için, gecikmede olan taksitler hariç, hiçbir şekilde ne akdi ne temerrüt faizi alabileceğini, eğer davalı banka hesabı kat edip, krediyi kanuni takibe atmış olsa idi bankacılık hukuku ve ticaret hukuku gereğince erken ödeme komisyonu alamayacak olduğunu, 3 taksit ödemesi geciktiği halde bankanın erken kapama komisyonu almak için hesabı kat edip kanuni takibe atmadığını, davalı banka kötü niyetle haksız kazanç elde etmiş olup, % 2 erken kapama komisyonu haricinde tahsil edilen erken kapama komisyonu hakkaniyete aykırı olduğu gibi hukuki de olmadığını, davalı bankaca, uygulanan erken ödeme komisyonunun % 14,38 olduğunu, bu oranın krediye uygulanan % 14,88 oranındaki akdi faiz oranına neredeyse eşit olduğunu, borç kapatıldığı halde hiç ödeme yapmamış gibi faiz alındığını, komisyon uygulanan erken kapatma tutarının hatalı belirlendiğini, alınan fahiş komisyon ve yapılan işlemlerin genel işlem koşullarına aykırı olmasının dikkate alınmadığını, müvekkilinden 241.547,59 TL erken ödeme ücreti tahsil edilmiş olduğunu, bilirkişinin bu rakamı 240.818,46 TL olarak hesapladığını, bu tutar erken ödenen kısım olan 1.680.036,80 TL’ye oranlandığında, alınan erken ödeme komisyonunun %14,38 olduğu ve fahiş olduğunu, kredinin 14.04.2015 tarihinde kapatıldığını, gecikmede olan 3 taksit için zaten temerrüt faizi alındığını, bir sonraki taksidin ödeme tarihinin 28.04.2015 olduğunu, yani vadesine daha 14 gün olduğunu, dolayısıyla gecikmede olan herhangi bir taksit ve borç tutarı olmadığını, aksine erken ödeme olduğunu, bankacılık kuralları gereği hesap kat edilip kanuni takibe atılmadığı sürece, gecikmede olmayan kredi ve kredi taksidi için, ne temerrüt faizi ne akdi faiz alınabileceğini, gecikmede olan taksitler hariç, erken kapama tarihine (14.04.2015) kadar yani 14 gün için sanki temerrüt varmış gibi, taksitler gecikmedeymiş gibi faiz işletilmesinin, hesaplamanın baştan sona yanlış olmasına ve erken kapama komisyon oranının yanlış hesaplanmasına sebep olduğunu, ayrıca söz konusu bu 14 gün için akdi faiz dahi alınamayacağını, çünkü bir sonraki taksitin ödeme tarihinin 28.04.2015 tarihi olduğunu, yani sıradaki taksidin 14 gün önce ödendiğini, erken ödeme komisyonunun fahiş ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) genel işlem koşulları ile ilgili maddelere aykırı olduğunu, davacı banka ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme matbu nitelikte olup, sözleşmede erken ödeme komisyonu alınacağı belirtilmesine karşın, taraflar arasında herhangi bir oran belirlenmediğini, bu nedenle sözleşmenin 6098 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi hükümlerine aykırı ve müvekkili aleyhine hususlar içerdiğinin açık olduğunu, davalı bankaca tahsil edilen tutar bir ay sonra kredi olarak kullandırılmış olsa dahi faiz kaybının 21.526,87 TL olacağını, hakkaniyete uygun olanının emsal Yargıtay içtihadında belirtilen % 2 olduğunu, bankalardan emsal ve fiilen yapılan bir uygulama talep edilmesi gerektiğini, bunun yanı sıra emsal olarak gösterilen oranların dahi davalı bankaca tahsil edilen % 14,38 oranından daha düşük olduğunu, gecikmede olan herhangi bir taksit ve borç olmadığı halde aksine erken ödeme yapıldığı halde bu borca herhangi bir faiz işletilemeyeceğini, bu yönüyle her iki bilirkişi de hataya düşmüş olup bütün itirazlarına rağmen bu konuya açıklık getirmediklerini, dolayısıyla bu bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulmasının hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olmasına sebep olduğunu belirterek kararının kaldırılması ile davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hatalı bilirkişi kök ve ek raporlarına dayanılarak verilmiş olan yerel mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı ile müvekkil banka arasında kredi genel sözleşmesi ile davacıya kredi kullandırıldığını, müvekkili bankanın ve diğer bankaların uygulaması gereğince krediler erken kapatıldığında komisyon alınmakta olduğunu, davacı taraf da kredisini erken kapattığı için komisyon alındığını, sözleşmede açıkça kredinin erken kapamalarında komisyon alınacağının belirtildiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, %13,65 oranında erken kapama komisyonu alınarak kredinin kapatıldığını, diğer banklardan celp edilen kapama komisyon oranlarının mevcut davada emsal olmayıp, diğer bankalardan gelen cevabi yazılarda da her bir kredi için farklı komisyon oluşabileceğinin açıkça belirtildiğini, imzalanan sözleşmenin ticari nitelikte ve davacının tacir olarak basiretli davranmakla yükümlü olduğunu, bankaya erken kapama halinde komisyon ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece son alınan bilirkişi kök ve ek raporunun diğer deliller ile birlikte değerlendirilmesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, bu minvalde her iki tarafın istinaf başvurusunun da haksız olduğu, sonuç olarak dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin davacı tarafından vadesinden önce/erken kapatılması nedeniyle, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun iadesi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin temyizi yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.