WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAIRESI

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/760 E.  ,  2024/4499 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2302 Esas, 2022/2329 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/181 E., 2022/250 K.
BİRLEŞEN DAVA : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/74 E., 2022/12 K. sayılı dosya

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kullanımlarının davalının “Pella-eu” markasına tecavüz oluşturduğu gerekçesi ile davalı tarafça Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, ayrıca delil tespiti yaptırıldığı belirtilerek 2019/19191 sayılı “Pella-eu+şekil” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, hükümsüzlük kararı verilmeyecekse “Pella-TR” markasının müvekkili tarafından kullanılmasının davalının “Pella-eu” markasına tecavüz oluşturmayacağına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2019/19191 sayılı “pella-eu şekil” ibareli markanın davacı adına tescilli bulunan 2018/82051 sayılı “pella” ibareli marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, söz konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının söz konusu marka üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğu, taraflar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu, tarafların Hollanda'nın küçük bir beldesinde ikamet ediyor olduğu, 2017-2018 yıllarında tarafların sıklıkla görüştüğü ve davacının o dönemde “pella” markası adı altında mikrofiber temizlik bezleri ticaretinde bulunacağından davalıya bahsettiği ve bu itibarla davalının söz konusu markayı kötü niyetle tescil ettirmiş olduğunu, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

3.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı-karşı davalı adına kayıtlı 2018/82051 sayılı “pella+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, davalı markasında kullanılan “eu” harfleriyle “Avrupa Birliği” değil “ev ürünleri”nin kastedildiğini, marka Hollanda'da da kullanıldığı için “ü” yerine “u” harfinin kullanıldığını, bu nedenle markanın coğrafi kaynak belirttiği iddiasının yersiz olduğunu, markada yer alan “Pella” ibaresinin ülkemizde herkes tarafından bilinen bir yer adı olmadığını, ayrıca “Pella” kentinin temizlik ürünleri ile ünlü bir yer olmadığı da dikkate alındığında tüketici kitlesinin markayı üretim yeri ile ilişkilendirmeyeceği, markanın kamuya mal olmuş ve kültürel değer ifade eden bir marka da olmadığını belirterek davanın reddi istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada talepler bir bütün olarak incelendiğinde; birleşen davada davalı-karşı davacının tescilden önceki eskiye dayalı kullanım iddialarıyla ilgili olarak;“FreelogoSevices.com” tarafından kesilmiş olan 20.01.2018 tarihli faturalara göre, dava konusu “Pella” marka ve logosunun davalı/karşı davacı ... tarafından 47,97 euro bedelle satın alındığı, ... adına düzenlenmiş olan 22.02.2018 işe başlama tarihli Vergi Levhasında ticaret unvanının “Pella” olarak belirtildiği; 25.06.2018 tarihli Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Tasdiknamesinde işyeri unvanının “Pella Temizlik Ürünleri”, faaliyet alanının ise “temizlik malzemeleri toptan ve perakende ticareti” olduğu; 26.06.2018 tarihli Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesinde ... adına kayıtlı olan işletmenin unvanının “Pella Temizlik Ürünleri”, faaliyet alanının ise “temizlik ürünleri imalat ve ticareti” olarak ilan edildiği; 01.08.2018 yükleme tarihli konşimento belgesinden davalı tarafından 1.200,00 USD bedelli, 1.776 kg “Pella” markalı “mikrofiber havlu/bez” ürününün ihracatının gerçekleştirildiği; 05.09.2018 ve 06.09.2018 tarihli, üzerinde “Pella-EU” markasının kullanıldığı toplam 5 adet İngilizce fatura ile Hollanda'dan Almanya ve Avusturya'daki müşterilere satışlar yapıldığı; 09.09.2018 tarihli sosyal medya paylaşımında, “Pella” marka ve logosu kullanılarak marka ve ürünün tanıtımın yapıldığı; taraflarca sunulan deliler bilirkişi raporu ile irdelenmiş olduğu, ve davalı/karşı davacı ... tarafından sunulan bu delillerin tamamının davacı/karşı davalı ... adına tescilli olan 2018 82051 sayılı “Pella” marka ve logosunun 14.09.2018 olan başvuru tarihinden daha önce olduğu tespit edilmiştir. Bu delillere göre, dava konusu “Pella” marka ve logosunun, özgün logo ve tasarımıyla birlikte birebir aynısının davalı/karşı davacı ... tarafından, 2018 82051 sayılı markanın başvuru tarihinden yaklaşık 8 ay önce “FreeLogoSevices.com” internet platformundan satın alındığı, ayrıca “Pella” unvanının davalıya ait işletme unvanı ve vergi levhası gibi resmi evraklarında davacı/karşı davalıya ait 2018 82051 sayılı markanın başvuru tarihinden önce kullanılmaya başlandığı, yine bu tarihten önce “Pella” marka ve logosunun Türkiye ve Hollanda'da ihracatı yapılan “mikrofiber havlu/bez” ürünlerinde kullanıldığı, ayrıca marka ve logonun sosyal hesaplarında tanıtımının yapıldığı tespit edilen bilirkişi raporuna itibar edilmiş olmakla, birleşen davada davalı karşı davacının “Pella” marka ve logosunun ; markayı ilk ihdas edenin ve ticaret alanında kullanmaya başlayanın davalı/karşı davacı ... olduğu kanaatine varılmış, tüm talepler bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu “Pella” marka ve logosunun ilk olarak davalı/karşı davacı tarafından satın alındığı ve davacı/karşı davalı adına tescilli olan 2018 82051 sayılı markasının başvuru tarihinden önce ticaret unvanı ve marka olarak ticaret alanında kullanılmaya başlandığı, 2018 82051 sayılı markanın tesadüfen seçilmesi ihtimali bulunmayan bu marka ve özgün logoyu birebir ihtiva ettiği, söz konusu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı/karşı davacı ...'ın dava konusu “Pella” marka ve logosu üzerinde eskiye dayalı kullanımdan ve ticaret unvanından kaynaklanan öncelikli haklarının bulunduğu, bu çerçevede davacı/karşı davalı adına tescilli olan 2018 82051 sayılı markanın kapsamında bulunan tüm mallar ve hizmetler açısından hükümsüzlük koşullarının uyuşmazlıkta mevcut olduğu kanaatine varılmakla, asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen davada karşı davanın kabulü ile; davacı-karşı davalı ... adına tescilli 2018/82051 tescil numaralı "pella+şekil" ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı ... vekili ve birleşen davada davacı-karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl dava davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın terditli bir dava olduğunu, davadaki asıl talebin, davalı adına tescilli "Şekil+Pella-eu" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebi olduğunu, terditli talebin, müvekkilinin "PellaTR" markasının kullanma fiillerinin, "Pella-eu" markasına tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi olduğunu, yerel mahkemenin, asli talebi reddettiğini, bu durumda fer'i talebi hakkında karar vermesi gerekirken bu konuda herhangi bir hüküm kurmadığını, terditli davadaki fer'i talebi hakkında hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin "PellaTR" ibareli markayı, "Pella" markasının haklarını kullanmak üzere yaptığı LİSANS SÖZLEŞMESİNE dayanarak yasal olarak kullandığını, 24.02.2021 tarihli ıslah dilekçesinde ve delillerde belirtildiği üzere müvekkilin birleşen davacı ... adına kayıtlı olan "Şekil+Pella" ibareli markanın kullanım hakları için "iki yıllık" lisans sözleşmesi yaptığını, iki yıllık lisans sözleşme süresi işbu davanın seyri sırasında dolduğunu, lisans bedeli de müvekkili tarafından ...'a ödendiğini, böylelikle mezkur lisans sözleşmesi yapılmış ve uygulanmış bir sözleşme halini aldığını, mezkur lisans sözleşmesi, "Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler" kapsamında olup, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince "Pella" markasının hükümsüzlük kararının geriye dönük etkisinden etkilenmediğini, bu bakımdan, hükümsüzlüğüne karar verilen "Pella" markasına sağlanan koruma, 6769 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin birinci fıkrası maddesi gereğince her ne kadar hiç doğmamış sayılsa da, karardan evvel bu markanın kullanımı için lisans sözleşmesi yapılmış ve uygulanmış olması, markanın hükümsüzlüğünün geriye dönük etkisini müvekkili açısından etkisiz kıldığını, böylelikle müvekkilin, "PellaTR" ibaresini, "Pella" markasındaki lisans haklarına dayanarak ve yasal olarak kullanmış olduğunu, yerel Mahkeme "Pella" markasının hükümsüzlüğüne karar verdiğine göre terditli talebimizin kabulü ile, müvekkilinin "PellaTR" markasının kullanma fiillerinin, "Pella-eu" markasına tecavüz teşkil etmediğine," ve bu yönüyle davanın kabulüne karar vermesi gerekirken bu konuda bir hüküm kurmadığını, bu bakımdan istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak "PellaTR" markasının kullanma fiillerinin, "Pella-eu" markasına tecavüz teşkil etmediğine," karar verilmesi gerektiğini, "Pella" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, eskiye dayalı hak sahibi olduğu gerekçelendirilen "Pella-eu" markasının "markasal kullanımı" olmadığını, "Pella" ibaresinin davalı ... tarafından ticaret unvanı olarak kullanılması, bakkallar odasına ve vergi dairesine bu şekilde tescil ettirilmesi "markasal kullanım" sayılmadığı gibi markaya ayırt edici özellik de kazandırmayacağını, davalının "önceye dayalı kullanım hakkı" olduğu gerekçesi ile "Pella" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, "Pella-eu+şekil" markasındaki "eu" ibaresi, coğrafi işaret ve kaynak belirttiğini, "Pella-eu" ibaresindeki "eu" unsuru "European Union" (Avrupa Birliği)'nin kısaltma harfleri ve simgesi olduğunu, aynı zamanda Avrupa Birliği ülkelerinde faaliyet gösteren firmaların internette domain name (alan adı) olarak da kullanıldığını, bu bakımdan marka olarak tescili kanuna aykırı olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, "Pella-eu+şekil" markası, paris sözleşmesine de aykırı olarak tescil edildiğini, istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme ilamının kaldırılmasına, asli talebi olan, "pella-eu" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine karar verilmesine, asli talebi kabul görmediği taktirde, (müvekkili PellaTR markasını, karardan evvel yapılmış ve uygulanmış lisans sözleşmesine dayanarak kullandığından ve bu kullanımın hükümsüzlüğün geriye dönük etkilerinden müstesna olduğundan) fer'i talebi olan "müvekkilimin "PellaTR" markasının kullanma fiillerinin, "Pella-eu" markasına tecavüz teşkil etmediğine, dava masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı -karşı davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme dosyasında alınan 28.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda birleşen dava yönünden, davacı/karşı davalı müvekkil adına tescilli olan 2018 82051 sayılı pella markası ile davalı adına tescilli olan 2019 19191 sayılı pella-eu markasının asli ayırt edici nitelikteki kelime unsurları, özgün logoları, yazı karakteri, renk ve tasarımları ile birebir aynı olduğu, ayrıca eşya listesinde mavi renkle belirtilen taraf mal ve hizmetlerinin aynı/aynı tür, kırmızı renkle belirtilen mal ve hizmetlerin ise ilişki kurulabilecek düzeyde benzer mal ve hizmetlerden olduğu, bu nedenle tüm mal ve hizmetler yönünden markalar arasında ilişkilendirilme ve bu suretle karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dolayısıyla davalı adına tescilli olan 2019 19191 sayılı markanın kapsamında bulunan bütün mallar ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ve 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının uyuşmazlıkta mevcut olduğu tespit edildiğini, bilirkişi raporu dava dilekçesinde belirtilen hususları teyit eder nitelikte olmasına rağmen Mahkemece birleşen davada asıl davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil adına davalının markasından daha evvel tescil edilen "Pella+Şekil" ibareli marka, davaya konu "Pella-eu+Şekil" ibareli markanın kendisini, kök ibaresini oluşturmakta ve aynı mal sınıflarında yer aldığını, ayrıca "Pella-eu" ibareli dava konusu markada baskın unsur olarak kullanılan Pella ibaresi ve ev şeklindeki logo, müvekkil adına kayıtlı "Pella+Şekil" markasının birebir aynısı olup yazı karakteri ve şekil ile birlikte oluşturduğu bütüne bakıldığında da her iki markanın ayrıt edilemeyecek kadar benzer olduğu hemen anlaşıldığını, bu bakımdan, dava konusu markanın davalı adına tescil edilmiş olması hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilin markası, hem Türkiye’de hem de EUIPO kapsamında yurt dışında tescilli olduğunu, müvekkilin "Pella + Şekil" markasının, gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında, tescil için başvuru konusu edildiği tarih ise 14.09.2018 olduğunu, davalının, "Pella-eu + Şekil" isimli markayı, Türkiye’de tescil için başvurduğu tarih ise, 26.02.2019 olduğunu, bu kapsamda, davalının ayırt edilemeyecek derecede benzer olan markayı, müvekkilin başvurularından aylar sonra gerçekleştirdiğini, müvekkil markası ile davalı markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer ve mal sınıflarının da aynı olduğunu, dolayısıyla her iki marka arasında karıştırılma/iltibas tehlikesinin varlığının aşikar olduğunu, tarafların mal/emtia sınıfları da müşterek olduğunu, şöyle ki, 21. ve 35. sınıflar birebir müşterek olup, davalı tarafın ilave olarak tescil ettirdiği 08. ve 24. sınıf emtiada, anılan diğer sınıflar kapsamındaki mallar ile aynı tüketici kesimine, aynı mağaza, reyon ve stantlar da arz edilmekte olup, ortalama tüketicinin markaları ve firmaları karıştıracağını, mahkemenin gerekçeli kararında her ne kadar davalı/karşı davacının eskiye dayalı kullanımdan ve ticaret unvanından kaynaklanan öncelikli haklarının olduğu kabul edilmiş ise de bu kabul ve kanaat gerçeği yansıtmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi başkaca birçok kararında da marka üzerindeki öncelik hakkının o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye ait olduğunu, buna gerçek hak sahibi denildiği açıkça ortaya konulduğunu, somut dava bakımından davalının eskiye dayalı kullanımı gösterir mahiyette yoğun, uzun süren, piyasada maruf hale getirecek nitelikte kullanımına işaret eden hiçbir delil ileri sürülmediğini, "Pella" ibaresinin ticaret unvanında kullanılmış olması kullanana marka hakkı tanımadığını, Yargıtay kararlarında ticaret unvanında "pella" ibaresinin kullanılmış olması markasal kullanım teşkil etmediğini, tescilli de olsa ticaret unvanı başkalarının haklarına tecavüz oluşturur biçimde kullanılamayacağını, markanın aynı veya benzeri bir sözcüğün, aynı veya benzer konularda faaliyet gösteren bir firma tarafından ticaret unvanında kullanılması, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edeceğini, somut olayda da müvekkilin "Pella" markası, davalının ticaret unvanında kullanılmakta ve hatta unvandaki ayırt edici, en keskin unsur olarak yer aldığını, Mahkeme her ne kadar gerekçeli kararında davalı-karşı davacının iddialarına konu logonun özgün bir logo olduğunu belirtmiş ise de daha evvel birçok kez dosyaya sunduğu işbu logo, özgün olmayıp 2014 yılından beri yurt dışında farklı birçok firma tarafından da kullanıldığını, ilgili logo freelogoservices.com adresinde yer alan hazır logolardan biri olup, özel olarak tasarlanan bir logo da olmadığını, logo faturası, eskiye dayalı kullanımın kanıtlanması bakımından yeterli olmadığını, istinaf talebinin kabulüne, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/181 E., 2022/250 K. sayılı 30.06.2022 tarihli kararı ile birleşen dosyada karşı davanın kabulüne, asıl davanın reddine dair verilen kararın kaldırılarak birleşen dosyada asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere, istinaf edilen nihai kararda ayrıntıları yazılı açıklama, yasal sebep ve gerekçelere göre, İlk Derece Mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, mahkemece aldırılan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporuyla yapılan tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, mahkemenin kanıtları takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar asıl davada davacının terditli talebi konusunda mahkemece herhangi bir karar verilmediği belirtilmiş ise de, asıl davada davacı tarafından kullanılan “Pella-TR” markasının davalının kullanımında bulunan “Pella-eu+şekil” markasına tecavüz oluşturduğu yönünde davalının herhangi bir iddiasının bulunmadığı, bu itibarla yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen, istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı ... vekili ve birleşen davada davacı-karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl dava davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen davada davacı-karşı davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davalı adına tescilli bulunan 2019/19191 sayılı “Pella-eu+şekil” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, hükümsüzlük kararı verilmeyecekse, davacı tarafından kullanılan “Pella-TR” markasının davalının kullanımında bulunan “Pella-eu+şekil” markasına tecavüz oluşturmayacağının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.Birleşen dava; davalının kullanımında bulunan dava konusu 2019/19191 sayılı “pella-eu+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkini istemine ilişkidir.Birleşen davada karşı dava; davacı-karşı davalı adına kayıtlı 2018/82051 sayılı “pella+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl dava davacısı ... vekili ve birleşen davada davacı-karşı davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.