11. Hukuk Dairesi 2023/747 E. , 2024/4224 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/864 Esas, 2022/1825 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2015/645 E., 2021/223 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ... Hotel'i ilk olarak 2003 yılında açtığını ve 2003'ten bu yana otelcilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, Osmanlı döneminde zeytinyağı ve sabun fabrikası olan ve daha sonra davacı şirket tarafından restore edilen otelin bu tarihi özelliğinden dolayı bu bölgede turistler tarafından en çok ilgi gören ve bölgenin en bilinen oteli olduğunu, davacı şirketin ... Hoteli açmış olduğu yıldan bu yana kullanmış olduğu ''...'' ibareli markasının 03.07.2003 tarih ve 2003/17205 tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalı şirketin 2015 yılında ... Hotel ismi ile Mersin İli Erdemli İlçesinde faaliyete başladığını ve ''... Hotel'' ibaresini 2015 yılında faaliyete başlayan otelde kullandığını, davacının tescilli markası olan ''...'' 39, 41 ve 43 emtia gruplarında tescilli olduğunu, davalının kullandığı ''... Hotel'' ibaresinin davacının tescilli ''...'' markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşıdığını, davalıya ait otelin davacı firmanın şubesi görüntüsünü yarattığını ve söz konusu durumun halk nezdinde doğrudan iltibasa yol açtığını, davalının kötü niyetli tutumunu yasal zemine taşımak amacıyla ''... Hotel'' ibaresi ile marka başvurusunda bulunduğunu, söz konusu marka başvurusunun halen başvuru aşamasında olduğunu, davalının eylemlerinin 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) anlamında marka hakkına tecavüz ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkında tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalı yanın ''...'' ibaresini internet sitesi de dahil tüm tanıdım unsurlarında kullanımının yasaklanmasına, internet sitesine erişimin engellenmesine, üzerinde ''...'' ibaresi bulanan tüm katalog, isimlik, konaklama belgesi, ıslak mendil, şeker paketi, anahtarlık, kartvizit, bayrak ve sair her türlü tanıtım unsurunun toplatılarak imha edilmesine, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin (b) maddesine göre davalı yanın tüm fiş ve faturaları, kredi kartı pos makinesi ekstreleri ve ticari defterleri incelenmek suretiyle davacının markasını kullanmak suretiyle elde ettiği kazancın bilirkişi marifetiyle hesaplanmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, verilecek hükmün Türkiye çapında yayınlanan gazetelerde ikişer hafta ara ile iki defa yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının markası ile davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını, davalı markanın ayırt edici özelliklere sahip olduğunu, davalı markasında yer alan Grand ibaresinin markanın asli unsuru olup ayniyet/benzerlik değerlendirmesi yapılırken markanın bu şekilde dikkate alınması gerektiğini, markaya getirilen özgünlük katacak eklerle markaların aynı sınıflarda tescil edilebildiğine dair örnek kararların hem Enstitü nezdinde hem de Yargıtay içtihatlarında mevcut olduğunu, davalının kötü niyetli olduğuna dair iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davalıya ait butik otel ile karşı yana ait otelin işletilme şekli ve dekorasyonu tamamın farklı olduğu için davalının karşı yanın markasından faydalanma niyetiyle hareket etmediğinin açık olduğunu, hiçbir şekilde karşı firmanın şubesi görüntüsünü yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının davanın açılmış olduğu tarih itibariyle, davalı adına tescilli bir markanın bulunmadığı, söz konusu markayı kullanmasının yasal olmadığı, davalının eylemlerinin 556 sayılı KHK anlamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, tecavüzün tespiti ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede, davalının eyleminden dolayı davacının uğradığı zarar tam olarak tespit edilemediği, emsal Yargıtay içtihadı uyarınca adalet ve hakkaniyet gereği talebin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı tarafın tacir olduğu ticari işlerinde daha dikkatli ve özenli davranmak durumunda olduğu, ayrıca 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 uncu maddesi uyarınca davacı tarafın markasının davalı tarafça haksız kullanımı nedeniyle manevi tazminat talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının eylemlerinin 556 sayılı KHK anlamında marka hakkına tecavüz ile 6102 sayılı Kanun anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalının ‘’...’’ ibaresini internet sitesi de dahil tüm tanıtım unsurlarında kullanımının yasaklanmasına, http://www.grandsavonhotel.com/ ibareli internet sitesine erişimin engellenmesine, üzerinde ‘’...’’ ibaresi bulunan tüm katalog, isimlik, konaklama belgesi, ıslak mendil, şeker paketi, anahtarlık, kartvizit, bayrak ve sair her türlü tanıtım unsurunun toplatılarak imha edilmesine, 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün Türkiye çapında yayınlanan 3 Ulusal Gazetede 2’şer hafta ara ile yayımlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına" dair kurulan karar ile müvekkil şirket tarafından dava konusu markanın kullanımına son verilmiş olması nedeniyle uygulanabilir nitelikte olmadığı, niteliği itibariyle konusuz kalan dava hakkında kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin otelinin bulunduğu adreste ilk etapta ...KONAKLARI adlı işletmenin faaliyet gösterdiğini ve markanın kullanımının durdurulduğuna ve müvekkil dışı başkalarının faaliyet gösterdiğine ilişkin belgelerin 19.02.2018 tarihli dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu, halihazırda ise müvekkilinin otelinin bulunduğu adresin "... HOTEL" ismi ile işletilmekte olduğunu, otelinin ismi, web sitesi, tabelaları, reklam panoları ve afişlerindeki isminin "... HOTEL" olarak değiştirildiğine ilişkin belgelerin 29.03.2021 tarihli dilekçelerinin ekinde mahkemeye sunulduğunu, huzurdaki dosya kapsamında dava konusu edilen "..." ibareli markanın müvekkil şirket tarafın kullanılmadığının taraflarınca sunulan belgeler ile sabit olduğundan, yerel mahkemece kurulan hükmün uygulanabilir nitelikte olmadığının izahtan vareste olduğunu, davanın konusuz kalması halinde mahkemece verilecek olan kararın, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde olması gerektiğini, marka hakkına tecavüzün meni ve haksız rekabetin istemli olarak ikame edilen emsal teşkil eden Yüksek Mahkeme kararlarında yargılama aşamasında markanın kullanımının sona erdirilmesi sebebiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde yerel mahkemece esas hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca huzurdaki dosya kapsamında müvekkil şirkete ait defter ve belgelerin incelenerek zarar ettiği bilirkişi raporu ile sabit kılındığı halde, yerel mahkemece sadece defter ve belge incelemesinin mümkün olmaması halinde uygulama alanı bulan adalet ve hakkaniyet gereği maddi tazminata hükmolunmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine marka hakkına tecavüz iddiası ile talep edilen manevi tazminat isteminin yasal unsurları oluşmadığı halde yerel mahkemece manevi tazminata hükmolunmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminata hükmolunması için kast ve marka itibarına zarar şartlarının gerçekleşmesi gerektiğini ileri sürerek, kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddine, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, davalı tarafından 2015 yılında "... OTEL" markası için yapılan tescil başvurusunun reddedildiği, red kararının iptali için Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 2016/479 E., 2018/53 K. sayılı karar ile davacının "..." markası ile iltibas oluşturduğu gerekçesiyle reddedildiği, red kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/547 E., 2020/4730 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davacıya ait 2003 yılında tescil edilen ... markasına, davalı tarafından "... OTEL" isimli işletme ile tecavüzde bulunulduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacının markaya tecavüzün önlenmesini, markaya tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazminini talep edebileceği, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kısmen kabulüne yönelik kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341, 346, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın maddesi.
3. Değerlendirme
İstinaf dilekçesinin reddi başlıklı 6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesi, “(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.” hükmünü içerdiğinden, miktar yönünden kesin karara istinaf dilekçesinin reddi kararının İlk Derece Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu düzenlenmiştir. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesi uyarınca usulden reddi kararı doğru görülmemiştir.
Davada marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talep edildiğinden, aleyhine karar verilen davalının tazminata ilişkin istinaf isteminin değerlendirilmesi bakımından, tecavüzün tespiti ile maddi tazminat istemi arasında bağlılık ilişkisi bulunduğu gözetilerek davalının tüm istinaf isteminin incelenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesi uyarınca dosyanın tekrar İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi sonuca etkili olmayıp usul ekonomisine de aykırı olduğu ve zaten İlk Derce Mahkemesince istinaf incelemesi için gönderilmiş olduğundan davalının maddi tazminat istemi yönünden de istinaf yoluna başvuruda bulunabileceğine göre Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun da incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun usulden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun da incelenmesi için usulden ret kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!