WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/701 E.  ,  2024/3879 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/966 Esas, 2022/1560 Karar
HÜKÜM : Esas hakkında yeniden hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/239 E., 2020/113 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;borçlulardan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne 11.12.2017 tarihinde banka aracılığı ile borç para gönderen müvekkiline alacağına karşılık diğer borçlu ...'nın keşide ettiği çekin borçlu şirket cirosu ile müvekkiline verildiğini, çekin davalı şirketin oyalamasıyla bankaya ibraz edilemediğini, bankaya ibraz süresi geçtikten sonra da borçluların borcunu ödemediğini, bunun üzerine söz konusu çekin bedelinin tahsil edilebilmesi amacıyla borçlular aleyhine takip başlatıldığını, borçluların icra dairesinin yetkisine ve borca itirazları üzerine yetki itirazlarının kabul edilerek icra dosyasının Bursa İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiğini, ancak borçluların borcu ödediğine ilişkin dosyaya hiçbir belge sunmadıklarını ileri sürerek haksız yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olamamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın Ortaca İcra Müdürlüğünün 2019/57 E. sayılı dosyasında müvekkil aleyhine başlatmış olduğu icra takibine yaptıkları yetki itirazlarının kabul edildiğini, yetki itirazının kabulü sonrası icra takibinin Bursa İcra Müdürlüğünde devamı yapılmaksızın huzurdaki davayı açması nedeniyle işbu davanın usulden reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarının davacı tarafından kabulü sonrası yetkili hale gelen Bursa İcra Müdürlüğü tarafından dava tarihi itibariyle başlatılan icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın reddine yönelik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi sebebiyle maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücreti takdirinin tarife hükümlerine uygun olmadığını, davalı şirket vekilinin davaya cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmaya da iştirak etmediği halde lehine vekâlet ücreti takdirinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından Ortaca İcra Müdürlüğünün 2019/57 E. sayılı dosyası üzerinden davalılara karşı 08.01.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe yönelik süresi içerisindeki itirazlarında yetki itirazında bulunmaları üzerine davacı alacaklı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazlar kabul edilerek, dosyanın yetkili Bursa İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiği, bunun üzerine, icra dosyasının 23.09.2019 tarihinde Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2019/10995 E. kaydedildiği, 01.07.2019 tarihinde açılan eldeki dava ile davalıların Ortaca İcra Müdürlüğünün 2019/57 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe yönelik borca itirazlarının iptalinin talep edildiği, yetkisiz icra dairesinde yapılan takipteki ödeme emrine ilişkin yetkiye itiraz yanında borca da itiraz edilmiş olsa bile yetki itirazının kabulü üzerine dosyanın gönderildiği yetkili icra dairesince yeniden ödeme emri çıkarılacak olup, itiraz üzerine takibin durması için tebliğ edilen yeni ödeme emrine de ayrıca itiraz edilmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2019/10995 E. sayılı dosyasında davalılara ödeme emri tebliğinin yapılmadığı; yetkisiz icra müdürlüğündeki itirazın yetkili icra müdürlüğünde geçerli olmadığı; dolayısıyla, yetkili icra müdürlüğünde dava tarihinde usulüne uygun yapılmış bir itiraz mevcut olmadığı, usulüne uygun bir itirazın varlığının itirazın iptali davası için bir dava şartı olduğu; davanın ödeme emri tebliğ edilmeden ve itiraz mevcut olmadan erken açıldığından davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, mahkemece, davanın, karar içeriğine göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine göre hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediği, ayrıca; davalılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafa yeniden bir ödeme emri gönderilmesi ve itiraz hakkı tanınmasının kabul edilemeyeceğini davalı tarafın yetkiye ve borca itirazda bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı taraf herhangi bir alacağı yokken müvekkil davalı aleyhine icra takibi başlattığını ve itiraz üzerine de itirazın iptali davası açtığını, bu nedenle de müvekkili davalı aleyhine açıkça kötü niyetli eylemleri nedeniyle davanın reddi ile birlikte müvekkili lehine ve davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, diğer davalının davaya cevap dilekçesi dahi vermediği ve duruşmalara katılmadığı göz önüne alındığında, red vekalet ücretinin yalnızca tarafları lehine hükmedilmesi gerektiğini ya da davalı taraflar lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücreti tayini gerekirken aksi yöndeki istinaf ilamının da bozulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödünç ilişkisi nedenine dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı ...'ya ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.