11. Hukuk Dairesi 2023/692 E. , 2024/4415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1732 Esas, 2022/1460 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/180 E., 2020/72 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "SARAY" ve "SARAYPEN" asıl unsurlu markaların olduğunu, davalı gerçek kişinin 2017/26603 sayılı “SARAYPVC U-PVC WİNDOW&DOOR SYSTEM” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 6 ve 19. sınıf mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın YİDK tarafından yerinde görülmediğini, oysa davalının başvuru konusu işareti, müvekkilinin markaları ile aynı veya benzer, bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, ortalama tüketicinin davalı markasını müvekkilinin markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının, müvekkilinin markalarıyla iltibas yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yaparak müvekkilinin markaları ile görünüş, yazı fontu, yazı karakteri ve okunuş ile karışıklık yaratıp müvekkili şirketin çevresini ele geçirme amacında olduğunu, davalıya karşı müvekkili tarafından açılmış birden çok davanın bulunduğunu, müvekkili şirketin SARAY ve türevi markalarının yurt içinde ve yurt dışında bilinen markalar olduğunu ve davalının, müvekkilinin markalarından haksız yarar sağladığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin faaliyet konuları olan 17.,19. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere markalarını tescil ettirdiğini, davacının dayanak yaptığı “SARAY, İSTANBUL TİCARET SARAYI, SARAY DOOR” ibareli markaların 06. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin bu alanda faaliyeti olmadığı gibi davacının marka korumasının 17, 19 ve 35. sınıfları kapsamadığını, müvekkili ile davacının farklı iş kollarında faaliyet gösterdiklerini, SARAY ibaresinin davacının tekeline bırakılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/26603 sayılı "SARAYPVC UPUC WİNDOW AND DOOR SİSTEM" ibareli davalı marka başvurusu ile "SARAY" ibareli davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 Sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve başvurunun kapsadığı "17/01, 17/02, 17/03, 17/04 sınıf mal ve hizmetler ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden iltibas tehlikesi bulunduğu, başvurunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından emtia listeleri farklı olduğundan karıştırılma ihtimali bulunmadığı, "SARAY" markasının “alüminyum” sektöründe tanınmış marka olduğu, bu tanınmışlığın 17. sınıftaki mallar ile bu malların perakende satış hizmetleri bakımından iltibas ihtimalini güçlendirdiği; ancak davalının marka başvurusunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davacının SARAYPVC ibaresi üzerinde 17. sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tescilsiz marka kullanımına dayalı üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davacının ticaret unvanının, SARAYPVC markasının 17. sınıftaki mallar ile bu malların satış hizmetleri bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında tescil engeli oluşturduğu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının yukarıda sayılan sınıflar yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, davalı adına tescilli 2017/26603 sayılı markanın yukarıda sayılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka kapsamında YİDK kararı sonrası kalan mal ve hizmetler ile davacının itiraza dayanak markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, karıştırılma ihtimali yaratabilecek mal ve hizmetlerin başvurunun kapsamından zaten çıkarıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SARAYPVC UPUC WİNDOW AND DOOR SİSTEM" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SARAY" asıl unsurlu markalar arasında, İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen 17. sınıf mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının asli unsurunun "SARAY" ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunun söylenemeyeceği, davacının markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle, dava konusu başvurunun kapsamından çıkarılan 17. sınıf mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri arasında da 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!