WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/69 E.  ,  2024/3730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/923 Esas, 2022/1286 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/376 E., 2021/1072 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin Eskişehir yolu üzerinde bulunan ofisine 04.09.2018 tarihinde bir kuryenin gelip şirket temsilcisi ile görüşmek istediğini ve ona “Cumhurbaşkanlığından geliyorum, Cumhurbaşkanımızın sadece iş adamlarına yolladığı bir dergiyi size teslim etmek için geldim” diyerek üzerinde Cumhurbaşkanın fotoğrafının bulunduğu bir dergiyi müvekkili şirket yetkilisinin imzasını kurye teslim tutanağına alarak teslim ettiğini, bir süre sonra ise müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin dayanağının ise A4 kağıda hazırlandığını, imzası davacı şirket temsilcisine ait bir bono olduğunu, ancak müvekkili şirket yetkilisinin böyle bir bono düzenlemediği gibi gerçekte de davalıya borçlu olmadığını, ancak takip konusu senedin imzasının müvekkiline ait olduğunu, gerçekte, başlatılan takibin dayanağı olan A4 kağıdının boş ama görünüşte kurye teslim tutanağına attırılan imzayı müvekkilinin senet düzenleme amacı ile değil de kurye teslim tutanağını imzalama iradesi ile 04.09.2018 tarihinde imzaladığını belirterek, müvekkilinin icra takibine konu edilen 600.000,00 USD bedelli senedin sahteliğinin tespitini, borçlu olmadığının tespitini, davalının müvekkiline toplam takip bedelinin %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin hukuki zeminden yoksun olduğunu, açılan işbu davanın tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,taraflar arasındaki uyuşmazlığın sahtecilik iddiasına dayandığı, sahteciliğin mutlak def'ilerden olduğundan herkese karşı ileri sürülebildiği, somut olayda dava konusu senetle ilgili olarak ceza davası açıldığı, ceza mahkemesinin maddi vakıayı saptayan kesinleşmiş kararlarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen karar sonucu davalı ...'nun icra takip dosyası ve dayanağı borçlusu İlhan Karael, müşterek borçlu ve müteselsil kefili .... Mad. Gıda San. Ve Tic. A.Ş., alacaklısı ..., düzenleme tarihi 10.05.2017, ödeme tarihi 10.04.2018 olan 600.000,00 USD bedelli bonoyu davacının iradesi dışında sahte olarak düzenlediğinin sabit hale geldiği, maddi olgunun ceza mahkemesi kararıyla kesinleştiği, davacının davasında haklı olduğu, davalının hile ve desise yoluyla davacının imzasını atmasını sağlayarak sahte senet düzenlediği ve bunu icra takibine konu ettiği anlaşıldığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek menfî tespit talepli davanın kabulüne, takibe konu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si olan 824.400,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/232 esas sayılı dosyasının Yargıtayda olup kesinleşmediğini, ancak resmi evrakta sahteciliğe ilişkin hüküm istinaf sınırının altında kalması sebebi ile kesinleştiğini, gerek Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince gerek istinaf merciince verilen kararlar açıkça hukuka aykırı olduğunu, ceza dosyalarının ve hukuk dosyalarının ispat vasıtaları farklılık arz etmekte olup bağlayıcılık yönünden aralarında kesinlik arz etmediğini, müvekkili davalının, davacı yanın tamamen kurmaca senaryosu neticesinde yapılan yargılamada tüm iddianın somut deliller ile çökertilmiş olmasına rağmen hukuka aykırı olarak cezalandırıldığını, verilen ceza neticesinde huzurdaki dosyada da müvekkilinin hukuka uygun alacağından mahrum kaldığı gibi kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bononun sahte olarak düzenlendiği iddiası ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.