WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/680 E.  ,  2024/4191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1717 Esas, 2022/1457 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/199 E., 2019/555 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İngiltere’de kurulmuş dünya çapında “Alexander mcqueen” markaları ile bilinen bir şirket olduğunu, müvekkilinin Türkiye’de 2002/01272, 2005/06601, 2005/32999, 2015/102204, 2015/102211 tescil sayılı markaların sahibi bulunduğunu, dava konusu 2017/06568 sayılı “mcqueen” ibareli markanın 03. sınıf emtialarda tescili için başvuru konusu edildiğini, davalı Şirketin 2002/08663 ve 2015/18074 sayılı “queen” ibareli markalarına dayalı itirazları neticesinde müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin anılan marka üzerindeki öncelikli haklarının davalı Kurum tarafından dikkate alınmadığını, müvekkilinin “mcqueen” ibaresi üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının ünlü İngiliz moda tasarımcısı Lee Alexander Mcqueen’in soyadından geldiğini, dolayısıyla müvekkilinin markalarının asli unsurunun bir bütün olarak “mcqueen” olduğunu, 2015/102211 sayılı müvekkili markası ile işbu dava konusu başvuru kapsamının birebir aynı bulunduğunu, müvekkilinin halihazırda 03. sınıfta tescilli markası varken yine aynı sınıflar bakımından yapılan dava konusu marka hakkında verilen kararın yerinde olmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin önceki markalarının bir serisi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile redde mesnet markaların genel görünüm itibariyle aynı ya da benzer olmadıklarını, “queen” ibaresinin zayıf bir marka olduğunu, telaffuz açısında da farklı olduklarını, tarafların farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının kazanılmış hak iddiasının yerinde olmadığını, davacı adına kayıtlı 2015/102211 sayılı markanın ve 2015/102204 sayılı markanın tescil tarihleri nazara alındığında süre yönünden davacı lehine hak sağlamayacağını, 2005/06601 sayılı markanın tescil kapsamında ise 03. sınıf yer almazken, 2002/01272 sayılı marka ile 2005/32999 sayılı markaların esas unsurlarının farklı olduğunu, bu nedenle davacının dayanak markalarının hiçbirisinin davacı lehine bir koruma sağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/06568 sayılı marka başvurusu ile davalıya ait ret gerekçesi markalar arasında, reddedilen tüm emtialar bakımından, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, davacının önceki tarihli tescilli markalarının, işbu dava konusu marka açısından müktesep hak sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli önceki markalar nedeniyle "MCQUENN" ibaresi üzerinde müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkili adına tescilli markaların, redde mesnet markalardan daha önce tescil edildiklerini, önceki markalarla dava konusu başvurunun asli unsurlarının da aynı olduğunu, kazanılmış hak koşullarının gerçekleştiğini, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesinin de bulunmadığını, redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "QUENN" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "MCQUENN" ibareli başvuru ile redde mesnet 2002/08863 ve 2015/18074 sayılı "QUENN" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, "QUENN" ibaresinin taraf markalarında asli unsur olarak kullanıldığı, "QUENN" ibaresinin, başvuru kapsamında yer alan 3. sınıf mallar yönünden ayırt edici bir ibare olduğu, aksi yöndeki davacı iddialarının yerinde bulunmadığı, davacının 2015 tarihli markalarının süre yönünden müktesep hak sağlamaya elverişli olmadığı, 2002 ve 2005 tarihli markalarının asli unsurlarının ise dava konusu başvurudan farklı bulundukları, dolayısıyla dava konusu başvuru yönünden davacının müktesep hakkının olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına, davacının müktesep hakkının olup olmadığna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.