11. Hukuk Dairesi 2023/663 E. , 2024/4254 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1301 Esas, 2022/1417 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/141 E., 2022/311 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Turizm ve Tic. A.Ş.’deki 3.600 payından 1.800’ünü davalı ...’e, 1.200’ünü davalı ...’a, 600’ünü de davalı ...’e 08.01.2013 tarihinde devrettiğini, pay devir bedelinin piyasa değeri üzerinden ödeneceğini söylediğini, ancak davalıların devir bedellerini ödemediklerini, defaatle alacağını isteyen müvekkilinin bir sonuç alamadığını ileri sürerek devir tarihi olan 08.01.2013 tarihi itibariyle devre konu payların gerçek değerinin hesaplanıp ödenmesi gereken bedelden şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki kısmının davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile talep sonucunu 139.227,65 TL'ye çıkarmış ve hisse devir oranlarına göre belirttiği tutarların fiili satış tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, önce rehber olarak şirkette çalışmaya başlayan davacının pay bedeli ödemeden hissedar olduğunu, anlaşmazlık yaşayan davacının değerleri belli olarak usulüne uygun şekilde hisselerini müvekkillerine ve diğer davalıya devrettiğini, hisse devir bedellerinin de davacıya ödendiğini, hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, devrin 6098 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca peşin satış suretiyle gerçekleştirildiğini, davacının hisse devir bedeli alacağını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, irade fesadına dayalı hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, pay devir sözleşmesinde devir bedelinin belli olduğunu, hisse devir bedelinin tümüyle ödendiğini, davacının pay devrine ilişkin yönetim kurulu kararını bizzat imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hisse devir sözleşmesine dayalı 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, davalı şirketin yönetim kurulunun 08.01.2013 tarihli kararı ile hisse devrini kabul ettiği, dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece zamanaşımı definin reddine dair ara karar verildiğini, lehlerine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, usuli müktesep hakkın ara kararlardan dönülebilmesinin istisnaları arasında yer aldığını, pay devir sözleşmelerinden kaynaklı davalarda zamanaşımı süresinin on yıl olduğunu, bu hususta içtihatların bulunduğunu, uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden değil hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığını, pay devri ile birlikte müvekkilinin ortak sıfatını kaybettiğini, ortaklar arası ihtilaf bulunmadığını, hukuki dinlenilme ve gerekçeli karar hakkı ile usul ekonomisinin ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.09.2021 tarihli celse ara kararının 3 numaralı bendinde davalıların zamanaşımı itirazının 6098 sayılı Kanun’un 146 ncı maddesi uyarınca uyuşmazlığın sözleşmeye dayalı olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği, 29.04.2022 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararında zamanaşımı itirazının reddine dair ara karardan rücu edildiği, aynı celsede davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair hüküm tesis edildiği, her ne kadar tahkikat aşamasına geçildikten sonra zamanaşımı defi ile ilgili olarak karar verilmiş ve davanın bu sebeple reddedilmiş olması usul ekonomisi ilkesine uygun düşmezse de aksine kabulün de isabetli olmayacağı, Yasanın hatalı yorumlanarak uygulanmasının karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı, zamanaşımına uğrayan bir alacakla ilgili olarak zamanaşımı defi hakkında hatalı bir ara karar verilmesinin zamanaşımına uğrayan bir alacağı yeniden talep edilir hale getirmeyeceği, beyana göre yönetim kurulu kararı dışında taraflar arasında gerçekleştirilen başkaca bir sözleşmenin bulunmadığı, 6098 sayılı Kanun’un 147 nci maddesinin birinci fıkrasının (4.) bendinde, “...Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar”ın beş yıllık zamanaşımına tabi alacaklar arasında sayıldığı, devredilen pay karşılığı alacağın alınamadığı ileri sürülerek alacak talebine konu eldeki davanın beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece 29.09.2021 tarihli ara kararla zamanaşımı definin reddedildiğini, ara karardan dönülmesinin usuli müktesep hakkı ihlal ettiğini, usuli müktesep hakkın kamu düzenine ilişkin olduğunu, taraflardan bir yararına usuli müktesep hak oluşmuşsa ara kararlardan dönülemeyeceğini, pay devir sözleşmelerinden kaynaklı davalarda zamanaşımı süresinin on yıl olduğunu, bu hususta içtihatların bulunduğunu, emsal alınan içtihatların somut olaydan farklılık arzettiğini, uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden/esas sözleşmeden değil hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığını, pay devri ile birlikte müvekkilinin ortak sıfatını kaybettiğini, uyuşmazlığın ortaklar arası nitelik taşımadığını, hukuki dinlenilme ve gerekçeli karar hakkı ile usul ekonomisinin ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!