WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/6596 E.  ,  2024/3601 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/180 Esas, 2023/329 Karar
FER'Î MÜDAHİLLER : 1. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (...) vekili Avukat ...
2.... (OYAK) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 04.02.2014
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yurtbank A.Ş.’nin Eskişehir Şubesine 23.07.1999 ile 17.12.1999 tarihleri arasında toplam 28.643,55 TL mevduatını vadeli olarak yatırdığını, henüz vadesi gelmemişken 21.12.1999 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından Yurtbank'a el konulduğunu, müvekkilinin parasının sigorta güvencesinde olmadığı gerekçesi ile ödenmediğini, Yurtbank yetkililerinin açılan kamu davasında bankayı aracı olarak kullanmak suçundan yargılanarak mahkum olduklarını, ileri sürerek toplam 28.643,55 TL’nin bankaya yatırıldıkları tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 28.562,05 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP
Davalı ING Bank A.Ş. vekili ve fer’i müdahil vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 12.06.2019 tarih, 2019/67 E. ve 2019/468 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 28.562,05 TL'nin 11.150,00 TL'sine 23.07.1999, 15.093,01 TL'sine 17.09.1999, 230,00 TL'sine 22.10.1999, 969,04 TL'sine 04.11.1999, 1.000,00 TL'sine 12.11.1999 ve 120,00 TL'sine 22.10.1999 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 81,50 TL yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı ING Bank vekili ile fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 26.02.2020 tarih, 2019/3627 E. ve 2020/2055 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, davalı vekili ve fer’i müdahil ... vekili Dairemiz ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 19.12.2022 tarihli, 2020/5827 E., 2022/9133K. sayılı kararı ile ''...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off-shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı...'' gerekçesiyle Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off-shore hesabına aktarma tarihi esas alınması gerektiğinin belirtildiği, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece bozma kararına uyularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, içtihadı birleştirme kararı ile zamanaşımının başlangıç tarihinin birden bire farklı kabul edilmesi ve müvekkilinin davasının bu sebeple reddedilmesinin Anayasa ile güvence altına alınan hukuki güvenlik ilkesine, adaletli yargılanma hakkına, mülkiyet hakkına, sürpriz karar verme yasağına, eşitlik ilkesine, usul ekonomisine, hak ve nefaset kurallarına aykırı olduğunu, içtihadı birleştirme kararının geriye yürütülmesinin mümkün olmadığını, zamanaşımı definin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediğini, zamanaşımını durduran ve kesen olguların değerlendirilmediğini, müvekkilinin kendisi ile aynı zamanda hatta çok daha sonra dava açan kişiler alacaklarına kavuşmuşken müvekkilinin eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde, hiçbir makul ve objektif neden yokken farklı bir muameleye maruz bırakıldığını, ayrımcılığa uğradığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ING Bank A.Ş'nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Off-Shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41, 55, ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.