11. Hukuk Dairesi 2023/655 E. , 2024/4241 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/241 Esas, 2022/1527 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/419 E., 2018/1357 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ... Hediyelik Eşya A.Ş. ile Demirbank arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini, alacağın temlik edenin hukuki durumunnu sonradan değişmesinin temlikin varlığını ve hak sahibini değiştirmeyeceğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, daha önce TMSF tarafından davalılar hakkında başlatılan takibe itiraz edildiğini, bunun üzerine itirazın iptali davası açılmadığını, daha sonra davaya konu edilen farklı bir icra takibi başlatıldığını bunun mükerrer olduğunu, davalılardan ...'in isim ve imzasının bulunmadığını, davacının davayı takip yetkisi bulunmadığını, Demirbank'a el konulmasına ilişkin kararın Danıştay tarafından iptal edildiğini, zamanaşımının dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi dava konusu borcun damga vergisinden kaynaklandığı, ancak davacı tarafça sözü edilen damga vergisinin dayanaklarının açıklanmadığı, belgelerin sunulmadığı, bulunabileceği yerlerden yazılar yazılarak istendiği, bu yazılara da olumsuz cevap verildiği, açılan davada ispat yükü davacı tarafta olup, ispat yükünün gereği yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu alacağın, borçlulara dönemsel olarak gönderilen ekstrelerin itiraz edilmeden kesinleşmesi ile kanunen kesin alacak haline geldiğini, mahkemece kesinleşmiş bir borcun baştan itibaren tekrar araştırılması cihetine gidilmesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na (2004 sayılı Kanun) açıkça aykırı olduğunu, üzerinden 20 yıldan fazla bir zaman geçen ve 2004 sayılı Kanun'un 68 inci maddenin (b) bendi gereğince kanunen kesinleşmiş bir alacağın baştan itibaren tekrar ispatlanmasının istenmesinin müvekkili kuruma haksız bir külfet ve sorumluluk yüklediğini, alacağın birkaç el değişikliğine uğradığını, mahkemenin HCBC Bank’a, Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan yazılara cevaplar gelmediğini, çünkü gerek kamu gerekse de özel şirketler yönünden yasal olarak saklama yükümlülüğü ve ihtiyacının 10 yılda ortadan kalktığından 10 yıldan eski kayıtların imha edildiğini, bu nedenle HSBC ve Beyoğlu Vergi Dairesinden olumlu cevap gelmesinin mümkün olmadığını, Demirbank T.A.Ş .... Şubesince Beyoğlu Vergi Dairesine 31.05.1996 tarihinde 4.518,87 TL ve 28.06.1996 tarihinde 10.806,58 TL olmak üzere iki kere Damga Vergisi ödemesi yapıldığını, dava konusu kredinin bu vergilerden doğduğunun bilirkişi raporunda açıklandığını, bir güven müessesi olan bankaların kayıtlarının doğru olmasının esas olduğunu, Demirbank tarafından ... Grubuna toplamda eski TL cinsinden 100.000.000.000.000,00 TL'nin üstünde (Yeni TL cinsinden 100.000.000,00 TL’nin üstünde) krediyi veren Demirbank T.A.Ş.'nin kullandırdığı bu kredilerle kıyaslandığında çok çok cüz’i bir rakam olan Damga Vergilerini yatırmamış olmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilgili kurum kuruluş ve bankalara yazılan müzekkerelere verilen yanıtlarda davacı tarafın takibe konu etmiş olduğu Damga Vergisi alacağına dair aradan geçen süre nedeniyle herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığının belirtildiği, diğer yandan bilirkişi raporunda gerekçeli ve ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, alacağın varlığının kabulünde dahi kullandırılan kredilerle talep edilen damga vergisi alacağı arasında ciddi bir fark olduğu, bu durumda davacının iddiasını ispatlamış olduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde yer verilen 2004 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin ilgili hükümleri icra hukuk mahkemesinde açılacak itirazın kaldırılması davasında uygulama yeri bulunan takip hukukuna ilişkin olduğundan işbu davada değerlendirilmesinin uygun görülmediği, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmeleri kapsamında damga vergilerinden doğan alacağın tahsili amacıyla, alacağı temlik alan tarafından başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!