WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/6491 E.  ,  2024/3834 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/715 Esas, 2023/725 Karar
HÜKÜM : Bozmaya uyma

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vakıf ile dava dışı ... Eğitim Danışmanlık ve Sportif Hizmetler A.Ş. arasında mülkiyeti davacıya ait okul vasfındaki taşınmaz için 01.07.2015 tarihli 3 yıllık belirli süre kira sözleşmesi yapıldığını, dava dışı ... Şirketinin kira sözleşmesinin 13 üncü maddesine aykırı davranması veya kiralanana zarar vermesi, kira, elektrik, su, onarım ve diğer her türlü giderlerin teminatı olarak davalı ... TAŞ Kayseri Şubesi tarafından davacı vakıfa 23.10.2017 tarih ve 200.000,00 TL bedelli ve 23.10.2018 tarih ve 88.000,00 TL bedelli 2 adet kesin teminat mektubu alındığını, bu mektupların kesin ve süreli ve de ilk talepte ödeme kayıtlı olduğunu, vadesinin 23.10.2019 tarihinde dolduğunu, davacı tarafından 11.07.2019 tarihli usulüne uygun yazılı tazmin taleplerinin yerine getirilmediğini, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1041 E. sayılı 12.07.2019 tarihli tedbir kararı gereğince ödenemeyeceğinin bildirildiğini, dava dışı ... Eğitim A.Ş.'nin teminatı saat 17:07'de yatırdığını, davalı bankanın ise kapanış saatinin 17:00 olduğunu, davalı bankanın 11.07.2019 tarihinde Mahkemece tedbir konulmadan tedbir konulduğunu öğrenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının mahkemece banka bildirim yazısının tarihinin 12.07.2019 olduğunu, davalı bankanın kural olarak kendisine yapılan başvuru sonucunda ödeme yapması gerektiğini, davalı bankanın riskin gerçekten doğup doğmadığını araştırma yükümlülüğü ve yetkisinin bulunmadığını, davacının yazılı başvurusundan sonra davalı bankanın ihtiyati tedbir kararı nedeniyle ödeme yapmamasının geçerli olmadığını ileri sürerek teminat mektupları bedelleri toplamı 288.000,00 TL'nin en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi, davacıya ait taşınmazın tadilat ve tamiratının yapılmasına başlanılmasından dolayı ve kiraya verme sezonunun kaçırılmasından dolayı davacının mahrum kaldığı kira bedelinin ve taşınmazda oluşan maddi zararın tazmini yönünden fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL'si kira bedeli ve 5.000,00 TL'si hasar bedeli olarak 10.000,00 TL'si tazminatın en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu mektuplarla ilgili olarak davacı tarafça 11.07.2019 tarihinde 15:01 de tanzim talebi ıslah imzalı olarak davalı bankanın Kayseri Şubesine iletildiğini, davalı bankaca tazmin taleplerinin derhal işleme alındığını, davalı bankanın büyük organizasyon yapısı nedeniyle bazı işlemlerin merkezileştirilerek gerçekleştirildiğini, bu nedenle tazmin talebinin operasyon merkezine iletildiğini, tazmin işleminin gerçekleştirilmesine ilişkin işlemler devam ederken aynı gün 17:03'de mektubun tazminini engeller mahiyette bir tedbir kararının lehdar ... Eğitim....A.Ş. tarafından davalı bankanın .... Şubesine iletildiğini ve tazmin işlemlerinin durdurulduğunu, davalı bankanın iyi niyetle hareket ettiğini, tazmin talebi henüz gerçekleştirilmeden önce gelen bir tedbir kararının da işleme alınmasının davalı banka açısından hukuki bir zorunluluk olduğunu, dava konusu işlemin hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini, Mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2021 tarihi 2019/655 E. ve 2021/382 K. sayılı kararıyla; davacının iddialarına dayanak olan banka teminat mektubunun kesin niteliği çerçevesinde ve süresinde ibraz edilmekle ilk talepte ödeme şartı gereği davalı bankanın teminat mektup bedelinin herhangi bir tereddüte mahal bırakmaksızın davacıya ödemekle yükümlü olduğu, davalı banka tarafından paranın ödeneceği söylenilerek davacının oyalandığı ve bu sırada mahkemeden verilen ihtiyati tedbir kararının bankaya ulaşmasının beklendiği ve ardından mahkemenin vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararına istinaden mektup bedelinin davacıya ödenmediği sabit olup davacının teminat mektup bedeli kadar zararının oluştuğu ve ticari işlere uygulanacak değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği, ancak her ne kadar davacının teminat mektubunu sunan lehtar ile arasındaki kira ilişkisi çerçevesinde taşınmazın tadilat ve tamiratının yapılmasına başlanılamaması ve kiraya verme sezonunun kaçırılmasından dolayı mahrum kaldığı kira bedelinin ve taşınmazda oluşan maddi hasarın tazminini de istemiş ise de söz konusu taleplerin dolaylı zarar mahiyetinde talepler olduğu, teminat mektup bedelinin süresinde nakde çeviremeyen davacının bu zararlardan dolayı arada sözleşmesel ilişki bulunmayan teminat mektubu yükümlüsü olan davalıyı sorumlu tutabilmesi için davalı bankanın ayrıca bu hususlara ilişkin garanti taahhüdünde bulunması gerektiği, hukuki niteliği itibariyle garanti sözleşmesi niteliğinde olan banka teminat mektuplarından kaynaklı olarak dolaylı zararların tazmininin kural olarak istenemeyeceği, kaldı ki bu zararlara ilişkin davalı bankanın ayrıca ve açıkça bir taahhüdünün bulunmadığı gözetilerek davacının yoksun kalınan kâr niteliğindeki diğer tazminat kalemlerinin davalıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile banka teminat mektubu tazmin bedeli olan 288.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kira bedeli (yoksun kalınan kâr) ve hasar bedeli şeklindeki tazminat taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2021 tarih, 2021/1611 E. ve 2021/1697 K. sayılı kararıyla; mahkemece hükme esas alınan asıl ve ek bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tarafça davalı bankaya sunulan kesin teminat mektubunun süresi içerisinde bankaya ibraz edilmekle taleple birlikte ödeme şartı gereği davalı bankaca teminat mektubu bedelinin davacıya ödemekle mükellef olduğu, bu itibarla davacının ödenmeyen teminat mektup bedeli kadar zararının olduğunun sabit olduğu, teminat mektubu bedelinin ödenmemiş olması ile taşınmazın tadilat ve tamiratının yapılamaması veya kiraya verilemediğinden bahisle mahrum kalınan kira bedelinin ve taşınmazda oluşan maddi hasarın tazmini taleplerinin dolaylı zarar mahiyetinde olması nedeniyle, bu talepler yönünden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ayrıca mahkemece eksik istinaf karar harcının tamamlanması hususunda davalı vekiline çıkartılan ve usulüne uygun olarak düzenlendiği anlaşılan ihtarlı davetiyenin (muhtıranın) davalı vekiline 07.08.2021 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, davalı vekilince verilen 1 (bir) haftalık kesin süre içerisinde eksik nispi istinaf harcının tamamlanmaması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344 üncü maddesi gereğince Mahkemece davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla davalı vekilinin ek karara karşı yapmış olduğu istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 26.04.2023 tarih, 2021/8571 E. ve 2023/2483 K. sayılı kararıyla ilk derece mahkemesince, kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği ancak istinaf başvurusunda nisbi istinaf peşin harcını eksik yatırdığı, davalı vekiline bu eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verildiği, verilen bir haftalık kesin süre içersinde belirtilen eksiklikleri ikmal etmesi, aksi takdirde kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verileceği hususundaki ihtar şerhi ile tebligat gönderildiği, davacı vekiline 07.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren belirtilen kesin süre geçmesine rağmen eksik nispi istinaf harcı yatırılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Kanunun 344 üncü maddesi gereğince kararın istinaf edilmemiş sayılmasına dair ek karar verilmiş, davalı vekili 20.09.2021 tarihinde nispi istinaf karar harcını ikmal etmiş, ek karara yönelik davalının, asıl karara yönelik davacının istinaf kanun yolu başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edildiği, 6100 sayılı Kanunun 344 maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, harç ve giderlerin eksik ödendiğinin anlaşılması durumunda bir haftalık kesin sürede eksikliklerin tamamlanmasına ilişkin (muhtıranın) Mahkeme işlemi olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğinde bu hususta verilmiş bir mahkeme ek kararı (muhtıra) bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince, kalem tarafından tebligat mazbatası üzerine yazılan açıklamanın HMK 344 maddesi hükmü karşısında hukuki bir sonucu bulunmadığı gibi davalı aleyhine bir sonuç doğurması da mümkün olmadığı ancak davalı eksik peşin harcı 20.09.2021 tarihinde ikmal etmiş olup HMK 344 maddesi hükmü gereği yerine getirildiği, bu halde, davalının eksik harcı süresinde yatırdığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ek kararının kaldırılarak asıl karar yönünden istinaf kanun yolu incelemesi yapılması gerekirken yazılı şekilde davalının ek karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddi isabetli görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddialarına dayanak olan banka teminat mektubunun kesin niteliği çerçevesinde ve süresinde ibraz edilmekle ilk talepte ödeme şartı gereği davalı bankanın teminat mektup bedelinin herhangi bir tereddüte mahal bırakmaksızın davacıya ödemekle yükümlü olduğu ancak banka kayıtları, sunulan delil ve belgeler ayrıca davalının bu hususlara ilişkin ikrar mahiyetindeki beyanları, dinlenen tanık beyanları, teminat mektubunun süresinde paraya çevrilmek üzere davacının bankaya ibraz ettiğini ve/fakat davalı banka tarafından paranın ödeneceği söylenilerek davacının oyalandığı ve bu sırada mahkemeden verilen ihtiyati tedbir kararının bankaya ulaşmasının beklendiği ve ardından mahkemenin vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararına istinaden mektup bedelinin davacıya ödenmediği sabit olup davacının teminat mektup bedeli kadar zararının oluştuğu ve ticari işlere uygulanacak değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği anlaşılmakla teminat mektubu tazmin bedeli olan 288.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, her ne kadar davacının teminat mektubunu sunan lehtar ile arasındaki kira ilişkisi çerçevesinde taşınmazın tadilat ve tamiratının yapılmasına başlanılamaması ve kiraya verme sezonunun kaçırılmasından dolayı mahrum kaldığı kira bedelinin ve taşınmazda oluşan maddi hasarın tazminini de istemiş ise de söz konusu taleplerin dolaylı zarar mahiyetinde talepler olduğu, teminat mektup bedelinin süresinde nakde çeviremeyen davacının bu zararlardan dolayı arada sözleşmesel ilişki bulunmayan teminat mektubu yükümlüsü olan davalıyı sorumlu tutabilmesi için davalı bankanın ayrıca bu hususlara ilişkin garanti taahhüdünde bulunması gerektiği, hukuki niteliği itibariyle garanti sözleşmesi niteliğinde olan banka teminat mektuplarından kaynaklı olarak dolaylı zararların tazmininin kural olarak istenemeyeceği, kaldı ki bu zararlara ilişkin davalı bankanın ayrıca ve açıkça bir taahhüdünün bulunmadığı gözetilerek davacının yoksun kalınan kâr niteliğindeki diğer tazminat kalemlerinin davalıya yükletilemeyeceği kanaatine varılarak bu taleplerine reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulü ile banka teminat mektubu tazmin bedeli olan 288.000,00 TL'nin dava tarihi olan 24.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kira bedeli (yoksun kalınan kâr) ve hasar bedeli şeklindeki tazminat taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme dosyası kapsamınca ve toplanan deliller ve mahkemece aldırılan bilirkişi raporunca davalı tarafından müvekkil vakıfa verilen teminat mektuplarının paraya çevrilmesi için müvekkil vakıf tarafından 11.07.2019 tarihinde AKBANK T.A.Ş ....şubesine kiracı tarafından vermiş olduğu zarar için verilen teminat mektuplarının paraya çevrilmesi için tazmin talebinde bulunulduğunu, fakat davalı banka tarafından teminat mektubu bedelleri ödeneceği söylenerek ihtiyati tedbir kararının bankaya ulaşılmasının beklendiğini, ardından mahkemenin vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararına istinaden teminat mektubu bedelleri müvekkil vakfa ödenmediğini, ayrıca savalı tarafın Kayseri .... Noterliği 04.11.2022 tarih ve 13861 yevmiye numaralı ihtarnamesine, Kayseri .... Noterliğinin 15.12.2022 tarih ve 39503 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiği ve dava konusu teminat mektuplarının tazmini talebimizin devam ettiğinin belirtildiği, bu sebeple müvekkil vakfın zarara uğradığını, yerel mahkemece toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporunca da sabit olduğu üzere müvekkile ait okul vasfındaki dava konusu taşınmazdaki elektrik, inşaat ve mekanik imalatlarına dava dışı kiracı tarafından hasar verildiğini, müvekkil vakfın ihtiyati tedbire istinaden mektup bedellerini tahsil edememesi sebebiyle dava konusu taşınmazda ki hasarlı kısımların tamirat ve tadilatına başlanamadığını, bu sebeple müvekkil vakfın maddi zararı oluştuğunu, mahkemece teminat mektubu bedelinin tazmini yönünden davanın kabulüne ve yoksun kalınan kâr ve hasar bedeli şeklindeki tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, kararın isabetsiz olduğunu belirterek kararın yoksun kalınan kâr ve hasar bedeli talepleri yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; teminat mektubunun bir kıymetli evrak olmadığını, bu nedenle teminat mektuplarının nakde çevrilmesinde, ibraz olunan bir çekin şubece ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmayacağını, teminat mektubu uygulamasında mektubun muhatabı tazmin talebini bankaya yazılı olarak iletir ve akabinde operasyon birimlerince mektup tahtındaki bankanın yükümlülüğünün devam edip etmediği, tazmin talebinin usulüne uygun olup olmadığı, mektubun ödenmesine engel teşkil edecek bir yargı kararının söz konusu olup olmadığı yönünde incelemeler yapıldıktan sonra usulüne uygun bulunan tazmin talebi yasal olarak bir engel olmadığı takdirde yerine getirileceğini, teminat mektubunu adeta bir çek gibi sadece şube tarafından imza incelemesi yapılıp ödenecek bir kıymetli evrak kılıfına büründürmek mümkün bulunmadığını, davacının 11.07.2019 günü saat 15:01’de tazmin talebini müvekkil Banka’ya ilettiğini, söz konusu mektubun ödenmesine ilişkin operasyonel işlemler devam ederken saat 17:03’te Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1041 E. sayılı dosyasından verilmiş ihtiyati tedbir kararından muttali olunduğunu, henüz mezkur mektuplar tahtında ödemenin yapılmamış olduğu bir anda bahse konu mektupların nakde tazmininin engellenmesi yönünde bir ihtiyati tedbir kararının verildiğini öğrenen müvekkil Banka’nın davacının tazmin talebini yerine getiremeyeceği izahtan vareste olduğunu, zira, ihtiyati tedbire rağmen tedbire aykırı işlem yapılması halinin tedbire muhalefet suçunu oluşturacağı tartışılmaz bir gerçek olduğunu, dolayısıyla, müvekkil Banka’nın tazmin talebini yerine getirmekte geciktiği, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının verilmesine sebebiyet verildiği ve davacının zarara uğradığı şeklindeki karar tamamıyla hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının tazmin talebinin müvekkil Banka’ya ulaşması ile mezkur ihtiyati tedbir kararından muttali olunması arasında sadece 2 saatlik bir süre olduğu, mezkur ihtiyati tedbir kararına istinaden Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin müzekkeresinin de ertesi günde müvekkil Banka’ya tebliğ edilmiş olduğu da gözetildiğinde müvekkil Banka’nın hiçbir aşamada davacıya karşı temerrüde düşmüş olmadığı ve dolayısıyla gerek mektup bedeli gerekse de faiz yönünden davacıya karşı herhangi bir yükümlülüğünün doğmadığının açık olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 17.04.2013 tarih, 2012/7485 E. ve 2013/7548 K. sayılı kararında; “Banka tazmin talebini yerine getirmede gecikmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararına kadar geçen süre için gecikme faizinden sorumlu ise de, bankaya ihtiyati tedbir kararının bildirilmesiyle artık bankanın temerrüdünden söz edilemez. Muhatap davacının, davalı bankayı ödemeden men eden ihtiyati tedbir kararı nedeniyle, bankadan gecikmeden dolayı tazminat talep etmesinin hukuki bir dayanağı da bulunmamaktadır. Muhatap davacının mektup bedelinin tazmini hakkında sahip olup olmadığı, ihtiyati tedbir kararı veren mahkemece yargılaması yürütülen asıl dava sonucunda belli olacaktır. (…) Banka, tedbir kararı kendisine tebliğ edilen ve ödemeden men edilen üçüncü kişi olduğundan, tedbir kararı verilen davanın sonucunun beklenmesine de gerek yoktur. Bu sebeplerle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.” şeklinde belirtildiği, davaya konu teminat mektuplarının ödenmesini engelleyen Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının 08.09.2022 tarihi itibarıyla ortadan kalktığı, bu hususta davacı firmaya tarafımızca yazılı olarak bilgi verilmiş olmasına rağmen davacı taraf mezkur mektuplar için tazmin talebinin devam edip etmediği hususunda müvekkil Banka’ya bir bilgi vermediği, davacının huzurdaki davayı kötü niyetli bir şekilde açmış ve devam ettirmekte olduğu dava dışı ... tarafından yapılan başvuruya istinaden Kayseri 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1041 E. sayılı dosyasından 11.07.2019 tarihinde davaya konu teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, söz konusu dava dosyası, davacı ... tarafından eksik harcın ikmal edilmemiş olması sebebiyle Mahkemece 05.04.2022 tarihinde işlemden kaldırıldığı, davacı ... tarafından 3 aylık sürede dosyanın yenilenmemiş olması sebebiyle 06.07.2022 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, mezkur davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın 08.09.2022 tarihinde kesinleştiği, yukarıda belirtilen hususların müvekkil Banka’nın tarafı olmadığı, taraflarını işbu davanın davacısı ve dava dışı ...’in oluşturduğu Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1041 E. sayılı dava dosyasının incelenmesi neticesinde tespit olunduğunu, oysa ki, huzurdaki davanın davacısının bahse konu davada davalı tarafı teşkil etmesi sebebiyle bu gelişmelerden haberdar olmaması imkan dahilinde olmadığını, buna rağmen, huzurdaki davanın davacısının, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde kendisine karşı açılmış olan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesiyle birlikte bu dosyadan aleyhine verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının da kalkmış olması gerekeceğini bilmesi, bu hususta Mahkeme’den alacağı bir yazı ile müvekkil Banka’ya başvurmuş olması gerekmesine rağmen davacı bu konuda hiçbir şekilde bir aksiyon almadığının, bu durumun davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka tarafından haksız olarak nakde çevrilmeyen teminat mektubu bedelinin tahsili ve bu nedenle uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 48 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Taraflar arasındaki alacak davasına ilişkin yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesinin 13.10.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece, davalı vekilince belirtilen kesin süre geçmesine rağmen eksik nispi istinaf harcı yatırılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 344 üncü maddesi uyarınca kararın istinaf edilmemiş sayılmasına dair ek karar verilmiş, ek karara yönelik davalının, asıl karara yönelik davacının istinaf kanun yolu başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26.04.2023 tarih, 2021/8571 E. ve 2023/2483 karar sayılı kararı ile, davalının eksik harcı süresinde yatırdığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ek kararının kaldırılarak asıl karar yönünden istinaf kanun yolu incelemesi yapılması gerekirken yazılı şekilde davalının ek karara yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddi isabetli görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Dosya kapsamında yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilk derece mahkemesinin ek kararına yönelik ret kararı kaldırıldığına göre, istinaf eden davalı vekilinin de asıl karara yönelik istinaf nedenlerinin Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi gerektiğinden dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekirken maddi hata ile ilk derece mahkemesine gönderilmesi ve ilk derece mahkemesince esas hakkında yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmakla, maddi hata nedeniyle dosya kendisine gönderilen ilk derece mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, istinaf nedenlerinin incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının maddi hata yönünden BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın bozularak kaldırılan ek kararı ve davacı istinafı yönünden esastan ret kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.