WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/6441 E.  ,  2024/3786 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/261 Esas, 2023/1227 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu karara direnilmiştir.

Direnme kararının taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2022 tarih, 2020/11-593 E. ve 2022/1517 K. sayılı ilâmı ile; direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin (İHDS) üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7 nci maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü sırada dava dışı üçüncü kişiye iletim bedelinin mevzuata aykırı olarak yansıtılması nedeniyle fazla tahsilat yapıldığını, belirtilen tahsilatın iadesi amacıyla üçüncü kişi tarafından Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/52 E. sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin anılan dosyanın davacısı şirketten olan 4.016.372,26TL alacağını borçtan mahsup etmek suretiyle 19.235.163,90 TL ödeme yaptığını, neticeten müvekkilinin hesaplarında kesinleşmiş mahkeme kararı gereğince 23.261.815,72 TL azalma meydana geldiğini, ayrıca müvekkilinin alacaklı tarafa 155.918,91 TL vekâlet ücreti, 37.547,82 TL vekâlet ücreti stopaj ödemesi, 132.709,35 TL temyiz harcı, 476.586,00 TL bakiye temyiz ilam harcı, 409.187,10 TL karar harcı, 130,40 TL karar düzeltme harç ve masrafı ödediğini, ödenen bedellerden davalının İHDS gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek toplam 24.473.595,30 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2016 tarih, 2014/478 E. ve 2016/548 K. sayılı kararı ile; dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde davalının eylemi nedeniyle davacı yanca Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2012 tarihli ve 2007/52 E., 2012/515 K. sayılı kararı gereğince dava dışı üçüncü kişiye 23.414.641,53 TL ödeme yapıldığı, ancak taraflar arasında imzalanan İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalının sözleşmenin imzalandığı 24.07.2006 tarihinden önceki döneme ilişkin eylemlerden sorumlu olduğu, dolayısıyla davalının 22.663.287,55TL’den sorumlu tutulabileceği, bu miktara yargılama harç ve giderleri eklendiğinde davacının 23.874.347,13 TL talep edebileceği, öte yandan temerrüdün dava tarihinde oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.874.347,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2019 tarih, 2018/1159 E. ve 2019/583 K. sayılı kararıyla; iletim bedeli tahakkukundan ötürü dava dışı üçüncü kişi tarafından söz konusu ödemenin bir kısmının dağıtım bölgelerine, ağırlıklı kısmının ise dağıtım bölgelerinin şirket hâline dönüşmesinden sonra davacı ... şirketine yapıldığı, davacı şirketin gerek dağıtım bölgelerinin anonim şirkete dönüşmesinden önce tahsil edilen gerekse anonim şirket olarak kurulduktan sonra tahsil edilen tutarların davalı TEDAŞ’a aktarıldığını iddia ve ispat etmediği, yine davacı şirketin İHDS'nin imzalanmasından sonra tahsil edilen tutarları da zaten davalıya rücu edemeyeceği, davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bu bedeli ödemesinin haksız tahsil edilmiş paranın hak sahibine iadesi olduğu, davacının ödediği paranın davalıdan tahsiline karar verilmesi hâlinde davacının sebepsiz zenginleşeceği, bu kısım yönünden davanın reddinin gerektiği, ancak İHDS’nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince 24.07.2006 tarihinden önce yapılan tahsilat miktarlarına isabet eden vekâlet ve stopaj ücreti, bakiye karar harcı, temyiz harcı, bakiye temyiz ilam harcı, karar düzeltme harcı ve masrafı yönünden de ayrım yapılarak bu kısımlardan davalının sorumlu olduğu, alacağa ödeme tarihi yerine dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, toplam 1.167.582,53 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 17.02.2020 tarih, 2019/4473 E. ve 2020/1414 K. sayılı kararı ile; rücu talebine konu Nisan 2003 ile Ağustos 2006 arası döneme ilişkin tahakkuk ettirilen ve dava dışı BİS Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından ödenen iletim sistem kullanım bedelinin 24.07.2006 tarihinden önceki dönemde tahakkuk ettirilen kısmının İHDS’nin imzalanmasından önce yani dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde meydana geldiği, bu nedenle üçüncü kişi tarafından açılan davaya istinaden davacının ödeme yaptığı, davalının İHDS’nin 7.4 maddesi gereğince 24.07.2006 tarihli İHDS öncesi döneme isabet eden kısmından sorumlu olduğu, ayrıca davacının 01.03.2005 tarihinden itibaren TEDAŞ’tan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu ve Hisse Devir Sözleşmesinde İHDS hükümlerinin saklı tutulduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın bu kısım yönünden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı oluğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2020 tarih, 2020/588 E. ve 2020/665 K. sayılı kararı ile; direnme kararı verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

C. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2022 tarih, 2020/11-593 E. ve 2022/1517 K. sayılı ilâmı ile; müesseseler ile EDAŞ’ların ayrı tüzel kişilikler oldukları, dava dışı BİS Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından bir kısım ödemenin davacının tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacıya yapıldığı, davacının kendisine yapılan ve davalıya iade edildiği ispat edilemeyen bu ödemeyi İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek 01.03.2005 tarihinden önce ve sonra yapılan ödemeler tespit edilip, anılan işlem nedeniyle ödenen yargılama giderleri de buna göre oranlanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği işaret edilerek, direnme kararı bozulmuştur.

E. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işbu davaya dayanak olan ve dava dışı BİS Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından borçlu UEDAŞ aleyhine başlatılan Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2013/803 sayılı takip dosyasında talep edilen toplam 18.774.270,91 TL alacaktan 8.414.816,18 TL'nin asıl alacak olduğu, davacı yanca dava dışı şirketten olan 4.996.050,34 TL alacak borçtan mahsup edilmek suretiyle 19.235.163,90 TL ödendiği, ayrıca haricen 39 dekont karşılığı 153.192,44 TL'nin de ödendiği, mahsup edilen miktarla birlikte toplam ödenen miktarın 23.414.641,53 TL olduğu, dava dışı şirket tarafından 01.03.2005 tarihinden önce ödenen alacak miktarı 4.996.050,34 TL olup, bu miktarın toplam tahsilat miktarına değil, bahsi geçen şirketçe davacı aleyhine başlatılan icra takibinde tahsili talep edilen asıl alacak miktarı olan 8.914.816,18 TL'ye oranı tespit edilip, tarafların fer'i alacaklar ve yargılama giderlerinden sorumlu oldukları oranın tespitinin gerektiği, buna göre 4.996.050,34 TL/8.914.816,18 TL'ye oranının %56 olduğu, davacının işbu davada tahsilini talep ettiği ve icra dosyasına mahsup ilavesi ile ödenen 23.414.641,53 TL'den asıl alacak miktarı olan 8.914.816,18 TL mahsup edildiğinde bakiyenin 14.499.825,35 TL olduğu, davacı yan anılan miktarın da asıl alacaklı olduğu gibi %56'lık kısmını davalıdan talep edebileceği, buna göre 14.499.825,35 TL x %56 = 8.119.902,19 TL olup, anılan miktara 01.03.2005 tarihinden önce ödenen ve davacının davalıdan talep edebileceği 4.996.050,34 TL ilave edildiğinde davacının davalıdan rücuen tazminini talep edebileceği miktarın 13.115.952,53 TL olduğu gerekçesi ile bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne ve ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, yukarıda yapılan hesaplama sonucu tespit edilen 13.115.952,53 TL miktarın içerisinde davacı tarafından 22.03.2013 tarihinde ödenen 155.918,91 TL vekâlet ücretinin %56'sı olan 87.314,58 TL vekâlet ücreti, 26.04.2013 tarihinde ödenen 37.547,82 TL stopaj ücretinin %56'sı olan 21.026,77 TL stopaj ücreti, 26.02.2013 tarihinde ödenen 409.187,10 TL bakiye karar harcının %56'sı olan 229.144,77 TL bakiye karar harcı, 25.02.2013 tarihinde ödenen 132.409,35 TL temyiz karar harcının %56'sı olan 74.149,23 TL temyiz karar harcı, 28.01.2014 tarihinde ödenen 476.586,00 TL bakiye temyiz harcının %56'sı olan 266.888,16 TL bakiye temyiz harcı, 04.02.2014 tarihinde ödenen 52,40 TL karar düzeltme harcının %56'sı olan 29,34 TL karar düzeltme harcı, 04.02.2014 tarihinde ödenen 78,00 TL karar düzeltme masrafının %56'sı olan 43,68 TL karar düzeltme masrafı da bulunmakta olup, anılan kısımlar yönünden ödeme tarihleri gözetildiği gibi, bakiye 12.437.356,00 TL'ye ilişkin ödeme tarihi olan 30.09.2014 ödeme tarihi de gözetilerek ayrı ayrı faiz başlangıç tarihleri tespit edilerek karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, fiili devir aşamasında yapılan bilanço düzenlemelerinde geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirdiğinden geçmiş yıllara ilişkin TEDAŞ'tan herhangi bir talepte bulunamayacağını, alacak türünün istirdat olması nedeni ile bu şekildeki bir isteğin kabul edilemeyeceğini, stopaj ücretine de hükmedilmesinin hatalı olduğu, şirketin mahsup bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini, Yargıtay HGK'nin bozma kararının çelişkili olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, hesaplamanın ne şekilde yapıldığının anlaşılamadığını, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden yana yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.