WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/6377 E.  ,  2024/3335 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/497 Esas, 2021/1001 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı sigortalı Garanti Finansal Kiralama A.Ş. arasında nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalı tarafından İtalya'da mukim İtalprogetti Engineering A.P.A.'dan satın alınıp ... Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye kiralanan deri boyama dolaplarının İtalya-Türkiye nakliyesinin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın taşınması esnasında 1185 sayılı dolabın üst geçide çarpmak suretiyle hasarlandığını, tespit edilen 153.600,00 TL tutarındaki hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, rücuen tahsil için başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı tarafından emtianın azami yüksekliğinin yanlış bildirilmesi nedeniyle hasarın meydana geldiğini, eğer yükseklik doğru bildirilseydi müvekkilinin güzergahı değiştereceğini, müvekkiline, bildirilen yüksekliğin gerçekliğini araştırmak gibi bir mükellefiyet yüklenemeyeceğini, teminat dışı olan hasar için ödeme yapıldığından davacının rücuen tazmin hakkına sahip olmadığını, hasar bir yama ile giderilebilecek nitelikte olduğu halde müvekkilinden yeni kazan bedelinin istenemeyeceğini, yeniden kullanılabilecek kazan için düşük sovtaj bedeli belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.05.2017 tarih, 2016/39 E. ve 2017/668 K. sayılı kararı ile davacının izin belgesinin belirtilen güzergah dışındaki otoyollar için geçerli olmadığı, otoyollarda köprüaltı yasal geçiş izninin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 460 cm. için verildiği, taşımanın yapıldığı kamyonun havuz kısmının yerden yüksekliğinin 1.30 m. civarında olduğu, dorsenin yüklü hali ile birlikte toplam yüksekliğinin 5,04 metreye ulaştığı, yük sahibinin bildirdiği yükseklik ile yükün gerçek yüksekliği arasında 15,9 cm. fark bulunduğu, yük sahibinin hatalı bildirimde bulunmasının kazaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca davalının izin belgesinin geçerli olduğu güzergah dışına çıktığı, sovtaj tenzili ile gerçek zararın 153.602,52 TL olduğu, CMR sözleşmesinin 27 nci maddesi kapsamında yazılı olarak bildirimde bulunulmadığından takibe kadar işlemiş faiz istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 153.600,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 07.01.2020 tarih, 2018/2939 E. ve 2020/101 K. sayılı kararıyla ''...1- Mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011, 22. Bası, s.: 472). Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nin 445. maddesinde dava ve yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak verilerin kaydedileceği ve saklanacağı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin "Hükmün Korunması" başlıklı 56. maddesinde de elektronik ortamda hazırlanan hükmün, hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP veri tabanında saklanacağı, ayrıca hükmün çıktısının hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından imzalanıp mahkeme mührüyle mühürlenerek karar kartonunda muhafaza edileceği düzenlenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, fiziki dava dosyasi içindeki gerekçeli kararın ve UYAP sistemine "Gerekçeli Karar" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine dair hüküm ile UYAP sistemine "Gerekçeli Karar Evrakı" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine ilişkin hüküm arasında çelişki bulunmaktadır. Bu durum karşısında anılan yasal düzenlemelere göre kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir... ''gerekçesiyle bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemelerince 2016/39 E., 2017/668 K. no.lu 30.05.2017 tarihli '' iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının izin belgesinin belirtilen güzergah dışındaki otoyollar için geçerli olmadığı, otoyollarda köprüaltı yasal geçiş izninin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 460 cm. için verildiği, taşımanın yapıldığı kamyonun havuz kısmının yerden yüksekliğinin 1.30 m. civarında olduğu, dorsenin yüklü hali ile birlikte toplam yüksekliğinin 5,04 metreye ulaştığı, yük sahibinin bildirdiği yükseklik ile yükün gerçek yüksekliği arasında 15,9 cm. fark bulunduğu, yük sahibinin hatalı bildirimde bulunmasının kazaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca davalının izin belgesinin geçerli olduğu güzergah dışına çıktığı, sovtaj tenzili ile gerçek zararın 153.602,52 TL olduğu, CMR sözleşmesinin 27. maddesi kapsamında yazılı olarak bildirimde bulunulmadığından takibe kadar işlemiş faiz istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 153.600.- TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.'' gerekçeli kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/2939 E., 2020/101 K. sayılı 07.01.2020 tarihli '' ...Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, fiziki dava dosyasi içindeki gerekçeli kararın ve UYAP sistemine "Gerekçeli Karar" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine dair hüküm ile UYAP sistemine "Gerekçeli Karar Evrakı" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine ilişkin hüküm arasında çelişki bulunmaktadır. Bu durum karşısında anılan yasal düzenlemelere göre kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesi ile bozulduğu, Mahkemelerinin önceki kararının esas bakımından uygun olduğu sonucuna varılarak esas bakımından bir değişikliğe gidilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün  2013/5072 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 153.600,00 TL  asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar  yasal faiz uygulanmasına, işlemiş faize yapılan itirazın iptali talebinin reddine, asıl alacağın %20 si oranında davalı aleyhine davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının yaptığı ödemenin müvekkiline rücu edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinden talep edilen tutarın fahiş olduğunu, hükmün eksik ve yanlış bilirkişi raporu esas alınarak kurulduğunu, konusu yargılamaya gerektiren bir davada icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükmedilen miktarın tazminat niteliği ve gerçek zararın araştırılması yargılamayı gerektirmekte olup, alacak likit olmadığından, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebep;
1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.