11. Hukuk Dairesi 2023/635 E. , 2024/4507 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1459 Esas, 2022/1521 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/111 E., 2022/464 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin iki ortaklı olarak kurulduğunu, şirketin %50 hissesinin davalıların murisi ...'e, %50 hissesinin ise dava dışı ...'a ait olduğunu, muris ...'in şirket genel kurulunun 09.07.2012 tarihli kararıyla 10 yıl süre ile müvekkili şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü olarak seçildiğini, murisin 20.09.2019 tarihine kadar müdürlük görevi yaptığını, murisin görev süresince şirket bünyesinde gerçekleştirmiş olduğu kusurlu ve usulsüz işlemler ile şirket üzerinden kişisel menfaatler elde ettiğini, bu şekilde müvekkilini zarara uğrattığını, murisin görevinin sona ermesinin ardından mahkeme kararıyla şirkete atanan kayyımın düzenlemiş olduğu rapora göre yapılan fiili stok sayımı sonucu gerçekte fiilen 386.116,33 TL stoğu bulunduğu halde muhasebe kayıtlarında stok rakamının kayden 1.564.094,70 TL olarak gözüktüğünün tespit edildiğini, muris tarafından şirket stoklarında bulunan malların kayıt dışı olarak satıldığını, satış gelirlerinin şirket kayıtlarına yansıtılmadığını, murisin müdürlük döneminde oluşan stok eksiği nedeniyle müvekkilinin 1.177.978,37 TL zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL şirket zararının, stok açığı tespit tarihi olan 31.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; şirket yetkilisi kayyımın şirketin diğer ortağı ve müvekkiline husumet besleyen yakınlarıyla işbirliği yaparak müvekkillerinin murisi nedeniyle dava açmasına usulen imkan bulunmadığını, şirketin diğer ortağı tarafından şirketin fesih ve tasfiyesi talebiyle dava açıldığını, açılan bu davada alınan bilirkişi raporunda müvekkillerinin murisinin özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiği yönünde hiçbir görüş bildirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket yöneticisi veya mirasçılarına karşı sorumluluk davası açılabilmesi için limited şirket ortaklar kurulu tarafından verilen kararın bulunması gerektiği, sorumluluk davası için ortaklar kurulu kararının özel dava şartı olduğu, dava şartı mevcut olup olmadığının yargılamanın her aşamasında resen araştırılması gerektiği, dava açılırken dava şartının eksik olması nedeniyle davacı tarafa dava şartı eksikliğini tamamlaması için kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde davacı tarafça yönetici kayyım kararının sunulduğu, yönetici kayyım kararının ortaklar kurulu kararı olmadığı, kesin süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sunulan kararın yönetim kayyımı kararı olmadığını, söz konusu kararın bir ortağı hakkında vesayet kararı verilmiş, iki ortaklı bir limited şirketin ortaklar kurulu kararı olduğunu, müvekkilinin ortaklık yapısı, ortak sayısı ve ortaklardan birisinin vesayet durumu göz önüne alındığında ortaklar kurulu kararının yönetim kayyımı tarafından alınmasının yasaya aykırı olmadığını, davanın ortak aleyhine açılan tazminat davası olmayıp, şirket müdürü aleyhine açılan tazminat davası olduğunu, bu davada ortaklar kurulu kararının varlığının dava şartı olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın şartlarının tamamlanması için davacı taraf verilen süre içerisinde davacı vekilince 15.11.2021 tarihli yönetim kayyımı kararı ibraz edildiği, kararın yasada dava şartı olarak düzenlenen yönetici hakkında sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir ortaklar kurulu niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacı şirkette müdür olarak görev yapan davalılar murisinin şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla sorumluluk davası kapsamında maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114, 115 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 644 ve 553 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!