11. Hukuk Dairesi 2023/6326 E. , 2024/3404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/23 Esas, 2021/234 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1 ila 45. sınıflarda tescilli "MAYA" markasının sahibi olduğunu, tescilli "MAYA" esas unsurlu pek çok markası bulunduğunu, davalı şirketin 2010/49078 sayılı "www.mayagoz" ibareli markanın 44. sınıfta tescili talebi ile TÜRKPATENT'e yaptıkları başvuruya müvekkili itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin tescilli "MAYA" ibareli markaları ile tescili talep edilen "www.mayagoz" ibareli markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, işaretlerin esas unsurunun "MAYA" kelimesinden oluştuğunu, "MAYA" kelimesinin ayrıca davacının ticaret unvanının da tanıtıcı unsuru olduğunu, davalı şirketin 2008/28830 sayılı "MAYA GÖZ" ibareli başvurusunun daha önce TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, bu kez farklı bir düzenleme ile başvurunun bilinçli ve sistemli bir çabanın ürünü olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2014-M-2675 sayılı kararının iptali ile 2010/49078 sayılı "www.mayagoz" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvuru konusu markasının davalı markasından farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 15.12.2015 tarih, 2014/208 E. ve 2015/366 K. sayılı kararı ile davalının başvurusuna konu marka ile davacının tescilli markasının benzer olduğu, iltibas yaratabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 11.11.2019 tarih, 2018/2050 E. ve 2019/7034 K. sayılı kararıyla davalı başvurusuna konu markanın “birlikte var olma” ilkesi uyarınca ve kullanım sonucu ayırt edici hale getirilip getirilmediğinin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapsamında “tıbbi hizmetler”in yer aldığı, davacının buna rağmen davalı fiili kullanımlarına karşı hukuki bir müdahalede bulunmadığı, fiili kullanımlar itibariyle taraflar arasında barışçıl bir birliktelikten bahsedilebileceği, ancak davacının yine 2000/20685 sayılı markasına dayalı olarak, davalı tarafça gerçekleştirilen marka başvurularına karşı düzenli olarak itirazlarda bulunduğu, dolayısıyla davalı taraf marka başvurularına karşı davacının sessiz kaldığından bahsedilemeyeceği, sonuçta davacı ile davalı yanın, sicildeki hak sahipliği bakımından ise fiili kullanımla oluşan durumun aksine barışçıl bir süreç içerisinde olmadıkları, fiili durum ve sicildeki durumlar açısından çatışan bu iki durumun ortaya koyduğu hukuki sonucun birlikte var olma kriteri bakımından aranılan şartları sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, “www.mayagoz” ibaresinin baskın ve esaslı unsurunun da “MAYA” kelimesi olduğu, “MAYA” kelimesine ayırt ediciliği olmayan “www.” eki ile “göz” kelimesinin eklenmesiyle özellikle 44. sınıfta ayırt edici yeni bir marka oluşmasının söz konusu olmayacağı, MAYA ibaresinin aynı zamanda müvekkilin tescilli ticaret ünvanı olduğunu, kararın çelişkili olduğunu, davacı ile davalının sicildeki hak sahipliği bakımından fiili kullanımla oluşan durumun aksine barısçıl bir süreç içerisinde olmadıkları belirtilmekle birlikte, fiili durum ve sicildeki durumlar açısından çatısan bu iki durumun ortaya koyduğu hukuki sonucun “birlikte var olma kriteri” bakımından aranılan şartları sağladığının belirtilmesinin açık çelişki olduğunu, müvekkili açısından “hukuken barışçıl bir süreç içerisinde olmadıkları “ancak “fiili kullanımda barış içerisinde oldukları “şeklindeki bir gerekçenin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı taraf marka başvurularına ve dolayısıyla sözkonusu markanın davalı tarafça kullanımına karşı düzenli olarak itirazda bulunduğunun kabulünden sonra “birlikte var olma kriteri”nin uygulanmasının mümkün bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, davalı başvurusuna konu markanın “birlikte var olma” ilkesi uyarınca ve kullanım sonucu ayırt edici hale gelip gelmediği, bu suretle taraf markaları arasında birlikte var olma ilkesi koşullarının bulunup bulunmadığı, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.Dava, davalının 2010/49078 sayılı ve "www.mayagoz" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının MAYA esas unsurlu markalarını mesnet göstererek, iltibas hukuki vakıası ve aynı zamanda ticaret ünvanı olmasına dayanarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2014-M-2675 sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 42 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2."Birlikte var olma ilkesi", 6729 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yeni bir kurum olarak tanınmakla birlikte, mahkemenin davanın kabulüne dair ilk kararı, Dairemizin 11.11.2019 tarihli kararı ile; davalı başvurusuna konu markanın “birlikte var olma” ilkesi uyarınca ve kullanım sonucu ayırt edici hale getirilip getirilmediğinin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılamada davalının başvurusunun konusu "www.mayagöz" işaretinin davacının itiraza mesnet markaları ile aynı zamanda ve birlikte kullanıldığı ve bu birlikte kullanım sonucunda da davalı başvurusunun ayırt edicilik kazandığı sonucuna varılmıştır.
3.Dairemizin daha önceki bir çok kararına konu olan ve “birlikte var olma” olarak tanımlanan ilke uyarınca, itiraza mesnet markanın tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden, anılan markaya kural olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olan bir işaretin uzun yıllar marka olarak kullanılması, kullanımın sürekli ve yoğun şekilde olması ve kuvvetli tanıtımla markanın ayırt edici kılınması, buna karşılık tescilli marka sahibinin marka başvuru tarihine kadar niza çıkarmaması halinde her iki markanın uzun yıllardan beri barış içinde birlikte var oldukları ve artık tescilsiz markanın başvuru tarihi itibariyle kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğinin ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceğinin kabulü gerekir.
Ayrıca birlikte var olma ilkesinin gündeme gelmesi ve bu suretle marka hakkının dürüst kullanıma dayalı olarak kazanılabilmesi için markanın çatışma yaratmaksızın uzun süreli kullanımı aranmalıdır.
4.Somut olayda ise, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 44. sınıf ürün ve hizmetlerin, davalı markasının kapsamındaki ürün ve hizmetler ile aynı türden olduğu, dolayısıyla markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, diğer yandan idari süreçte her iki tarafın gerek başvuru ve gerekse redde mesnet alınan markalara yönelik eş zamanlı itirazlarının olduğu, dolayısıyla davalı markasının çatışma yaratmadan kullanım ile ayırt edicilik kazandığından bahsedilemeyeği, sonuçta davalı başvurularının tescil ile de sonuçlanmadığı, birlikte var olma ilkesinin somut olayda gerçekleşmediği, ayrıca bilirkişi raporundaki çelişkili tespitlere dayalı olarak yine çelişkili gerekçe ile karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!