WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/629 E.  ,  2024/3933 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1313 Esas, 2022/1251 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/256 E., 2020/447 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 1999 yılında Yurtbank A.Ş.’ye para yatırdığını, ancak banka çalışanları tarafından müvekkilinin iradesi sakatlanarak paranın off shore hesabına aktarıldığını, bankaya el konulması sonrasında müvekkiline parasının ödenmediğini, banka yöneticilerinin paravan kıyı bankası kurarak planlı ve kasıtlı şekilde mevduat sahiplerini ve müvekkillerinin murisini dolandırdıklarını, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin halefi olması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 115.900,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunarak davanın öncelikle zamanaşımından reddini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Feri müdahil ... vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.900,00 TL'nin 01.09.1999 tarihinden, 72.000,00 TL 15.09.1999 tarihinden, 18.000,00 TL'nin 16.09.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; para off-shore hesabından çıkmış olduğu halde kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacının off-shore hesabında parasının olmadığını, ... bünyesinde bulunan Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'nin diğer bankalarla birlikte Sümerbank A.Ş. bünyesinde birleştirildiğini, daha sonra Sümerbank AŞ'nin hisselerinin 09.08.2001 tarihinde ... ile OYAK arasında akdedilen hisse devir sözleşmesi ile OYAK'a devredildiğini, hisse devir tarihi olan 09.08.2001 tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan ve borcu üstlenmenin sözleşmenin 6.13 üncü maddesi gereğince sorumlusunun ... olduğunu, bu sebeple mahkemenin re'sen taraf değişikliğine hükmetmesi ve müvekkili banka açısından davanın reddi gerektiğini, müvekkili banka ile Yurt Security Off Shore Bank Limited farklı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olduğundan başka bir kuruluş nezdindeki alacak için müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu paranın offshore bankaya gönderilmesinin üzerinden dahi 10 yıldan fazla zaman geçtiğini, davanın açıldığı tarih itibarıyla davanın zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Fer'i Müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın davacı tarafından kanıtlanamadığını, bankanın güveni kötüye kullanmadığını, bankaya husumetin yöneltilemeyeceğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararı dikkate alındığında; davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2019 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle fer'i müdahil ... vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış olması sebebiyle usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararının geriye yürütülemeyeceğini, zamanaşımının başlangıç tarihinin hukuka aykırı olarak tespit edildiğini, verilen ret kararının hukuka, hakkaniyete ve insan haklarına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ...Ş.'nin külli halefi olduğu Yurtbank Bank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına.

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.