WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/6285 E.  ,  2024/3330 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/1469 Esas, 2023/1326 Karar
HÜKÜM :Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 7. ve 37. sınıf asansör bakımı hizmetinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na kayıtlı "..." markasının sahibi olduğunu, ancak davalı şirketin haksız ve izinsiz olarak "... Asansör" ibaresini unvanında markasal olarak kullanarak ve "kentasansor.com" alan adını alarak markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, tecavüzlü ürünlerin toplatılmasını, ticaret unvanındaki "..." ibaresinin terkinini, tecavüzlü tanıtım gereçlerinin, ticari evrak ve belgelerin toplanmasını, imhasını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini, davalıya ait internet sitesinin kapatılmasını ve ilâna karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markanın "... + şekil"den ibaret olmasına karşılık, müvekkilinin böyle bir kullanımı bulunmadığını, haksız rekabet yapmadığını, müvekkilinin sadece asansör tamir, bakım işi yaptığını, 7. sınıf ürünlerde faaliyeti olmadığını, 2008 tarihinde faaliyete başladığını ve öncelik hakkı sahibi olduğunu, şirketin kurucusu olan Metin Polat'ın kişi işletmesi olarak işe 2008 tarihinde davacının marka başvurusundan önce başlamış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ve 2014/11 E., 2018/29 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalının “...” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan ürün, tanıtım gereçleri (... ibaresi taşıyan), tabela vs.’nin toplanarak kaldırılmasına, imhasına, davalının markanın esas unsurunu taşıyan www.kentasansör.com internet sitesine erişimin engellenmesine, 50.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin terkin edilmesine ve hükmün ilânına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/282 E., 2021/368 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, ticaret unvanının terkini kararının isabetli olduğunu, ancak davacının maddi tazminatı 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiği, bu durumda davalının bu markayı kullanması nedeniyle elde ettiği kazanca hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı şirketin defterleri ve bu konudaki taraf delilleri incelenmek suretiyle davalının elde ettiği kâr belirlenip bu markayı kullanması nedeniyle bu markanın davalının kârına ne oranda etki ettiği belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken elde edilen tüm kazanca hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalının 37 nci sınıfta elde ettiği kazanca davacı markasının etkisinin bilirkişi raporunda ve davalının sunduğu uzman görüşünde %30-35 oranında olabileceğinin belirtildiği, iki oranın da birbiri ile uyumlu olduğu, Mahkemece takdiren %30 oranında katkı esas alınarak (53.029,46 X %30) 15.908,83 TL maddi ve maddi tazminatın miktarına göre de takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline yönelik hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davalının “...” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men’i ve ref'ine, imhasına, davalının markanın esas unsurunu taşıyan www.kentasansör.com internet sitesine erişimin engellenmesine, 15.908,83 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin terkin edilmesine, hükmün ilân edilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekileri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 11.01.2023 tarih, 2021/5458 E. ve 2023/173 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının 7 inci sınıf ürünlerde 2008/28270 sayılı ve 37 inci sınıf asansör bakımı hizmetlerinde tescilli 2012/00582 sayılı "... Asansör+şekil” markaları bulunduğu, davacının, davalı şirketin haksız ve izinsiz olarak "... Asansör" ibaresini markasal olarak kullanarak müvekkilinin markasına yanaştığını, davalının ticaret unvanınında “... ASANSÖR” ibaresini öne çıkararak kullanmak suretiyle tescil edildiği gibi kullanmadığını iddia ettiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalının “...” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminata ve davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin terkinine karar verildiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davalının faaliyet alanı asansör bakımı-tamir hizmetlerine ilişkin olduğu, davalı tarafından da faaliyetinin asansör bakımı-tamir hizmetine ilişkin olduğu savunulduğu, dosya kapsamında bulunan davalı şirketin sahibi/ortağı olan Metin Polat’ın şahıs şirketi olarak asansör bakım ve hizmet servisi verdiği alanda vergi levhasına göre işe başlama tarihinin 06.10.2008 olduğu, davacının 37 inci sınıfta asansör bakımı hizmetlerinde tescilli 2012/00582 sayılı markasının ise başvuru tarihinin 03.01.2012 olduğu,. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uyarınca, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bu bağlamda, bir hak sahibinin, sahip olduğu hakka yönelik saldırıları durdurma ve önleme yetkisine rağmen, ya pasif kalarak bu yetkisini uzun süre kullanmaması ya da bu yetkisini kullanmayacağına ilişkin aktif bir davranış gösterdikten ve karşı tarafta da hakkın kullanılmasına karşı çıkılmayacağına ilişkin güven ve haklı beklenti oluşturulduktan sonra kendisine duyulan güveni ihlal edecek ve karşı tarafı zor durumda bırakacak şekilde sahip olduğu haktan kaynaklanan yetkisini ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı ve çelişkili davranış teşkil edeceği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davacının marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve ticaret unvanı ile alan adının terkini davaları açmasının 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi kapsamında çelişkili davranma yasağı kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;10 yıllık süre içerisinde marka hakkını korumaya yönelik hukuki işlemler yönelttiklerini, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığını, müvekkilin kendisine ait marka patentini tescil ettirdikten sonra davalı tarafça markasının kullanıldığını tespit eder etmez yargısal yollara başvurduğunu, marka tecavüzünün gerçekleştiğinin sabit olduğunu, davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarının olması gerekenin altında olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi-manevi tazminat ile davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.