11. Hukuk Dairesi 2023/627 E. , 2024/4251 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/566 Esas, 2022/1901 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/231 E., 2020/671 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Gıda İht. Mad. Hayv. İnş. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 17.02.2015 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırdığını, davalıların kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine 11.01.2017 tarihli ihtarname ile kredi hesabının kat edildiğini, muaccel hale gelen kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhinde ihtiyati haciz kararı alınıp Konya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/789 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçluların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, icra takibinde talep edilen faiz oranının genel kredi sözleşmesine uygun olduğunu, davalıların faize itirazlarının da reddinin gerektiğini ileri sürerek davalıların takibe itirazının iptali ile takibin devamını, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili süresinde cevap dilekçesi vermemiş, yargılama esnasında usulüne uygun tebligat gönderilmediğini, temerrüdün oluşmadığını, teminat mektubu bedeline yönelik talebin takip tarihinde henüz doğmamış bir alacak olması nedeniyle istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kefilin sorumluluğuna dair açık hüküm bulunması gerektiği, ancak davacı bankanın .... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu şirket ... Gıda İht. Mad. Hayv. İnş. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin kefilin sorumluluğunu düzenleyen maddesinde, davacı bankanın gayri nakdi riskler için depo talebinde bulunabileceğine dair açık hükme yer verilmediği, bu nedenle davacının gayrinakdi alacağına yönelik talebinin reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl alacağa ilişkin olarak 896,86 TL, nakdi krediler yönünden ve gayrinakdi teminat mektubu kredisi ile gayrinakdi çek bedeli kredisi yönünden bedelin depo edilmesi taleplerinin reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında düzenlenen sözleşmenin kefilin sorumluluğunu düzenleyen ilgili maddesi uyarınca, söz konusu alacak kalemlerinden davalıların da sorumlu olduğunu, davaya konu teminat mektubunun nakte dönüştüğünü, müvekkil bankanın tüm risk ve alacakları için rehin ve hapis hakkının bulunduğunu, bunları bloke etmeye veya bloke bir hesaba almaya yetkisinin olduğunun sözleşme ile kararlaştırıldığını, davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, doğmuş ve doğacak tüm borçlar için taahhüt verdiklerini, gayrinakti çek kredi bedelinden kefillerin sorumlu olduğuna dair içtihat bulunduğunu, bilirkişi raporunda nakdi alacağa ilişkin olarak hatalı hesap yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davacı banka arasında imzalanan 17.02.2015 tarihli kefalet sözleşmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkillerine sadece boş kısma imza attırıldığını, diğer el yazılı kısımların banka görevlilerince sonradan doldurulduğunu, müvekkillerinin kefalet sözleşmesi tarihinde mevcut olmayan borçlardan sorumlu tutulamayacağını, davacı banka tarafından müvekkillere yapılan ihtarname içerikleri ve tebliğlerinin hukuka uygun olmadığını, dava devam ederken teminat mektubunun nakde çevrildiği belirtildiğinden tahsil talebine dönüştüğünü, bu taleplerin reddi nedeniyle lehlerine nispi oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece bilirkişi raporu ile ek rapor, itiraz üzerine bu kez yeni bir bilirkişiden rapor aldırıldığı, en son bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verildiği, taraflarca ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu teminat mektubunun nakte dönüştüğünü, nakit alacaklar kısmında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin tüm risk ve alacakları için rehin ve hapis hakkının bulunduğunu, bunları blok etmeye veya bloke bir hesaba almaya yetkili kılındığı sözleşmenin davalılar tarafından imzalandığını, böylece bu risklerden kredi borçlusu gibi sorumlu olacaklarını, gayrinakti çek kredisi bedelinin genel kredi sözleşmesi kapsamına dahil edildiğini, davalıların doğmuş ve doğacak tüm borçlar için taahhüt verdiklerini, tüm borçtan sorumlu tutulmaları gerektiğini, bilirkişinin nakti alacağı yanlış hesapladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihtarname içerik ve tebliğleri usulüne uygun olmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini, icra takibinin tümüyle hukuka aykırılık taşıdığını, sözleşmelerin Kanuna aykırı imzalatıldığını, sadece boş kısma imza attırıldığını, el yazılı kısımların banka görevlilerince sonradan doldurulduğunu, kefalet sözleşmesi tarihinde asıl borçlunun borcunun belirli ya da belirlenebilir olup olmadığının incelenmediğini, müvekkillerinin kefalet sözleşmesi tarihinde mevcut olmayan bir borçtan sorumlu tutulmaya çalışıldığını, dava devam ederken teminat mektubunun nakte çevrildiği belirtildiğinden tahsil talebine dönüşmüş olmakla bu taleplerin reddi neticesinde nispi vekalet ücretine hükmolunması gerekirken maktu vekalet ücreti verilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı, davalılar vekilinin ise vekalet ücretine yönelik temyiz itirazı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu teminat mektubu 16.01.2017 tarihinde paraya çevrilerek nakdi alacağa dönüşmüş, davacı ise 18.01.2017 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Bu durumda Mahkemece teminat mektubunun takip tarihi itibariyle nakdi alacağa dönüştüğü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken gayri nakdi alacak olarak değerlendirilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri hâlinde taraflara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!