11. Hukuk Dairesi 2023/6214 E. , 2024/1786 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/1182 Esas, 2021/1949 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı vekili
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı şirketin borçlusu olduğu 12.11.2009 tarihli genel kredi sözleşmesine 750.000,00 TL limitle kefil olduğunu, daha sonra davalının kambiyo senedine dayalı takip başlattığını, davacının davalıya kambiyo taahhüdünde bulunmadığını, davalı ile kredi sözleşmesi akdedilirken alınmış olduğu düşünülen senedin 975.000,00 TL bedelle doldurulup takibe konu edildiğini, davalının kredi hesabını kat edeceği ihtarının davacıya tebliği üzerine aleyhinde başlatılan kambiyo takibinden habersiz olarak davalıya 710.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin takip dosyasına bildirilmediğini, yapılan bu ödemenin takip alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, davacının asıl borçlu Tuval Tekel Ltd. Şti.'ne başkaca kullandırılan kredilerden sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davacının takibe dayanak bono nedeniyle 975.000,00 TL bono miktarınca borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 750.000,00 TL genel kredi sözleşmesi 750.000,00 TL kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında 1.500.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, icra takibine konu edilen senedin kredi borcuna mahsuben davalı bankaya temlik cirosu ile teslim edildiğini, iddiaya konu 710.000,00 TL'lik ödemenin genel kredi sözleşmesi ve kredi çerçeve sözleşmesinden kaynaklandığını, bonoya veya takip dosyasına yapılmış bir ödeme bulunmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davasında dava tarihindeki borçluluk durumu tespit edilerek hüküm kurulması gerektiği, davacının 975.000,00 TL'yi harçlandırmak suretiyle bu bedel üzerinden davayı açtığı, yargılama sonucunda ise dava tarihi itibariyle davacının borçlu olduğu miktarın 281.110,90 TL olarak belirlendiği, bu durumda tespit edilen borç miktarının dava değerinden mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takipten dolayı davacının 693.889,10 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 693.889,10 TL'nin %20'si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi talebinin yasal koşulları oluşmamakla reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 15.05.2023 tarih, 2022/3221 E. ve 2023/2947 K. sayılı kararıyla, usul ve kanuna uygun mahkeme kararının onamasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; davalı aleyhine tazminata karar verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığını, davalının kötü niyetli olmadığını, dava konusu senedin vadesinde ödenmediğini ve davalı tarafından takibe girişildiğini, davacının senetten sorumlu olduğunu, davacı tarafından yapılan ödemenin takip tarihinden sonra genel kredi sözleşmesi kapsamındaki borçlara mahsuben yapıldığını, davalıya temlik cirosu ile temlik edilen senede ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını ve önceki bozma kararının kapsamı dışında tutularak kesinleştiğini, hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı aleyhine bonoya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takipten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, hükmedilen tazminat ve vekalet ücreti noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!