11. Hukuk Dairesi 2023/6084 E. , 2023/6648 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/621Esas, 2023/1381Karar
KARARI : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/629 E., 2022/1100 K.
Taraflar arasındaki kefaletin sona erdirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine müteselsil kefillikten kurtulacağına ilişkin olarak davalı bankaya ihtarname çekilerek 1 ay içerisinde asıl borçlu ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.' ye karşı dava ve takip haklarının kullanılması, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmesi ve ara vermeden takibe devam edilmesi, aksi takdirde müvekkilinin yasal haklarını kullanarak kefaleti sona erdirme yoluna gidileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin gerektirdiği işlemlerin davalı banka tarafından yerine getirilmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 601 inci maddesi uyarınca müvekkilin genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kefilliğinin ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı asıl alacaklı ... firmasının yaptığı ödemelerin borçtan mahsup olduğunu, fakat borcun devam ettiğini, bu nedenle de yapılan ödemelerin devam ettiği süresince de ne asıl borçlu hakkında ne de davacı kefil aleyhine açılmış olan icra takiplerinde fiili haciz ya da satış yoluna gidilmeyeceğini ve usulü işlemlerin yapılabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece; davacının kefil sıfatının sona erdirilmesini içerdiğinden dava konusu kefalet sözleşmesindeki kefalet miktarı olan 3.560.000,00 TL ve 10.550.000,00 USD üzerinden dava harcını tamamlamak için 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu sürede eksiklik giderilmediği taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağı hususunun ihtar edilmesine rağmen birinci celse sonrası davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde dava harcını yatırmadığı dava harcı yatırılıncaya kadar kanun gereği işlemden kaldırılmasına, yasal 3 aylık süre içerisinde harcın yatırılması halinde de yenileme dilekçesi verilmesi halinde dosyanın yeniden esasa alınmasına harcın yatırılması için yasal olarak beklenilmesi gereken süre sonunda harcın yatırılmaması nihayetinde dava hakkında davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine ilişkin kurulan ara karar sonrası taraflarca takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarihten itibaren de üç (3) aylık yasal süre içerisinde taraflarca yenilenmemiş olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150/5inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, taleplerinin içeriği anlaşılmadan karar verildiğini, müvekkilinin genel kredi sözleşmesine istinaden müteselsil kefilliğinin 6098 sayılı Kanun'un 601 inci maddesi uyarınca sonlandırılmasına yönelik olarak açılan davada harç ihtarına ilişkin ara karar sonrasında ara karardan rücu edilmesine ilişkin talepte bulunulduğunu, buna ilişkin karar verilmediğini belirterek önceki iddialarını tekrar ile kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin 6098 sayılı Kanun'un 601 inci maddesi kapsamında müteselsil kefaletin sonlandırılması talebine ilişkin olup, dava, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 28inci maddesi uyarınca nispi harca tabi olup peşin harcın yatırılmasının yasal zorunluluk olduğu ve yine aynı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca, harç yatırılmadan müteakip işlemler yapılamayacağından harç yatırılıncaya kadar dosyanın işlemden kaldırılacağı, davacının aynı nitelikteki kredilerden dolayı birden fazla mahkemede dava açmış olması, somut davada da harçtan muaf sayılmasını gerektirmeyeceği, zira bunu gerektiren yasal bir düzenleme bulunmadığı, harca ilişkin hususun mahkemece görevinden önce değerlendirilmesi gerektiğinden harca ilişkin değerlendirmeyle verilen kararda usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru talebindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozularak kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesindeki müteselsil kefaletin 6098 sayılı Kanun'un 601 inci maddesi kapsamında sonlandırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi, 492 sayılı Kanun.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!