11. Hukuk Dairesi 2023/605 E. , 2024/2790 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/916 Esas, 2022/1698 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1316 E., 2020/282 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 31.10.2017 tarihinden itibaren ... Dağıtım Merkezi görevini davalı şirkete devrettiğini, ... İletişim A.Ş.'nin 2008-2017 tarihleri arasında ... Dağıtım Merkezi olan müvekkili şirket ile var olan dağıtım merkezi sözleşmesini sonlandırdığını, 25.10.2017 tarihinde tutulan tutanak ile personel ... imzasına cari hesaplar ile demirbaşların miktarları ile açıklamalı, personel ihbar ve kıdem tazminatı, pos cihazları, ... Dağıtım Merkezi işinden kaynaklı tüm iş ve ekipmanların listesinin tebliğ edildiğinin davalı yanın müvekkiline gönderdiği Kadıköy 32.Noterliğinin 10.04.2018 tarih ve 13445 yevmiye numaralı ihtarname içeriğinde ikrar edildiğini, davalının 03.01.2018 tarihinde 300.000,00 TL, 24.01.2018 tarihinde 364.000,00 TL ödeme yaptığını, bu iki ödeme cari hesaptan düşülerek dava konusu alacağın tespit edildiğini, 23.11.2017 tarihli müvekkili personeli .......ve davalı personeli ...’ın imzasını havi cari hesap devir protokolü uyarınca davalının kabul ettiği alt bayilerin TDM borcu olan 1.725.093,02 TL cari alacaktan, alt bayilere borç olan 206.825,27 TL davalının yaptığı 300,000,00 TL ve 364,000,00 TL'lik ödemler düşülerek şimdilik 854.267,75 TL'nin dava konusu edildiğini iddia ederek 854.267,75 TL cari hesap devir alacağının TDM devir tarihi olan 31.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf şirketler arasında imzalanan ikili bir devir sözleşmesi bulunmadığını, yapılan ... Dağıtım Merkezi görev değişikliği işleminin herhangi bir şekilde işyeri/işletme devri şeklinde nitelendirilemeyeceğini,... İletişim Anonim Şirketi tarafından ... Dağıtım Merkezi görevinin müvekkili şirkete verilmesinin akabinde ... İletişim A.Ş.’nin düzenlediği bir toplantıda ... Dağıtım Merkezi görevi fesih edilmiş olan şirketlerin yetişmiş personelinin dağıtım merkezi görevini yeni üstlenen şirketler tarafından işe alınmasının faydalı olabileceği ve mutabık kalınan alt bayi cari alacaklarının bedelinin TDM görevi fesih edilen şirketlerden satın/temlik alınabileceğinin önerildiğini, yapılan öneri doğrultusunda davacı şirketin alt bayi cari hesap alacakları incelenip birebir alt bayiler ile görüşülerek ibraz edilen cari hesap mutabakatlarının teyidi yapıldığını ve bu inceleme sonucunda müvekkil şirketin, bedelini ödemek suretiyle devir/temlik almak istediği alt bayii cari hesap alacaklarını davacı şirkete bildirdiğini, 25.10.2017 tarihli tutanak ile gerekli evrakların teslim alındığını, 922.398,13 TL tutarındaki alacaktan, bayi alacakları olan 167.939,00 TL mahsup edilerek bayi numara havuzuna yüklenen karşılık tutarı olan 100.000,00 TL'nin de mahsup edilmesi sonucu net ödeme yapılacak rakam 654.459,13 TL olarak hesaplanıp davacı şirkete iletildiğini, aynı mailde ödeme şekli teklifi de gönderilmiş olup 29.12.2017 tarihinde yapılan toplantı ile bu teklifin davacı şirket tarafından onaylandığını, onayın 29.12.2017 tarihli mail ile de teyit edildiğini, onay akabinde belirlenen ödemelerin yapıldığını, talep edilen alacağın müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından faturalara itiraz edilerek davacı şirkete iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari işletmenin devrinden söz edilebilmesi için öncelikle bir devir sözleşmesi yapılması zorunluluğu bulunduğu, devir sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması zorunlu olup taraflar arasında devir iradesini ortaya koyan yazılı bir sözleşmenin mevcut olmadığı, dava dışı ...’in tasarrufuyla davacının dağıtım merkezi sözleşmesinin feshedildiği ve davalının hizmet alanı genişletilerek yeni dağıtım bölgeleri tevdi edildiği, yetişmiş eleman kaybının önüne geçmek ve alt bayilerle olan ilişkileri sürdürmek adına bayilik sözleşmesi feshedilen şirketlerdeki personelin kıdem tazminatının devir alan bayilerce ödenmesinin istendiği, aynı zamanda alt bayilerle olan cari hesap ilişkisinden doğan borçların da üstlenilmesinin talep edildiği, hukuki olarak ortada mevcut olan ilişki davalının, davacının alt bayilerinin cari ilişkiden kaynaklanan borçlarını üstlenmesi olduğunu, davacının iddiasına göre davalının alt bayilerin toplam borcu 1.725.093,02 TL’den alt bayilere olan borç tutarı olan 206.825,27 TL ile davalının davacıya yaptığı toplam 664.000,00 TL ödemenin düşülmesi ile tespit edilen 854.267,75 TL’yi ödemesi gerektiği iken yapılan ticari defter incelemesinde ise davalının hesapladığı tutarın 90.459,13 TL olarak tespit edildiği, 100.000,00 TL’lik bayi havuzuna yüklenen karşılık tutarı yer almadığından ve buna ilişkin dava dışı ...’den temin edilen bir belge olmadığından bu tutarın dikkate alınmadığı, bilirkişi marifetiyle davalı ticari defterlerinden tespit edilen 90.549,13 TL’nin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğunu, delil listesinde yer alan delillerin toplanmadığını, devrin açık olduğunu, 25.10.2017 tarihinde tutulan tutanak ile davalı personeli .... imzasına cari hesapların, demirbaşların miktarları ile açıklamalı, personel ihbar ve kıdem tazminatı, pos cihazları, ... Dağıtım Merkezi işinden kaynaklı tüm iş ve ekipmanların listesinin tebliğ edildiğinin davalı tarafından gönderilen 10.04.2018 tarihli ihtarnamede ikrar edildiğini, ayrıca davalıya cari hesapların bedel belirterek 23.11.2017 tarihli tutanak ile cari hesap devir protokolü ile .....imzasına tebliğ edildiğini, davalının savunmasında, bayi borçlarının mahsup edildiğini, hatta havuza yüklenen 100.000,00 TL'nin bile hesap edildiğini belirterek devri açık olarak kabul ve ikrar ettiğini, alacak hesabında davalının kayıtları dışında herhangi bir kaydın dikkate alınmadığını, öncelikle cari hesabın netleşmesi için ...'e müzekkere yazılarak 23.11.2017 tarihi itibariyle .....'in alt bayilerden alacağı olan cari hesap toplamının celp edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ticari işletmenin devrinden söz edilemeyeceği, somut olayda ... alt bayilerinin cari hesap borçlarının davalı şirket tarafından üstlenilmek istendiği, 1 yıllık dökümlerin talep edildiği, 23.11.2017 tarihli tutanakla listelerin tebliğ edildiği, her ne kadar davacı tarafça bu tutanak devir protokolü olarak yorumlanmakta ise de, listelerin devrinin konu edilmesi ve ayrıca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmaması nedeniyle devir sözleşmesi olarak kabulünün mümkün görülmediği, listelerin tesliminden sonra şirketler arası yapılan yazışmalarla sabit olduğu üzere listeler üzerinde inceleme yapılarak alt bayi alacak ve borçlarının tespit edildiği, ödeme şeklinin her iki şirketçe kabul edildiği ve yapılan ödemelerin ödeme planına uygun olduğu, alacaklı davacı şirketçe listenin çekince koymadan kabul edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 196 ncı maddesi uyarınca borcun nakli gereği ifa edildiği, 365 bayinin tümünün cari hesap borçlarının üstlenildiğine dair dosyada somut delil bulunmayıp davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, her ne kadar ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye müzekkere yazılarak 23.11.2017 tarihi itibariyle alt bayilerden olan cari hesap toplamının celp edilmesi gerekirken Mahkemenin eksik inceleme yaptığı beyan edilmiş ise de bu tarih itibari ile sadece incelenecek listeler tebliğ edildiğinden ve tüm bayilerin cari hesap borçları üstlenilmediğinden bu yöne ilişkin istinaf sebebin,n de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!