WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/6042 E.  ,  2024/2514 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/716 Esas, 2022/653 Karar
DAVACILAR : 1....
2.... vekilleri Avukat ...
2.Anadolubank A.Ş. vekilleri Avukat ...

HÜKÜM : Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalılar vekili

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı aracı kurumun 4306 numaralı hesabındaki hisse senetlerinin rıza ve talimat dışında diğer davalının 2 numaralı hesabına virmanlandığını, davalıların virman işleminin ve rehin iddialarının usulsüz ve geçersiz olduğunun belirlendiğini, virmanın yapıldığı gün sabah erken saatte zaten müvekkilinin eş ve çocukları ile yurt dışına çıktığını, davalıların vedia hükümlerini ihlal ettiklerini, bilgi vermekten kaçındıklarını, sözleşmeye de aykırı davranan aracı kurumun vekalet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek şimdilik toplam 1.607 Lot muhtelif şirketler hisse senetlerinin 06.03.2003 tarihinden itibaren tüm semereleri ile birlikte iadesini talep etmiştir. Davacı, bir kısım hisse senetlerini temlik etmiştir. Davacı vekili ile temlik alan vekili ayrı ayrı ıslah dilekçesi vermiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Anadolubank A.Ş. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının vekili de olan eşinin müşterek borçlu-müteselsil kefil olduğunu, davacının Anadolu Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.’deki hesabında bulunan hisse senetlerinin teminat verildiğini, kredi borcunun bulunduğunu, hisse senetlerinin zaten kullanılan kredi ile alındığını, maddi vakıadan 5 yıl sonra kötü niyetle davanın açıldığını, davacının hisse senetlerinin müvekkili Anadolubank A.Ş.’nin talimatı ile bankanın Anadolu Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.’deki hesabına kredi borcuna mahsup için aktarıldığını, ardından özel emirle hisse senetlerinin satıldığını, müvekkillerinin alacağa mahsuben talimatsız hisse senetlerini satabileceğini, işlemlerin sözleşme ve tebliğ hükümleri gereği yapıldığını, davacının da 04.11.2003 tarihli ihtarname ile kredi borcunu kabul edip hisse senetlerinin borcuna mahsubunu istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temlik alanın temlik aldığı kısım yönünden davada davacı yerine geçip davaya kaldığı yerden devam edeceğinden birlikte yürütülen kısımlar yönünden her bir davacının ıslah hakkını ayrı ayrı kullanabileceği, birinde kullanılan ıslah imkanının diğerinde kullanılmış sayılmayacağı, cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen takas ve ödemezlik defiine davacının muvafakat vermediği, davacı ile davalı banka arasında akdedilen rehin sözleşmesinin belirlilik ilkesine aykırılık taşıdığı, davacıların hisse senetlerini semereleri ile birlikte iadesini isteyebilecekleri, davalı bankanın davaya konu menkul kıymetler üzerinde hukuken geçerli bir rehin hakkının bulunmadığı, davalı aracı kurumunda davacı hesabında bulunan hisse senetlerinin davalı bankanın hesabına rızası olmaksızın virmanlamasının lexcommisoria yasağının ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, hisselerin hüküm fıkrasında yazıldığı şekilde semereleriyle davacı ... ...'a ve davacı temlik alan ...'e aynen iadesine, hisse senetlerinin aynen iadesinin mümkün olmaması durumunda 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 12.07.2023 tarih, 2023/304 E. ve 2023/4409 K. sayılı kararıyla, mahkeme kararı onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; 28.04.2008 tarihli cevap dilekçesinde hisse senetlerinin satışının yapılarak kredi borcuna mahsup edildiğinin belirtildiğini, davacı vekilinin 04.11.2003 tarihli ihtarnamesi ile kredi borcunun kabul ve ikrarıyla kredinin kat’ini, hisse senetlerinin de borca mahsubunu talep ettiğini, bu nedenle mahsup işleminin yapıldığını, takas-mahsup definin yapıldığını, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/519 E., 2008/18 K. sayılı dosyasının işbu dava için emsal teşkil etmeyeceğini, takas-mahsup defilerinin 04.03.2008 olan dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmelere göre bankanın davacıya açtığı kredinin diğer davalıda bulunan davacıya ait hesaba geçtiği ve oradan da davacı adına hisse senedi alındığını, SPK’nın da uygun bulduğu işlemle davacıya ait hisse senetlerinin borsada satılıp bedelinin borçtan mahsup edildiğini, halen bakiye alacaklarının bulunduğunu, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/754 E., 2008/754 K. sayılı dosyasının güçlü delil teşkil ettiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, ıslah ile ileri sürülen alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı ve temlik alanın ayrı ayrı iki kez ıslah dilekçesi verdiğini, bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini, aksi düşüncenin temlik hükümlerinin kötü niyetle uygulanmasına sebebiyet verebileceğini, cevap dilekçesinin yasal sürede sunulduğunu, bu cevapta takas-mahsup, ödemezlik defilerini ileri sürdüklerini, dilekçeyi verenin muradına bakılması gerektiğini, bu defilerinin nazara alınmadığını, müvekkilinin alacağının incelenmediğini, müvekkilinin de zarara uğramamak, kendi alacağını ispatlamak ve bu miktarı belirleyip defilerine esas olmak üzere itirazın iptali davası açtığını, rehin hakkının geçerli olduğunu, müvekkilinin kanuni hapis hakkını kullandığını, lex commissoria yasağına aykırılığın bulunmadığını, tüm itiraz ve defilerle ödemezlik defini tekrar ettiklerini, rehin hakkının geçersizliğinin yıllar sonra ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, kimsenin kendi sebep olduğu geçersizlikten kendi lehine haklar çıkaramayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının davacıların bedelli sermaye artırımına katılmadıkları halde katıldığı varsayımına dayalı düzenlendiğini, böylece fazla hisse senedi hesaplandığını, talebin aşıldığını, davacıların sadece temettü alacakları olarak ferileri belirlediklerini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.