WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/6037 E.  ,  2024/3552 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/103 Esas, 2023/483 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin birikimlerini değerlendirmek için Yurtbank A.Ş.’ye başvurduğunu, ancak Banka yetkilileri ve ilgili personelin Yurt Security Off Shore Ltd'yi Yurtbank A.Ş.'nin iştiraki ve mevduatlarının Yurtbank güvencesi altında olduğu konusunda ısrarlı aldatıcı beyan ve tavırlarıyla müvekkilini yanıltarak, tasarruflarını off shore hesabına yatırmasını sağlandığını, müvekkilinin de beyanlara güvenerek, 20.12.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş. aracılığıyla Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’ye 7.699,00 TL yatırdığını, TMSF tarafından Banka’ya el konulunca paranın ödenmediğini, bunun üzerinde Yurtbank A.Ş.'ye izafeten Oyakbank A.Ş. ve TMSF'ye karşı İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/995 E. sayılı dosyası ile açılan alacak davasının TMSF ile Oyakbank bakımından pasif husumet yokluğundan reddedildiğini, içtihatlar uyarınca dolandırılan mudilerin tazminat davası açabileceğini, ceza mahkemesi kararıyla bankanın vasıta kılınması suretiyle banka görevlilerinin dolandırıcılık suçu işlediklerine hükmedildiğini, bu kararla Yurtbank A.Ş. ile Yurt Security Off Shore Bank Ltd. arasındaki organik bağın belirlendiğini, Off Shore Bankasının Kıbrıs'taki herhangi bir hesabına havale yapılmadığı gibi toplanan mevduatın dolaylı yollardan Balkaner Grubuna usulsüz krediler verilmek suretiyle kullandırıldığını, havale görünümlü mevduat toplandığını, el konulan Yurtbank A.Ş.'nin Sümerbank ile birleştirilerek Oyakbank A.Ş.'ye devredildiğini, Oyakbank'ın da 27.12.2007 tarihinde Ing Bank A.Ş.’ye satıldığından davalı Bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkiline ödenmeyen 47.274,00 TL'nin ve dava tarihinden itibaren 7.699,00 TL üzerinden işleyecek değişen oranlarda avans faizinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; TMSF’nin hisseleri OYAK’a devrederken hisse devir tarihi olan 09.08.2001 tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan borçları ve bu borçlara ilişkin her türlü mali ve hukuki sorumluluğu hisse devir sözleşmesinin 6.13. maddesiyle üstlendiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Fer'i Müdahil TMSF vekili; kesin hüküm bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, hile ile ilgili hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı ile Off Shore Bankasının farklı tüzel kişilikleri nedeniyle davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının kandırılmadığını, Banka'nın havale yapmakla sorumluluğunun sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Fer'i Müdahil OYAK vekili, müvekkilinin bir borç üstlenmesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 01.11.2018 tarih, 2018/165 E., 2018/769 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili, fer'i müdahil TMSF vekili ve fer'i müdahil OYAK vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.11.2022 tarih, 2019/2400 E., 2022/7775 K. sayılı kararıyla davacı yanın 20.12.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.’ye yatırdığı parasının Banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı kıyı bankası hesabına aktarıldığı, davanın ise 02.07.2014 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan işbu davada zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile fer'i müdahil OYAK vekilinin tüm, fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama devam ederken Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 2021/7 E. 2022/2 K. sayılı kararı uyarınca, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları alacak davalarında zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğinin belirtildiği, zamanaşımının başlangıcının tespitine ilişkin içtihadı birleştirme kararının bağlayıcı olduğu, derdest davada uygulanması gerektiği, mevduatın off shore hesabına yatırıldığı 20.12.1999 tarihinden itibaren işlemeye başlayan on yıllık mutlak zamanaşımı süresinin 20.12.2009 tarihi itibariyle dolduğu, eldeki davanın 02.07.2014 tarihinde ve zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı, dava tarihi itibariyle ceza kanununda öngörülen zamanaşımı süresinin de dolduğu, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/995 E. sayılı dosyasında zaman aşımını kesen en son işlemin 01.04.2004 tarihli karar olduğu, bu tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı hesaplandığında en son 01.04.2014 tarihine kadar zaman aşımını kesen bir işlemin yapılması gerektiği, dava 02.07.2014 tarihinde açıldığından bu tarih itibarıyla 10 yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğini, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçu bakımından verilmiş olan hükmün 19.10.2006 tarihinde kesinleştiğini, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı süresinin 22,5 yıl olduğunu, bu sürenin de dava tarihi itibariyle dolmadığını, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararının tartışmaya açılamayacağını, mahkumiyet kararı yokmuş gibi ceza hakimi yerine geçerek ceza kanunlarının yorumlanamayacağını, ayrı bir uygulama yapılamayacağını, ayrıca zimmet suçunun işlendiğini, bu bakımdan da ceza zamanaşımı süresinin dolmadığını, davaların zamansız/ erken/ mevsimsiz açıldığı yönündeki önceki kararlar nedeniyle Türk Mahkemelerinde alacağı ileri sürme imkanı bulunmadığından banka yönetimine el konulan 1999 yılı ile içtihattan dönülen 2011 yılı arasında zamanaşımının durduğunun kabulü gerektiğini, aksi halde, müvekkilinin mahkemeye erişim hakkının, hukuk güvenliği hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edileceğini, banka hakim ortakları ile TMSF arasında imzalanan muhtelif protokollerde off shore mudilerinin bankalara ödedikleri tutarların protokol borçlarına dahil edildiğini, Yargıtay Ceza Dairesi kararında bahsi geçen 03.09.2007 tarihli borç tasfiye protokolünün off shore alacaklarına ilişkin Yurtbank A.Ş. adına hakim ortağın borç ikrarını içeren senet niteliği taşıdığını, 12.06.2006 tarihinde de borç tasfiye protokolü yapıldığının Yargıtay ilamından anlaşıldığını, bilebildikleri kadarıyla Yurtbank A.Ş. hakim hissedarı ile 23.03.2013 tarihinde de borç tasfiye protokolü imzalandığını, tüm bu protokollerin mudilerin off shore mevduatları bakımından kayıtsız, şartsız borç ikrarı içerdiğini, nitekim TMSF'nin internet sitesinde yayınlanan faaliyet raporuna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle Yurtbank A.Ş.'den 333,55 milyon USD, Ekim-Aralık 2021 döneminde ise 0,33 milyon USD tahsil edildiğini, TMSF’nin bir taraftan mudilerin alacaklarının zamanaşımına uğradığı ileri sürerken diğer taraftan zamanaşımına uğradığı ileri sürülen mudilere ait off shore paralarını tahsil ettiğini, bu sebeple yargı kararları neticesinde davalı ...Ş. tarafından mudilere yapılan off shore ödemelerinin TMSF tarafından davalı ...Ş.’ye geri ödendiğini, haksız zamanaşımı itirazlarıyla TMSF’nin tahsil ettiği mudilere ait paraları mudilere ödemek yerine uhdesinde tutmayı amaçladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının iradesi fesada uğratılarak ...Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı talepte bulunup bulunamayacağı, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
818 sayılı Kanun’un (818 sayılı Kanun) 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 321 inci ve 336 ncı maddeleri, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, Dairemizin 03.11.2022 tarih, 2019/2400 E., 2022/7775 K. sayılı kararıyla davada zamanaşımı süresinin dolduğuna işaret edilerek Mahkeme kararının bozulmasına, uyulan bozma kararının lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak oluşturmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, ... mirasçılarından alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istekleri halinde iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.