11. Hukuk Dairesi 2023/594 E. , 2024/4164 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1294 Esas, 2022/1622 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/442 E., 2019/37 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1989 yılında kurulmuş bir spor kanalı olan müvekkilinin Eurosport, Eurosport 2 ve Eurosport News kanallarının prodüksiyonu, yayını ve ticari faaliyetlerini yürütmekle sorumlu olduğunu, "EUROSPORT" ismi ve logosuna ilişkin tüm marka haklarının müvekkiline ait olduğunu iddia ile davalılar adına tescilli olan 20/10/1993 tarih ve 147564 ve 148883 tescil numaralı "EURO SPORT TÜRK MALI + Şekil" markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 9 ve 26/1-a maddeleri uyarınca, markaların tescil tarihinden itibaren beş yıl içerisinde haklı bir neden olmadan kullanmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi sebebiyle iptallerini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davann zamanaşımı ve hak düşümü nedeniyle reddi gerektiğini, taraflar arasında görülen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/377 E. ve 2012/225 K. sayılı ve Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/218 E. sayılı davaların reddolduğunu ve kesinleştiğini, kesin hükmün önleyici etkisi nedeniyle işbu davanın reddinin gerektiğini davaya konu markaların Harun Göker tarafından 1993 yılında tescil ettirildiğini ve tescil edildiği tarihten bu güne kadar meşhur ve maruf bir marka haline getirildiğini, müvekkillerinin marka kullanımına davacı yanın yıllarca ses çıkarmadığını, davacı markasının ülkemizde tanınmış bir marka olmadığını, buna ilişkin bir Mahkeme kararının da bulunmadığını, davacı yanın televizyonculukla iştigal ettiğini, müvekkilinin ise iştigal alanının tekstilcilik olduğunu ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların dava konusu markaları dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde kullanmadıkları, bu hususun davalıların da kabulünde bulunduğu, davalıların kullanmamanın haklı nedene dayandığı yolundaki savunmalarına ise itibar edilemediği, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6769 sayılı Kanun 9 uncu maddesinde aranan koşulların oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalılar adına tescilli Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 147564 sayılı "EURO SPORT TÜRK MALI + Şekil" ve 148883 sayılı "EURO SPORT TÜRK MALI + Şekil" ibareli markaların kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri kuki menfaati olmadığını, kullanmama durumu haklı bir nedenle ortaya çıkmışsa beş yıllık sürenin dikkate alınmayacağını ve hakkın devam edeceğini, davacının müvekkilleri aleyhine sürekli olarak dava açması akabinde küresel kriz nedeniyle iflasın ertelenmesi süreci nedeni ile haklı sebeple kullanmamanın söz konusu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflasın ertelenmesi sürecinin markayı haklı sebeple kullanmama sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, 2008-2011 yıllarını kapsayan küresel ekonomik kriz nedeniyle davalıların iş yapamadıkları savunması yönünden yapılan değerlendirmede ticari hayatın durmadığı, ticari hayatın mevcut koşullara uygun devam ettiği, davalıların kullanıma 5 yıl kesintisiz ara verdiği, markaları kullanmadıkları ve bunun haklı sebebe dayanmadığı, davanın kabulü şartlarının oluştuğu, ne var ki İlk Derece Mahkemesinin kararında dava tarihinden geriye doğru 5 yıl süreye göre değerlendirme yapılmasının isabetli olmadığı, davalılar markasının sicile tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıllık kullanmamanın söz konusu olduğu, İlk Derece Mahkemesince gerekçede hata edildiği gerekçesi ile davalılar istinafının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldırılmasına ve kararın davanın ret gerekçesi kısmının düzeltilmesi ile esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6769 sayılı Kanun 9 ve 26/1-a maddeleri uyarınca markaların haklı bir neden olmadan 5 yıllık bir sürede kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi nedeniyle markaların iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun 9 ve 26/1-a maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Ne var ki, 6769 sayılı Kanun 9 uncu maddesi uyarınca markanın iptali talepli davalarda, tescilli bir markanın beş yıl boyunca haklı bir sebep olmadan kullanılmaması, markanın beş yıl boyunca aralıksız olarak ciddi biçimde kullanılmaması hâllerinde esas alınacak süre dava tarihinden geriye doğru hesaplanacak 5 yıllık süre olup, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi bu kapsamda yerinde olmakla Bölge Adliye Mahkemesince gerekçenin değiştirilmesi doğru olmamış ise de bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilerek sonucu itibari ile doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!