WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5917 E.  ,  2024/3596 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/555 Esas, 2023/314 Karar
HÜKÜM : Bozmaya uyma

Taraflar arasındaki asıl davada faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat, birleşen davada ise asıl davada dayanılan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile birleşen dosya davacısının yapmış olduğu üretimin faydalı model hakkına tecavüzün olmadığının tespiti davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı/karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin eski ortaklarından ... tarafından buluşu yapılan elyaf takviyeli zemin kumaşı isimli emtianın davacı şirket adına 21.12.2010 tarihinde tescil edildiği, ...'ın faydalı model ile ilgili tüm hak ve yetkilerini davacı şirkete devrettiği, daha sonra ...'ın 15.12.2015 tarihinde şirketteki haklarını diğer ortak dava dışı ...'e devrettiği, davacı tarafından da davalı ...'ın ...isimli işyerinde buluşa konu emtiayı davacının izni ve rızası olmadan kaçak yollardan ürettiği iddiasıyla faydalı model hakkına tecavüzün durdurulması ve maddi manevi zararlarının tahsili için huzurdaki davayı açtığı, birleşen dosya yönünden ise davacının dava konusu emtianın yenilik taşıyan bir ürün olmadığı, ürünün başvuru tarihinden önce de farklı sektörlerde kullanıldığı ve yenilik ile orjinallik unsurlarını barındırmadığı ileri sürülerek faydalı modelin hükümsüzlüğü ile faydalı model hakkına tecavüzün bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; ...'ın müvekkil ...'a ait şahıs işletmesinin "şirket temsilcisi" olduğu iddasının gerçekdışı olduğunu, dava öncesinde yapılan keşifin ise müvekkilinin yokluğunda yapıldığını, keşif tutanağının ise ... tarafından şirket temsilcisi sıfatıyla imzalanmadığını, kaldı ki bu şekildeki bir sıfatın yorum ile değil ticaret sicil kayıtları ile ispatlanması gerektiğini, dilekçenin ekinde 4 adet ürün numunesi ibraz edildiğini, dava konusu ürünün maruf ve yenilikçi olmadığını gösteren başka firmalarca üretilmiş ürün emsallerini ibraz ettiklerini, çıplak gözle dahi her iki ürün arasında fark olduğu tespit edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 02.05.2019 tarih, 2016/653 E. ve 2019/253 K. sayılı kararı ile asıl dava yönünden davalıların üretiminin patente konu ürünle aynı ürün olmadığı, piyasada benzer mahiyette ürünlerin değişik şahıs ve firmalarda yapılabildiği, davacı şirketin patent hakkını ve patent ürününe bir tecavüzünün ve doğurduğu bir zararının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, birleşen dava yönünden ise; davacının 201001641 nolu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talebinin, patenti alınan faydalı modelin patentinin alınmasından önce yurtiçinde veya yurt dışında herkesin ulaşabileceği şekilde açıklanması veya yöresel veya ülke çapında kullanılan bir ürün olmadığı ve patent tarihi olan 04.03.2010 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanın geçmemiş olduğu gerekçesiyle bu talep yönünden reddine, davacının ürettiği halı tabanında davalıların patentini aldıkları TR201001641 Y numaralı faydalı model belgesi kapsamında olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Karar, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 03.11.2020 tarih, 2019/3798 E. ve 2020/4658 K. sayılı kararıyla asıl davanın TR 2010 01641 Y numaralı faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat istemine ilişkin olup, karşı davanın ise; asıl davada dayanılan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile birleşen dosya davacısının yapmış olduğu üretimin asıl dava davacısına ait faydalı model hakkına tecavüzün olmadığı tespiti istemine ilikin olduğu, faydalı model hakkına tecavüz davaları ile hükümsüzlük istemine ilişkin davaların birlikte açılması durumunda yapılması gereken öncelikle faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin bir karar verilmesi gerektiği, Faydalı Model Belgelerinin hükümsüzlüğü konusunda olaya uygulanacak mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 165 inci maddesinde yer alan “Faydalı model belgesi konusunun, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 154 üncü, 155 inci ve 156 ncı maddelerinde belirtilen, hükümlere aykırılığı ispat edilmişse,” şeklindeki düzenleme ile aynı KHK'nın 142 inci maddesindeki “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 156 ncı maddesi hükmüne göre yeni olan ve 10 uncu madde anlamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model belgesi verilerek korunur” hükmüne atıfta bulunulduğu, buna göre, faydalı model başvurusunun kabul edilebilmesi için ortada teknik ilerleme anlamında “buluş” olması, söz konusu buluşun KHK’nın 156 ıncı maddesi anlamında yeni, KHK’nın 10 uncu maddesi anlamında sanayiye uygulanabilir olması koşulu bulunduğu, öte yandan bir buluş faydalı model belgesi verilerek korunmuş ise, faydalı modelin yeni ve sanayiye uygulanabilir olmadığını ispat yükü bu iddiayı ileri süren tarafa ait olduğu, KHK’nın 156 ıncı maddesi uyarınca, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni olmadığı, yenilik incelemesinde, faydalı modele konu ürün itibariyle teknik ilerleme sağlanıp sağlanmadığına bakılması gerektiği, yenilik incelemesi yapılırken, patentlere özgü buluş incelemesi yapılamayacağı, bir başka anlatımla, buluş incelemesinde söz konusu olan problem / çözüm yöntemleri ile, tekniğinde uzman kişinin kendisinin genel bilgisine göre böyle bir buluşu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğine bakılamayacağı, Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği (Dairemizin 17.04.2019 tarih 2017/1949 Esas-2019/3122 Karar sayılı Kararı) üzere faydalı model ile korunan, küçük ve faydalı buluş niteliğindeki yenilikler olduğu, faydalı model belgesi ile sağlanan korumalar için, patentler için zorunlu olan, tekniğin bilinen durumunu aşma yani buluş basamağı koşulu da öngörülmediği, şayet küçük buluş ile, herhangi bir üründe hayatı kolaylaştıran hız veya ucuzluk sağlayan her hangi bir teknik ilerleme bulunmakta ve daha önce o ürünle ilgili daha önce böyle bir kullanım şekli bulunmamakta ise, o üründe sağlanan teknik ilerleme faydalı model belgesi verilerek korunabileceği, KHK’nın165/1-b maddesinde yer alan “ Faydalı model belgesi konusu buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse,” şeklindeki düzenleme ile faydalı model başvuru belgesinde, başvuru belgesini inceleyen uzmanın ileri sürülen teknik soruna başvuruya konu küçük buluş ile getirilen çözümün makul olduğuna ikna olmasını sağlayacak açıklıkta olması gerektiği, yukarıda açıklanan kanuni mevzuat hükümleri ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince faydalı model belgesinin teknik bir konu olması ve hakimin hukuki bilgileriyle değerlendirilemeyecek bir konu olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesi uyarınca faydalı model belgesinin tescilli olduğu teknik alanda uzman teknik bilirkişi heyetinden rapor alınarak faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 156. maddesi gereğince başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen durumuna göre teknik ilerleme sağlayan bir yenilik içerip içermediğinin tespiti, şayet yenilik bulunmakta ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün reddi ile bu defa faydalı model hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, şayet faydalı model belgesinin yenilik ölçütüne sahip olmadığı yönünde ise, birleşen dava bakımından faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, tecavüzün olmadığının tespiti talebi yönünden ise söz konusu faydalı model belgesi ortadan kalkması suretiyle dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına, asıl davadaki faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazmini istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulmasını gerektirdiği gerekçesi ile kararın bozulmasına, bozma sebep ve şekillerine göre, asıl davada davacı vekilinin tüm, birleşen davada davacı vekilinin yapmış olduğu üretimin asıl davada davacı vekilinin hak sahibi olduğu faydalı model belgesine tecavüzün olmadığına dair tespiti istemine ilişkin temyiz sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.07.2023 tarih, 2020/555 E. ve 2023/314 K. sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, tecavüzün olmadığının tespiti talebi yönünden ise söz konusu faydalı model belgesinin ortadan kalkması suretiyle dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükümsüzlük davası değerlendirilirken 551 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmamasının açıkça kanuna aykırı olduğunu, mahkemece eldeki davaya uygulanacak kanun hükmünde yanılgıya düştüğünü, müvekkile ait TR 2010 01641 Y sayılı faydalı model belgesinin koruma başlangıç tarihi 04.03.2010 olup, tabi olduğu on yıllık koruma süresi 04.03.2020 tarihi itibari sona erdiğini, davalı/karşı davacı taraflar 04.03.2020 tarihinden itibaren hükümsüzlük iddiasında bulunamayacağını, başka bir ifadeyle 04.03.2020 tarihinden itibaren TR 2010 01641 Y sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün ileri sürülemeyeceğini, bu tarihten önce ileri sürülen hükümsüzlük iddiası ise 04.03.2020 tarihi itibari ile korumanın ortadan kalkması nedeniyle konusuz kalacak olup, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun her türlü bilimsellikten uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada TR2010 01641 Y numaralı faydalı model hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat, birleşen davada ise asıl davada dayanılan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile birleşen dosya davacısının yapmış olduğu üretimin asıl dava davacının faydalı model hakkına tecavüzün olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 165 inci ve 156 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı/karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı/karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024tarihinde oy birliğiyle karar verildi.